Açık olmak gerekirse, bu kurumlardaki kazanç borçlardır. -Aktivem v této účelově založené společnosti jsou půjčky.
Açık olmak gerekirse, bu kurumlardaki kazanç borçlardır. -ローンになります。
Açýklayýcý Not:Yüksek Öðrenim Kurumlarý Yasasý tarafýndan kurulmuþ akademik fakülte organý.Seine Kosten trägt die jeweilige Fakultät.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Aaron begyndte at kigge nærmere på de institutioner der publicerede videnskabelige artikler.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Aaron comenzó a analizar a las instituciones que publicaban artículos académicos.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Aaron en vient à examiner les institutions qui publient dans les journaux académiques.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Aaron iniziò a guardare più attentamente alle istituzioni che pubblicano sulle riviste accademiche.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Aaron se začal pídit po institucích, které publikují akademické zpravodajské články.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Аарон начал внимательнее рассматривать учреждения, которые публикуют научные статьи из журналов.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.Арън започна да се взира от близо в институциите, които публикуват статии от академични списания.
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.على المؤسسات التي تنشر مقالات أكاديمية محكّمة
Akademik makaleleri yayýnlayan kurumlarý da incelemeye baţlamýţtý.[イリノイ大学 - 2010年10月16日]
Akreditasyon süreci; akredite edilecek program veya kurumların değerlendirilmesini gerektirir.Akreditační postup předpokládá, že u programů či institucí, které mají být akreditovány, probíhá evaluace.
Akreditasyon süreci; akredite edilecek program veya kurumların değerlendirilmesini gerektirir.Akreditačný postup predpokladá, že programy alebo inštitúcie sú hodnotené.
Akreditasyon süreci; akredite edilecek program veya kurumların değerlendirilmesini gerektirir.La procedura di accreditamento presuppone che i programmi o gli istituti da accreditare siano valutati.
Akreditasyon süreci; akredite edilecek program veya kurumların değerlendirilmesini gerektirir.Predpostavlja se, da so programi in institucije, ki naj bi jih akreditirali, evalvirani.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Dar să le consideri sinonime cu întreaga comunitate a artiştilor este de departe o vedere prea limitată.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Diese jedoch mit der Gesamtheit der Kunstgemeinde gleichzusetzen greift bei weitem zu kurz.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Jednak zrównać te instytucje z całością społeczności artystów to krótkowzroczność.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.그러나 이런 제도들을 예술계 전체와 동일시 하는 것은 너무 근시안적이죠.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Maar om ze te zien als synoniem met het geheel van de kunstengemeenschap is verreweg te kortzichtig.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Ma intenderli come sinonimo dell'intera comunità artistica è decisamente troppo limitativo.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Mas vê-las como sinónimos da totalidade da comunidade artística é, de longe, uma visão estreita.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Nhưng để xem họ là đồng nghĩa với toàn bộ cộng đồng nghệ thuật thì, tới bây giờ, quá thiển cận.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Pero verlos como pares de la totalidad de la comunidad artística es demasiado corto de miras.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Αλλά να το να τους δούμε σαν συνώνυμους με την ολόκληρη καλλιτεχνική κοινότητα είναι πολύ κοντόφθαθμο.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Но да ги видим като синоним с всичко в общността на изкуствата е, далеч, твърде късогледо.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.Но рассматривать их как синоним всего творческого сообщества это, безусловно, слишком недальновидно.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.אבל לראות אותם כשמות נרדפים לשאר מכלול הקהילה האומנותית זה, בלשון המעטה, ראייה לטווח קצר מדי.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.ولكن النظر لهذه المؤسسات وكأنها مرادف لمجتمع الفنون بأكمله هي نظرة ضيقة الأفق، جدا.
Ama bu kurumları, tüm sanat camiasıyla eşdeğer tutmak tabii ki, çok dar görüşlü bir düşünce olur.アートのコミュニティの全てであると 捉えることは 間違いなく短絡的です 私たちは確かに アマチュアとプロを
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Aber alles an Institutionen stimmt sie unbehaglich mit dieser Unverhältnismäßigkeit
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Ale všetko okolo inštitúcií ich znepokojuje s touto neúmerou.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Aunque todo lo relacionado con las instituciones les produce incomodidad con esa desproporcionalidad.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Dar totul despre instituţii le face să nu fie mulţumite de această disproporţie.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Instituten hebben iets in zich waardoor ze zich ongemakkelijk voelen met die tegengestelde proporties
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Jenže všechno kolem institucí lidi znepokojuje právě touto neúměrou.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.하지만 기관들의 특성상 이러한 불균형은 그들을 불편하게 만듭니다.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Mais toutes les caractéristiques des institutions les mettent mal à l'aise avec cette disproportion.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Ma la struttura stessa delle istituzioni le rende incompatibili con questa sproporzione.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Mas toda a essência das instituições faz com que se sintam desconfortáveis com essa desproporção.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Men alt omkring organisationer gør dem ukomfortable med det skæve forhold.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Men det är inbyggt i institutioner att de blir obekväma med den bristen på proportionalitet.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Nhưng mọi vấn đề trong các tổ chức khiến họ không thoải mái với sự trái ngược đó.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Αλλά πάντα οι οργανισμοί νιώθουν άβολα μ' αυτήν τη δυσαναλογία.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Всичко по отношение на институциите ги прави неудобни с този дисбаланс.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.Но институты и организации всеми силами противодействуют тому, чтобы признать такую непропорциональность.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.لكن كل شئ حول المؤسسات يجعلها غير مريحة مع عدم التناسب ذلك.
Ama bu orantısızlıkla beraber kurumlarla ilgili herşey kendisini tatsız hale getiriyor.この不均等に納得できない 形態になっているのです だから組織の中で何が起きるかというと
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.CENTRO DE TRADUÇÃODOS ORGANISMOSDA UNIÃO EUROPEIA
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.Creación: 1994Director: Marie-Anne Fernández(ad interim)
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.Küldetésének intézményközi vonatkozásai is vannak.
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.Misiunea Centrului prezintă şi o caracteristică interinstituţională.
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.Misja Centrum ma również wymiar międzyinstytucjonalny.
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.OVERSÆTTELSESCENTRET FOR DEN EUROPÆISKE UNIONS ORGANER
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.Svoje poslanie si plní aj na medziinštitucionálnej úrovni.
Amacı ayrıca, kurumlar arası bir boyut içerir.Toimielinten välinen ulottuvuus on myös osa sen tehtäväkenttää.
Ama şimdi bir şeyler değişti. Aslında dünya çapında tüm kurumlarda bir şeyler değişti.Przyszły jednak zmiany dla wszystkich instytucji.
Ama şimdi bir şeyler değişti. Aslında dünya çapında tüm kurumlarda bir şeyler değişti.Thật ra có chuyện xảy ra với các tổ chức trên khắp thế giới.
Ama şimdi bir şeyler değişti. Aslında dünya çapında tüm kurumlarda bir şeyler değişti.Toen gebeurde er iets wat in feite met alle instellingen over de hele wereld gebeurde.