Ana içeriğe geç
Sözlük

kurum ile cümle

kurum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
En büyük kurumlar Kuzey Dakota Eyalet Üniversitesi ve Kuzey Dakota Üniversitesidir.Grand Forks ist Sitz der University of North Dakota, der größten und ältesten Universität von North Dakota.
Türk Dil Kurumu'nun sözlüğünde bulunmayan bir sözcüktür.In der Gegenwart betreibt Türk Dil Kurumu keine aktive Sprachpolitik.
2002 yılında Amerikan Tarih Kurumu başkanı olarak görev yapmıştır.2002 war sie Präsidentin der American Historical Association.
Çünkü alışveriş merkezi İsveçli-Fin kurumlara aittir.Sergel gilt als Begründer der schwedischen Bildhauerei.
Illinois eyaletinin ortak üniversite sisteminin başını çeken en büyük kurumdur.Sie ist der wichtigste Standort des Oklahoma State University System.
Nüfus bilgileri Litvanya Cumhuriyeti İstatistik Kurumu'ndan alınan bilgiler doğrultusunda hazırlanmıştır.Hier sind die im Statistical Report der Indischen Wahlkommission angegebenen Zahlen wiedergegeben.
Benzer bir kurumu Kahire’de de kurmuştur.Das Beben war auch in Kairo zu spüren.
Sağlık ocağı, okul, ptt gibi kurumlar bulunmamaktadır.Infrastruktur wie Schulen, Ärzte und Einkaufsmöglichkeiten sind nicht vorhanden.
Türkiye’de, 1943 yılında, Türk Dil Kurumu tarafından tıpkıbasım halinde yayınlanmıştır.1933, im Alter von 14 Jahren, wurde sie für das türkische Radio entdeckt.
2006 yılında Kamu İhale Kurumu başkanlığına atanmış ve 2011'e dek bu görevi sürdürmüştür.2006 wurde Lewitan Ombudsmann des Europäischen Patentamtes, er hatte dieses Amt bis 2011 inne.
Ayrıca diğer ülkelerin kurumları ile operasyonel bağlantıları bulunmaktadır.Zusätzlich bestehen Kooperationen mit anderen nationalen Verbänden.
Döneminde ekonomik olarak en önemli kurumdu.Es war eine der wirtschaftlich wichtigsten Techniken in jener Zeit.
Birkaç dakika dışarıda kurumaya bırakılır ve çıkış Xylol’üne alınır.Du gehörst in ein Spital, denn du scheinst auf dem Weg zu sein, Flecktyphus zu bekommen‹.
Hem Türkiye hem de Kosova kurumlarında çalışmıştır.Es steuert sowohl die Operationen im Irak wie in Afghanistan.
Türkiye'ye geri döndükten sonra çeşitli devlet kurumlarında çalıştı.Nach seiner Rückkehr in die Türkei arbeitete er in verschiedenen Positionen im Ministerium für Infrastruktur.
Stirling Üniversitesi ve Sterling Yerel İdaresi şehirde en büyük istihdam sağlayan kurumlardır.Die University of Windsor und das St. Claire College zählen zu den größeren Arbeitgebern in der Stadt.
Kilise sadece dini bir kurum değil aynı zamanda geniş toprakların yöneticisi siyasi bir otoriteydi.Dabei war sie nicht nur das politische, sondern anscheinend auch das religiöse Oberhaupt der Molosser.
FEMA bugün ise, Kamu Güvenlik Teşkilatı'ndaki öndegelen kurumlardan birisidir.Heute ist Clarke einer der Treuhänder der Stiftung.
Birçok kuruma danışmanlık yapmıştır.Viele suchten seinen Rat.
Nasyonal sosyalizmi benimseyen kişi ve kurumlara "nasyonal sosyalist" denir.Aus dem nationalen Sozialismus und der Volksgemeinschaft werde bei ihm der „solidarische Patriotismus“.
Ayrıca çeşitli araştırma kurumları bulunur.Hier sind auch vielfältige Forschungsaktivitäten angesiedelt.
Aşağıda Türkiye İstatistik Kurumu 2009 verileri yer almaktadır.Daten aus dem Statistischen Amt für Wirtschaftliche Entwicklung in Asturien, Stand 2009.
(İzlandaca: Ríkisútvarpið) İzlanda'nın 1930'da kurulmuş devlet radyo ve televizyon kurumudur.1930 wurde Ríkisútvarpið durch ein isländisches Gesetz gegründet.
1990 yılına kadar da bu kurumda balerin olarak çalışmaya devam etti.Bis 1990 war er als Fußballspieler aktiv.
Dava, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü'nde görülmektedir.Gefängnis Szene 4. Im Gefängnis beklagt Amenaìde ihren bevorstehenden ungerechten Tod.
7 Temmuz 2010'da ise, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Kuzey Kıbrıs'a tescillenmiştir.Sie wurde am 3. Juni 1991 beim Deutschen Patent- und Markenamt eingetragen.
Eğitim ve hayır kurumlarına 20 milyon dolar bağışta bulunmuştur.Zusätzlich sind 20 Millionen für wissenschaftliche Abklärungen und Aufarbeitungen budgetiert.
Bugünkü kurumsal yapısına 1987 yılında kavuşmuştur.Ihre heutige Orgel wurde 1987 eingebaut.
Kurumlar ise sembolik bir abonelik ücretini öderler.Die Stuckdecken weisen vergoldete Verzierungen auf.
Çok sayıda kamu kurumu onun tarafından veya onun desteğiyle kuruldu.Viele wohltätige Stiftungen wurden von ihm ins Leben gerufen und finanziert.
Mikrofinans kalıcı yerel kurumların oluşturulması anlamına gelir.La microfinance implique de mettre sur pied des institutions locales permanentes.
Bu kriterler Amerikan Psikoloji Kurumu’nun kriterleriyle hemen hemen aynıdır.Ces critères sont par exemple quasi identiques à ceux de l'American Psychological Association.
Karmaşık ekonomik ve kurumsal faktörler Japonya’nın savaş sonrası büyüme faktörlerini oluşturdu.Des facteurs économiques et institutionnels complexes affectent la croissance d'après-guerre du Japon.
1989'da AEGEE Doğu Avrupa'daki Demir Perde'nin ilerisine açılabilen ilk Avrupa kurumlarından biriydi.En 1989, l'AEGEE est parmi les premières organisations européennes à s'élargir au-delà du rideau de fer.
Bu iş modeli birçok kurumsal ve bireysel yatırımcıyı kendine çekti.Le business model a attiré beaucoup d'investisseurs institutionnels et privés.
1969 yılında, Bezalel, devlet tarafından desteklenen ilk kurum oldu.En 1969, Bezalel est devenu une institution soutenue par l'État.
Yine de bu çalışma, kurumun yayınlarında 22 cilde ulaştı.Néanmoins ce travail abouti à 22 volumes de publications de la société.
Kurum sivil havacılığı denetlemek ve havacılık kazaları ve olaylarını incelemekle görevlidir.Elle supervise l'aviation civile du pays et enquête sur les accidents et d'incidents aériens.
EU Business School bir "Consejo Latinoamericano de Escuelas de Administración" kurum üyesidir.EU Business School est membre du Consejo Latinoamericano de Escuelas de Administración (CLADEA),.
Vatikan, mevcut geçerli Papa'nın evi, Papa Francis, ve aynı zamanda papalık devlet kurumudur.Le Vatican est à la résidence du pape actuel, François, ainsi que la seule résidence historique des Papes.
Flex Data Services 2 aracılığıyla kurumsal odaklı hizmetleri hazır bulun.La composante serveur reste encore disponible grâce à Flex Data Services 2.
"Don't be evil" (Kötü olma), Google'ın gayri resmi kurumsal sloganıdır.Don't be evil (littéralement, « Ne soyez pas malveillants ») est la devise ou le slogan informel de Google.
Bu kuruma kabul edilen en küçük öğrenci idi.Il est le premier élève admis si jeune.
MPAA üyesi olmayan kurumlar da reyting için filmler sunabilir.Les non-membres de la MPAA soumettent également leurs films à la notation.
Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır.Ils sont indépendants dans l’exercice de leurs fonctions.
Suriye Merkez İstatistik Kurumu (CBS).Bureau central des statistiques de Syrie (CBS).
Devlet ve dini kurumlar arasında maksimum ifade özgürlüğü ve ayrılık.Liberté d'expression maximale et séparation entre état et institutions religieuses.
İlçede orman ile ilgili bir kurum bulunmamaktadır.Mais celui-ci est peu probable s'agissant de la forêt.
1995 tarihli Atom Enerjisi Kurumu Yasası (c.Convention de Bâle Droit de l'environnement Pollution Source : 1990
"En önemli darboğaz güçlü kurum ve yöneticilerin eksikliğidir."“Le goulot d'étranglement critique est la pénurie d'institutions fortes et de managers.”
Sınav Eğitim Kurumları üç temel değer üzerine kurulmuştur.En effet, le recrutement des élèves se base sur trois principes.
Bunun karşılığı olarak ABD hükûmeti tarafından bu dinî kurumlara ödeme yapılmıştır.Ils sont rétribués pour leur fonction.
Bu dönemde padişahlık kurumu, halk üzerinde mutlak bir egemenlik sürdürmüştür.Jusqu'à cette date les habitants étaient encore mainmortables vis-à-vis de leur seigneur.
Kurumsal alıntı: Enstitüsü Nükleer Araştırmalar Üniversitesi, Chicago, Chicago, Illinois.Times Cited: 1 Tout à l'Institut d'études nucléaires de l'Université de Chicago, Chicago, Illinois.
Batı Anadolu Grubu Kurumsal Web Sitesi ^ "28 milyon liralık miras paylaşıldı"."Online Career Site Receives $7 Million Angel Investment".
Bir yaşından itibaren çocuklar okul-öncesi kurumlarına (förskola) kabul edilebilirler.Avant six ans, les enfants peuvent être pris en charge par le secteur pré-scolaire (crèches).
Lahey'de 150 adet uluslararası kurum bulunmaktadır.Il subsiste en Laponie une population de 150 gloutons.
Geleneksel olarak kölelik kurumu Afrika'da da vardı.Il a également écrit sur l'esclavage en Afrique.
Sayısız hayır kurumu White'ın ölümü etrafında birleşti.De nombreux organismes de bienfaisance se sont formés autour de la mort de Ryan White.
Yeni Amerikan Yüzyılı Projesi (Project for the New American Century) kurumunun kurucu üyelerindendir.Elle est un membre fondateur du Project for the New American Century.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod