Ana içeriğe geç
Sözlük

kurumlar ile cümle

kurumlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Saraybosna'da kültürel kurumlar büyük önem arz etmektedir.In Senegalese culture, greetings are very important.
1980'lerin erken ortalarına kadar kurumlar SA "sorunu" için bir çözüm geliştirdi.Through the early to mid 1980s, a number of agencies developed a solution to the SA "problem".
Ancak İngiliz yönetimi bu kurumları reddedecek ve görmezden gelecektir.In other words, the audience will reject the message without even considering it.
FEMA bugün ise, Kamu Güvenlik Teşkilatı'ndaki öndegelen kurumlardan birisidir.Today FEMA exists as a major agency of the Department of Homeland Security.
Bu para akımının aracısı ise kredi kurumlarıydı.An other key element in this system was the credit rating agencies.
Emekliliğine kadar resmi ve özel kurumlarda edebiyat öğretmenliğini devam ettirdi.He continued to teach privately in retirement.
En tanınmış kurumlar ABD’de bulunmaktadır.Its main selling points are found in the United States.
Stirling Üniversitesi ve Sterling Yerel İdaresi şehirde en büyük istihdam sağlayan kurumlardır.The University of Stirling and Stirling Council are two of the biggest employers in the area.
Türkiye'ye geri döndükten sonra çeşitli devlet kurumlarında çalıştı.After his return to Japan, he served in various staff positions.
Üçüncüsü ise, kurumların bir işlev sundukları için var oldukları görülür.The third issue is who does the fiduciary owe duties to.
Kurumları tarafından kurucuları çeşitli soruşturmalar ve sürgünler sonrası ihraç edilmiştir.The aim was to isolate certain prisoners for later interrogation and torture.
Değişik zamanlarda resmî ve özel kurumlar tarafından yayımlanmıştır.For long and distinguished public services.
Madde 11 var, bu kurumların borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin bir madde. ..And then there's Chapter 11, which is essentially business reorganization.
Kurumlararası doktorlar katılıyorlar.Interagency physicians come out.
Bölgedeki diplomatik kurumların merkezi haline geldi. Örneğin Doğu Asya Birliği.It has become the hub of diplomatic institutions such as the East Asian Community.
Yaşlanmaya karşı yürüttüğünüz araştırmaları ne tür kurumlar destekliyor?What types of organizations support anti-aging studies?
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Aaron began to take a closer look at institutions that publish academic journal articles.
Kurumların sadece iki aracı vardır: Havuç ve sopa.Institutions only have two tools: carrots and sticks.
Kurumlar, kendilerine engel denmesini hiç sevmezler.Institutions hate being told they're obstacles.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.And institutions, as I've said, are prevented from capturing that.
Büyük bir başarımız;kurumlardan... ...sağlanan para çok az.The greater our success, the less money came in from foundations.
Bankalar mükemmel; özel amaçlı kurumlar sürekli oluşturuluyor. -I mean, banks are great. Special purpose entities happen all the time.
Bu kurumu kontrol eden kurumları kontrol ediyor.It doesn't matter.
Bu hedeflere ulaşmak için, bu tür kurumların sorunları çözecek donanıma sahip olması gerekiyor.You don't feel a glorious feeling doing that. But really, it's a long term investment.
Ve bunun benzeri projeler, devlet kurumlarının her basamağında var.And there are projects like this at every level of government.
Onlar kurumlarından umutlarını kesmiyorlar.They haven't given up on government.
Bir çok insan kurumlardan ümidini kesti.Now a lot of people have given up on government.
Siyaset değişmiyor; kurumlar değişiyor.Politics is not changing; government is changing.
Bu programı baslattığımda kurumlar hakkında çok fazla şey bilmiyordum.Now I didn't know very much about government when I started this program.
Ve ayrıca kurumların bazı işleri halka delege etmeye başlamasının da güzel bir örneği.And it's also a great example of government getting in on the crowd-sourcing game.
Kurumların bir platform haline gelmesinin de güzel bir örneği.But it's also a great example of government as a platform.
Bir vatandaş öbür vatandaşa yardım etti, ve kurumlar da burada kilit bir rol oynadı.So one citizen helped another citizen, but government played a key role here.
Bizim kurumlar sistemine girdimiz de kullandığımız oyumuzdur.That our input to the system of government is voting.
Çünkü orası devlet kurumlarının gerçek işlerinin yürütüldüğü yerdir.Because that's where the real work of government happens.
Devlet kurumlarının mekanizmalarını birbirine bağlamalıyız.We have to engage with the machinery of government.
Kurumlar olmadan yapamayız, fakat kurumların da daha etkili olmasına ihtiyacımız var.We can't do without government, but we do need it to be more effective.
Ve vatandaşlık kavramını düzeltmeden, devlet kurumlarını düzeltemeyecegiz.And we're not going to fix government until we fix citizenship.
Ve bu sadece hükümetlerde böyle değil tabii ki, kurumlar da öyle.And it's not just governments, of course -- it's enterprises as well.
Yasadışı dosya paylaşımı, Hollywood'daki büyük kurumları kızdırdı...Illegal downloading has upset big organizations in Hollywood...
-telif hakları sorunları için çalışan kurumlara üyeymiş.-is a member of organizations that are working with copyright issues.
Davacının avukatlarının da bir parçası olduğu kurumlar bunlar.Organizations that the attorneys from the plaintiff's are part of.
Günümüzde kalkındırma kurumları da finanse ettikleri projeleri kamu incelemelerine açıyorlar.Development institutions today are also opening for public scrutiny the projects they finance.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.We showed it increases donations to charity by 50 percent.
Günümüzde piyasaları küreselleştirdik ama demokratik kurumlarımızı küreselleştirmedik.Today we have globalized the markets but we have not globalized our democratic institutions.
Şirketlerin kârlarını maksimize etmek için gerekli olan ve kurumlar bankalar vardır.Banks are corporations and corporations are required to maximize their profits.
Hirshhorn, Mall'un anıtsal kurumları arasında duruyor.The Hirshhorn sits among the Mall's monumental institutions.
Biz de gözümüzü yumuyoruz. Bizler, yani hükümetler ve yardım kurumları.So we just switch off: us, governments and aid agencies.
New York'taki çok büyük kurumlar için tasarlıyorum.I do them for very big, important institutions in New York City.
Kurumlar resmidir, dolayısıyla tasarımlar da.The institutions are solemn, and so is the design.
KURUMLAR VE DÜNYA BANKALARI SIĞIR GİBİ .LlKE CATTLE TO THE CORPORATlONS AND WORLD BANKS.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.You see, businesses are not run as institutions, by the idiosyncrasies of individuals.
Bütün bu finansal kurumların bilançolarında.On all of these financial institutions' balance sheet.
Çünkü bu işlemin iflasına yol açacağı kurumlar kendileri olmayacak.Because for them it won't make them go bankrupt.
Ve bizim kompleks ekonomilerde gördüğümüz çeşitli kurumlar kurmaya başlıyor. .So let me put the firm right over here...
Düşünürseniz, bu finansal kurumlar da aslında borsa yükselirken daha çok kar ediyorlar.And all of these guys benefit when stock markets go up.
Hayır kurumlarının durumu:Charitable status.
Kurumların veya devletlerin ilk adımı atmasını bekleyemezdik.And because we couldn't wait for and institutions or governments to step in
Başkanlık sarayı da dahil olmak üzere devlet kurumlarının tümü yıkıldı.Government institutions were completely decapitated, including the presidential palace.
Sosyal güvenlik kurumların olmadığı bir zamanda idare edebildikleri kadar ettiler.They survived as long as they did at a time when the social safety nets weren't there.
Neticede bu kurumların hepsi bir hizmet sağlıyorlar.But they're all providing a service.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod