Sümerbank ve Et ve Balık Kurumu ürünlerine de zam geldi.Elle mettait toujours de l'ail dans les viandes et poissons et du sucre dans ses boissons.
Devlete bağlı kurumlarda Bolivya bayrağı ortasında resmi Bolivya arması ile kullanılmaktadır.Le drapeau de l'État porte les armes de la Bolivie au centre.
1517), Bektaşiliği kurumlaştırmasıyla bilinen Alevi önder.1735- lieutenant-colonel ; commande le corps des ingénieurs.
Resmi devlet kurumlarının yetkilerini şehir komutanlığı almıştı.Il donne des directives à l'état-major de l'Union européenne.
Bu öğretmenler kurumu hiyararşik olup, ilk seviye “Brahmacarya” daha sonraki ise “Avadutha” seviyesidir.Le pavillon est hissé, et là-haut le chadburn est mis sur « Avant toute ».
"Staduium Senese" adli kuruma 1252'de tekrar destek sağlandı.La « Grande Ordonnance » est reprise en 1256.
EÜAŞ, üretiminin tamamını TETAŞ ve TEDAŞ adlı iki kamu kurumuna satmaktadır.Stein offre le double pour toutes marchandises vendues.
Bir kamu kurumunda on yıl mühendis olarak çalıştı.Il travaillera comme ingénieur pendant sept ans.
1957 - Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (AEK) kuruldu.1957 : fondation de l’Agence internationale de l'énergie atomique.
Bu durum 1994 yılına, kurumun satılmasına dek sürmüştür.Il le restera jusqu’en 1996, lorsqu’il est vendu à la casse.
Bu kurumların hepsine devlet başkanı tarafından yeni atamalar yapılacaktır.5. — Tous nos ministres seront chargés de l'exécution du présent décret.
Karı koca ilişkisi ve evlilik kurumu sorgulanır.Women's Social Status and the Forms of Marriage.
En fazla 24 kişiden oluşuyor: Kredi veren kurumlardan - 11 üye.Le nombre des confrères est aujourd’hui de 24, auxquels s’ajoutent des confrères honoraires.
Eski Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Açık Ceza İnfaz Kurumu olarak faaliyetine devam etmektedir.L'absence de mise en demeure entache la procédure de sanction administrative de nullité.
OpenNMS ücretsiz ve açık kaynaklı bir kurumsal seviye ağ izleme ve ağ yönetimi platformudur.OpenNMS (en) est une plate-forme libre et open-source de surveillance du réseau et de la gestion du réseau.
Türkiye'ye geri döndükten sonra çeşitli devlet kurumlarında çalıştı.Dans les années qui suivent son retour au Japon, il exerce diverses fonctions officielles.
Kurumsal veriler ve iş mantığı sistemi oluşturan sunucular arasında dağıtılır.Concepts et procédures de créations de systèmes distribués sécurisés.
Devlet Opera ve Balesi'ne ait olan sahne iki kurum tarafından dönüşümlü olarak kullanılır.Actuellement, le film et le ballet sont considérés comme étant deux œuvres distinctes.
2009 yılı itibarıyla Latin Amerika'nın yıllık geliri en büyük olan kurumsal yapıdır.L'estimation 2009 du PIB par habitant place la Guinée équatoriale parmi les pays relativement riches.
Kadın Hareketinin Kurumlaşması.Le silence des femmes, .
Bu kurum, Dârülelhan'ın hazırlayıcısı olmuştur.Ce dernier aurait dû devenir le ranger doré.
Ardından betonun kuruması için 1,5 gün beklenir.Il faut un jour à un jour et demi pour le remplir.
İki farklı tipte kurumdan birbirlerine zıt hayat görüşlerine sahip kimseler yetişmekteydi.L'histoire de deux hommes différents qui cherchent un véritable sens à leurs vies.
Hane halkı borçlanma oranı, ülke yerleşiklerinin finansal kurumlara olan borçlarının milli gelire oranıdır.Un emprunt national est une dette financière à long terme de l'État auprès de ses citoyens.
Türk Dil Kurumu Dil vе Еdеbiyat Dеrgisi.Bulɣat al-muštāq fī luɣat at-turk wa-l-qifjāq.
Vefatının ardından anısını yaşatmak için çeşitli kurum ve yerleşkelere adı verilmiştir.Sur sa tombe figurent différents éléments, hommages à son œuvre.
Boğaz kuruması için ev yapımı herhangi bir ilaç var mı?¿Hay algún remedio casero para la garganta seca?
En az iki saat kurumaya bırakılması gerek.Hay que dejarla secar al menos dos horas.
Rus Uzay Kurumu Başkan Yeltsin'in bir kararnamesi ile, 25 Şubat 1992'de kuruldu.La Agencia Espacial Rusa se formó el 25 de febrero de 1992 por un decreto del Presidente Yeltsin.
Pakistan'da 730 teknik ve mesleki kurum bulunmaktadır.En este momento hay 730 instituciones de formación profesional y técnica en el Pakistán.
TCL'nin kurumsal sloganı "Yaratıcı Yaşam" dır (The Creative Life).El actual lema corporativo de TCL es "La vida creativa".
Arap Dünyası’nda muhasebe ve denetleme kurumlarıyla işbirliği.Cooperación con las asociaciones contables y de auditoría en el mundo árabe.
Şirket ayrıca kurumsal müşteriler için özel fotoğraf hizmetleri sunmaktadır.La compañía también ofrece servicios de encargo de fotografías para clientes corporativos.
1940'a gelindiğinde, edebiyat ve profesyonel sanat gelişti, eğitim ve bilim kurumları inşa edildi.En 1940, la literatura y el arte profesional crecieron y se crearon instituciones educativas y científicas.
Kamu kurumlarında ise çalışanlara uygulanan bu yasak hizmet alanlar için geçerli değildi.A los que se encuentran en el mar se les prohibía usarlos.
Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi (Project for the New American Century) kurumunun kurucu üyelerindendir.Es parte importante del Proyecto para el Nuevo Siglo Estadounidense.
Kurumlar ise sembolik bir abonelik ücretini öderler.Sólo un tonto paga el sobreprecio.
Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) dramaturgu.Corporación Turca de Radio y Televisión (TRT).
1957 - Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (AEK) kuruldu.1957: se establece el Organismo Internacional de Energía Atómica.
Bu farklılıkların nedenlerinin kültürel ve kurumsal etkenlerin bir karışımı olduğu düşünülmektedir.Se cree que estas diferencias se deben a una combinación de factores culturales e institucionales.
Wirecard Bank AG, kurumsal müşterilerine Visa, MasterCard ve JCB kart kabul hizmetleri de sunmaktadır.Wirecard Bank AG proporciona servicios de emisión de tarjetas VISA, MasterCard y JCB a clientes corporativos.
1885 yılında, kurum Technische Hochschule, yani teknolojik yüksek kurum olarak adlanmıştır.En 1885, la institución pasó a ser una Technische Hochschule, es decir, un instituto tecnológico.
Kurum görevini yaparken bağımsızdır.Goza de independencia en el desempeño de su cometido.
Daha sonra 1845'te, İstanbul'da ilk banka benzeri kurum, İstanbul Bankası adıyla kurulmuştur.En 1845 se fundó el primer banco privado, llamado Oriental Bank.
Bu kurum 62.000'den fazla üyesiyle kütüphanecilik alanında dünyanın en eski ve en büyük kurumudur.Esta asociación de bibliotecas es la más antigua y más grande del mundo y cuenta con más de 62 000 miembros.
19. yüzyılın sosyokültürel bir özgünlüğü, Boston marriage ("Boston evliliği") kurumu idi.(1999) Boston Marriage (Matrimonio de Boston).
Mart 1921'de politik faaliyetleri nedeni ile İşçi Kurumu'ndaki işinden atıldı.En marzo de 1921 lo despidieron de su trabajo debido a sus actividades políticas.
Klibin gelirleri ise Natural Resources Defense Council kurumuna bağışlandı.Adrienne se compromete a trabajar con el Natural Resources Defense Council.
1855'te Belçika'da entomoloji birliği kurdu ve 1878'de bu kurumun başkanı oldu.En 1855 fundó la Asociación belga de entomología de la cual fue presidente en 1878.
Suriye Merkez İstatistik Kurumu (CBS).Oficina Central de Estadísticas de Siria (CBS).
Kentte müze ve kütüphaneler dahil olmak üzere birçok diğer kurumlar vardır.La ciudad cuenta con varios museos y bibliotecas.
Kasım 1854'te Markham, Kraliyet Coğrafya Kurumunun yoldaşı seçilmişti.En noviembre de 1844, Markham fue elegido Miembro de la Royal Geographical Society (Real Sociedad Geográfica).
Bunun karşılığı olarak ABD hükûmeti tarafından bu dinî kurumlara ödeme yapılmıştır.Disfrutarán de una retribución que designará la ley.
Özellikle, çocukların yaşamlarını ve mutluluğunu amaçlayan kurumlara destekte bulundu.Ella ha contribuido a organizaciones destinadas a mejorar las vidas y el bienestar de los niños en particular.
Ayrıca FIPS PUB 180-1, özel kurumların da SHA-1 algoritmasını kullanmasını desteklemiştir.FIPS PUB 180-1 también alentó la adopción y uso del SHA-1 por parte de organizaciones privadas y comerciales.
Kurumsal Denetim Kılavuzu (2006).Guía de Gobierno Corporativo (2006).
Kurum görsel sanatlar, günlük kültür, medya ve müzik üzerine odaklanmaktadır.El enfoque consiste en artes visuales, cultura cotidiana, multimedia y música.
Dinî kurumların siyasete karışması yasaktır.Los líderes religiosos, sin embargo, fueron advertidos de no inmiscuirse en la política.
Shell petrol şirketi ülkedeki en etkili kurumdur.Shell Oil Company es el mayor ocupante del edificio.
En ünlü Yahudi eğitim kurumları kapatılmış, her yerde sinagoglar yıkılmıştır.La mayoría de las instituciones educativas judías fueron cerradas y las sinagogas destruidas.