Ana içeriğe geç
Sözlük

kurudu ile cümle

kurudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Gölet geçen yaz kurudu.Пруд пересох прошлым летом.
Gölet sıcak havada kurudu.Пруд высох в жаркую погоду.
Yapışkan kuruduğunda lif ucu ayna görevi görecek şekilde parlatılır.Момент этого всплеска сделал бы это зеркальное тело видимым для нас.
50 milyon yıl önce, deniz geri çekildi (kurudu).إنحسر البحر قبل 50 مليون سنة.
İklimi ılıman, havası kurudur.من هنا، يُزفَر الهواء.
Ancak Dünya'dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur.Ao invés da Terra, onde a atmosfera é mais lenta.
Ölüdeniz'in iklimi yıl boyunca güneşli ve havası kurudur.En ook zullen er voor ons voor eeuwig zijn onze eigen zon en de lucht.
Gölet kurudu.De vijver is opgedroogd.
Bu özellik kil hamuruna kuruduğu zaman kendisine verilmiş olan şekli muhafaza etme kabiliyeti sağlar.Zabezpiecza się go w ten sposób przez wsunięciem do jamy otrzewnej.
Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu.A wyschła jej woda, by dla królów ze wschodu słońca droga stanęła otworem."
Diğer iplikçikler kurudur.Pozostałe pręciki są płonne.
Batı ve güneybatı bölgeler görece daha kurudur.Od strony południowej i wschodniej sytuacja jest bardziej skomplikowana.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klimatet är extremt torrt och temperaturen växlar mellan extrem hetta och regelbunden nattkyla.
50 milyon yıl önce, deniz geri çekildi (kurudu).Femtusen år efter uppförande har havet eroderat sig fram till husen.
Sıcak ve kurudur.Is och eld.
İstanbul Devlet Tiyatrosu 1979 yılında kuruduğunda ilk tayın olanlardan biri oldu.Американське шоу «This Old House», що дебютує в 1979 році, було першим такого роду.
Dağıstan'ın iklimi genel olarak sıcak ve kurudur.Podnebí v Kamenci je obecně teplé a mírné.
50 milyon yıl önce, deniz geri çekildi (kurudu).150 milioane de ani), când teritoriul s-a scufundat.
Ancak Dünya'dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur.Totuși, planeta este mult mai uscată decât Pământul iar atmosfera sa este de nouăzeci de ori mai densă.
İklimi ılıman, havası kurudur.Tündéri éj, a lég enyhe.
Diğer iplikçikler kurudur.Loput kallosta ovat kasvoluita.
1860 larda Theiss kontrolü sonrası, göller ve çayırlar çevresi kurudu.Μετά τη συνθήκη του Theiss, στα 1860, αποξηράνθηκαν οι γύρω λίμνες και βάλτοι.
Deve derisi kurudukça gerilir.Πρέπει να υψώνεται κατακόρυφα .
50 milyon yıl önce, deniz geri çekildi (kurudu).For 50 millioner år siden trak havet sig tilbage.
Yaklaşık Haziran sonundan yağmur zamanının başlagıcı Aralık başına kadar göl kurudur.Fra slutningen af juni til begyndelsen af regntiden i begyndelsen af december er søen tør.
Ancak Dünya'dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur.Den er meget længere ude, end jordens atmosfære når ud.
50 milyon yıl önce, deniz geri çekildi (kurudu).For 50 millioner år siden trakk havet seg tilbake.
İklimi ılıman, havası kurudur.Vi sier da at luften er mettet.
Yaklaşık Haziran sonundan yağmur zamanının başlagıcı Aralık başına kadar göl kurudur.Fra slutten av juni til starten på regntiden i begynnelsen av desember er sjøen tørr.
Ancak Dünya'dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur.Akan tetapi planet ini lebih kering dari bumi dan atmosfernya sembilan kali lebih padat dari bumi.
Bu özellik kil hamuruna kuruduğu zaman kendisine verilmiş olan şekli muhafaza etme kabiliyeti sağlar.Setelah berlangsung penyerbuan cukup lama, istana yang dibangun oleh Al-Manshur itu pun bisa ditaklukkan.
Oysa son yıllarda kurak dönemlerde gölün tamamen kuruduğu görülmektedir.Terakhir, pada tahun lalu, Danau Tarusan Kamang kering selama satu tahun.
Dili de kahverengi ve kurudur.Lưỡi cày đồng và lưỡi rìu đồng.
Gündoğusundan gelen kralların yolu açılsın diye ırmağın suları kurudu.すると、その水は、日の出る方から来る王たちに対し道を備えるために、かれてしまった。
Bundan sonra 'Institut für eine Offene Gesellschaft' (IOGE; Hoşgörü bir Toplum için Enstitü) kurudu.其间发起成立学术社团“渝社”。
Bu özellik kil hamuruna kuruduğu zaman kendisine verilmiş olan şekli muhafaza etme kabiliyeti sağlar.아마 이렇게 주조하여 날을 세우면 봉부(鋒部)가 형성되는 모양이다.
Sıcak ve kurudur.יהיה לנו חם וטוב.
Gölün baraj haline getirmek için DSİ çalışmalara başlamış, fakat göl kuruduğu için sonuca ulaşamamıştır.Научават за него от местните племена, но не стигат до самото езеро.
Ancak yıllar içerisinde mumyalama şekilleri değişti ve organlar kuruduktan sonra vücuda geri konmaya başladı.Не успешните опити да бъде възкресена продължили доста дни, а тялото започнало да мирише.
Diğer iplikçikler kurudur.Ostali odsječci dodaju se po potrebi.
İklim son derece kurudur ve sıcaklıklar aşırı sıcak ve mevsimsel gece donmaları arasında değişmektedir.Klima je izrazito suha, a temperature osciliraju od ekstremnih vrućina do sezonskih noćnih hladnoća.
Diğer iplikçikler kurudur.Ostatné lúky sú kosené.
Ancak Dünya'dan çok daha kurudur ve atmosferi doksan kat daha yoğundur.Je veliko bolj suha od Zemlje in njena atmosfera je 90-krat gostejša.
Ölüdeniz'in iklimi yıl boyunca güneşli ve havası kurudur.Linna kliima on kogu aasta jooksul kuiv ja päikesepaisteline.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.A stalo sa po nejakom čase, že vyschnul potok, pretože nebolo dažďa v zemi.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Dar după cîtăva vreme pîrîtul a secat, căci nu căzuse ploaie în ţară.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Dopo alcuni giorni il torrente si seccò, perché non pioveva sulla regione
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.És lõn néhány nap múlva, hogy kiszáradt a patak; mert nem volt esõ a földre.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.In zgodi se za nekoliko časa, da je potok usahnil, zakaj dežja ni bilo v deželi.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.땅에 비가 내리지 아니하므로 얼마 후에 그 시내가 마르니라
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Lecz po wyjściu niektórych dni wysechł on potok; bo nie padał deszcz na ziemię.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Maar na enige tijd droogde de beek uit, want nergens in het land viel ook maar een druppel regen.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Mais au bout d`un certain temps le torrent fut à sec, car il n`était point tombé de pluie dans le pays.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Mas, decorridos alguns dias, o ribeiro secou, porque não tinha havido chuva na terra.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Men da det var gått en tid, blev bekken uttørret; for det kom ikke regn i landet.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Men efter någon tid torkade bäcken ut, därför att det icke regnade i landet.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Men nogen Tid efter tørrede Bækken ud, eftersom der ingen Regn faldt i Landet.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Mutta jonkun ajan kuluttua puro kuivui, koska siinä maassa ei ollut satanut.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Nhưng trong ít lâu, thì khe bị khô, vì trong xứ không có mưa.
Ancak ülkede yağmur yağmadığı için bir süre sonra dere kurudu.Nhưng trong ít_lâu , thì khe bị khô , vì trong xứ không có mưa .
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod