Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.우리, 그러니까 정부와 지원 단체들까지 말입니다.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Mi, a kormányok, és a segélyszervezetek.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.My, rządy i organizacje udzielające pomocy.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.My, vláda, agentúry pre rozvoj.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.My, vlády, i pomocné organizace.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Noi, guvernele şi agenţiile de ajutorare.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Nós, governos e organizações de apoio.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Nosotros, gobiernos y agencias de ayuda.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Nous, les gouvernements et les agences d'aide humanitaire.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Stati Uniti, governi e agenzie umanitarie.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Wij, overheden en hulporganisaties.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Εμείς, οι κυβερνήσεις, και οι οργανισμοί παροχής βοήθειας.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.Ние, правителствата и агенциите за помощ.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.У нас, у правительств и у агентств международной помощи.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.אנחנו, ממשלות, וסוכנויות סיוע.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.نحن، الحكومات، ووكالات الغوث.
Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.今日、皆さんにご覧に入れます
BMD, Lübnan'ı yeniden şekillendirmeye yardımcı olan hayır kurumlarını ve gönüllüleri destekledi.BMA는 레바논의 재건을 도운 자선 단체와 자원 봉사자들을 지지했습니다.
BMD, Lübnan'ı yeniden şekillendirmeye yardımcı olan hayır kurumlarını ve gönüllüleri destekledi.BMA ondersteunt liefdadigheidsinstellingen en vrijwilligers die zich inzetten voor de hervorming van Libanon.
BMD, Lübnan'ı yeniden şekillendirmeye yardımcı olan hayır kurumlarını ve gönüllüleri destekledi.BMA תומך בעמותות ומתנדבים ועזר לעצב מחדש את לבנון,
BMD, Lübnan'ı yeniden şekillendirmeye yardımcı olan hayır kurumlarını ve gönüllüleri destekledi.BMAは皆を元気づけ レバノンを立て直そうとしている 慈善団体やボランティアを支援しています
BMD, Lübnan'ı yeniden şekillendirmeye yardımcı olan hayır kurumlarını ve gönüllüleri destekledi.لقد دعمت "بي أم أي" تبرعات و متطوعين ساعدوا في إعادة تشكيل لبنان،
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi.그리고 동아시아 지역사회'와 같은 외교기관의
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.A devenit pivotul instituțiilor diplomatice cum ar fi East Asian Community.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.A diplomáciai intézetek központja lett, például a Kelet-Ázsiai Közösségé.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.China telah menjadi pusat lembaga diplomasi seperti East Asian Community (EAC).
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.È diventata il nodo di istituzioni diplomatiche come l'EAC (Comunità dell'Asia orientale).
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Elle est devenue le point focal des institutions diplomatiques telles que la Communauté Est Asiatique.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Het is uitgegroeid tot de spil van diplomatieke instellingen zoals de Oost-Aziatische Gemeenschap.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Se ha convertido en el núcleo de instituciones diplomáticas como por ejemplo la Comunidad de Asia Oriental.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Stały się stolicą wielu dyplomatycznych instytucji takich jak Wspólnota Azji Wschodniej.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Trung Quốc đã trở thành trung tâm của các thể chế ngoại giao như East Asian Community (Cộng Đồng Đông Á)
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Εχει γίνει κόμβος για διπλωματικούς θεσμούς όπως η Ανατολικοασιατική Κοινότητα.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Он стал центром таких дипломатических учреждений, как Восточно-Азиатское Сообщество.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.Той се е превърнал в център на дипломатически институции, такива като Източно-азиатската общност.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi.היא הפכה למרכז של ארגונים דיפלומטיים
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi.أصبحت محور مراكز الدبلوماسية
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi.外交機関拠点にもなっているのです
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizceAgences administrative de l'État pour la région de Finlande finnois _ suédois _ anglais
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizceAluehallintovirastotsuomi _ ruotsi _ englanti
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizceInstancias gubernamentales regionalesfinés _ sueco _ inglés
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizceRegionförvaltningsverkenfinska _ svenska _ engelska
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizceРегиональные административные ведомствафинский _ шведский _ английский
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizceهيئات الإدارة الإقليميةالفنلندية _ السويدية _ الإنجليزية
Bölge idare kurumlarıFince _ İsveççe _ İngilizce地区管理局芬兰语 _ 瑞典语 _ 英语
Borç veren kurumlarınız sistemin içine etmiş.Die Leihinstitutionen haben das System kaputt gemacht.
Borç veren kurumlarınız sistemin içine etmiş.Jullie lening-instituten hebben het systeem verknoeid.
Borç veren kurumlarınız sistemin içine etmiş.Le istituzioni creditizie hanno prosciugato il sistema.
Borç veren kurumlarınız sistemin içine etmiş.Vos institutions de crédit ont gâché le système.
Borç veren kurumlarınız sistemin içine etmiş.Ваши кредитные учреждения подрывают систему.
Bretton Woods kurumlarını kurdukları 1944 yılından beri uygulanagelmiştir.브레튼 우즈 연구소와 세계 은행을 설립했습니다.
Bretton Woods kurumlarını kurdukları 1944 yılından beri uygulanagelmiştir.כדי להקים את מוסדות בריטון וודס, כולל הבנק העולמי.
Bretton Woods kurumlarını kurdukları 1944 yılından beri uygulanagelmiştir.لتأسيس مؤسسات مؤتمر بريتون وودس، بما في ذلك البنك الدولي .
Bretton Woods kurumlarını kurdukları 1944 yılından beri uygulanagelmiştir.その中に世界銀行が含まれていました この開発の伝統的アプローチには
Bu amaçla,Anayasa’ya uygun olarak, bağlayıcıyapıya sahip olabilecek kurumlar arası anlaşmaları akdedebilirler.Kommissionen giver Europa-Parlamentet enudførlig redegørelse for sin holdning.
Bu amaçla,Anayasa’ya uygun olarak, bağlayıcıyapıya sahip olabilecek kurumlar arası anlaşmaları akdedebilirler.Transcurrido el plazo fijado sin haberse recibido el dictamen, podrá prescindirse delmismo.
Bu amaçla,Anayasa’ya uygun olarak, bağlayıcıyapıya sahip olabilecek kurumlar arası anlaşmaları akdedebilirler.Tyto zprávy se předávají rovněž Účetnímu dvoru.
Bu çocuklar kolaylıkla engelli diye yaftalanıyordu ve engellilerin olduğu kurumlara gönderiliyordu.Az ilyen gyerekeket gyorsan elkönyvelik fogyatékosként és átszállítják őket a fogyatékos gyerekek intézetébe.
Bu çocuklar kolaylıkla engelli diye yaftalanıyordu ve engellilerin olduğu kurumlara gönderiliyordu.이러한 아이들은 장애가 있다고 낙인찍혀 장애를 앓고 있는 아이들들 위한 보육원으로 이송조치됩니다
Bu çocuklar kolaylıkla engelli diye yaftalanıyordu ve engellilerin olduğu kurumlara gönderiliyordu.Se los etiqueta rápidamente como discapacitados y se los transfiere a instituciones especializadas.