Ana içeriğe geç
Sözlük

kuru ile cümle

kuru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şirket 1974'te kuruldu.The company was founded in 1974.
Şirket halen görevdeki başkan tarafından 1950 yılında kuruldu.The company was established in 1950 by the incumbent chairman.
Kuyu kuru.The well is dry.
Kurul bilimci ve mühendislerden oluşuyor.The committee consists of scientists and engineers.
Yarışa katılmak için yeni bir takım kuruldu.A new team was formed in order to take part in the race.
Salon, kurucunun anısına inşa edilmiştir.The hall was built in memory of the founder.
Islak gömlek yakında kuruyacak.The wet shirt will soon dry up.
Judy yönetim kurulunda tek kadın.Judy is the only woman on the board.
Numuneler tüm dünyadaki iki yüz sağlık kurumundan toplanmıştır.The samples were collected from two hundred medical institutions all over the world.
Bu gölet yazın bile kurumaz.This pond doesn't run dry even in summer.
Bu üniversite ne zaman kuruldu?When was this university founded?
Bu üniversite 1910 yılında kurulmuştur.This college was established in 1910.
Gölet geçen yaz kurudu.The pond dried up last summer.
Bu kurutma kağıdı mürekkebi iyi emer.This blotting paper absorbs ink well.
Bu bira kuru.This beer is dry.
Kapıdaki boya henüz kuru değil.The paint on the door is not dry yet.
Lütfen kuru temizlemeden elbiselerimi alıver.Please pick up my dry cleaning.
Benim kuru bir öksürüğüm var.I have a dry cough.
Cömert bir adam hayır kurumuna iki milyar yen katkıda bulunduA generous man contributed some two billion yen to charity.
Sizin sayfanızdan bizim kurumsal sitemize bir köprü yapar mısınız?Would you please make a hyperlink to our corporate site from your page?
Kuru bir yaprak yere düştü.A dead leaf fell to the ground.
Ziyan edecek tek kuruşum yok.I can't afford to waste a single yen.
Genel kurulun ekim ayında yapılması önerisi vardı.There was a suggestion that the general meeting should take place in October.
Ağabeyim büyük bir ticari kuruluşta görev yapıyor.My elder brother got a position in a big business.
Polis memuru kuru sıkı ateş etti.The police officer fired a blank.
Fon yetimlere yardım etmek için kurulmuştur.The fund was set up to help orphans.
Ağzım kuruydu.My mouth was dry.
Bugünkü döviz kuru nedir?What's today's exchange rate?
Bugün döviz kuru nedir?What is the exchange rate today?
Okulumuz Meiji'nin 20. yılında kuruldu.Our school was founded in the 20th year of Meiji.
Gömleğim henüz kuru değil.My shirt isn't dry yet.
Okulumuz kurulduğundan beri zaten altmış yıl oldu.It has already been sixty years since our school was founded.
Okulumuz 1951 yılında kuruldu.Our school was established in 1951.
Okulumuz 1951 yılında kurulmuştur.Our school was established in 1951.
Saatler her gün kurulurdu.Clocks used to be wound every day.
Kendi adıma bir kuruşum bile yok.I haven't a cent to my name.
Sıcak, kuru alanlar daha sıcak ve daha kuru olacak.Hot, dry areas will become hotter and drier.
Ben kuru bir şey istiyorum.I want something dry.
Kuyu kuruyuncaya kadar asla suyun değerini bilmeyiz.We never know the worth of water till the well is dry.
Petrol kurumadan yeni enerji formları geliştirilmelidir.New forms of energy must be developed before oil dries up.
Tehlikede olan deniz yaşamını korumak için bir fon kuruldu.A fund was set up to preserve endangered marine life.
Uzmanlardan oluşan bir kurul planı tartıştı.A panel of experts discussed the plan.
Nehir kuruyor.The river is running dry.
Genel kurul toplantısında bir çok üye yardımcı oldu.A lot of members assisted at the general meeting.
Güneş toprağı kuruttu.The sun has dried up the ground.
Üniversite kampüsünün merkezinde kurucusunun heykeli duruyor.In the center of the university campus stands the statue of the founder.
Gölet kurudu.The pond has dried up.
Kore, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından bir inceleme yapılmasına izin verdi.Korea allowed an inspection by the IAEA.
İnceleme kurulunun yeni üyelerini atamalıyız.We have to appoint new members of the examining board.
Uzun kuraklık döneminde birçok ağaç kurudu.Many trees died during the long drought.
Hava çok iyi, kuruması için çamaşırlarımı dışarıya asmayı düşünüyorum.The weather's so good I think I'll hang the laundry out to dry.
Bu şirket 1910 yılında kurulmuştur.This company was established in 1930.
Şirketin kuruluşu 1950 yılında oldu.The launching of the company was in 1950.
Kuraklık nedeniyle çimler kurudu.Because of the drought, the grass has withered.
Gölet sıcak havada kurudu.The pond dried up in hot weather.
Ben kuru bir cilde sahibim.I have dry skin.
Onun kuru espri anlayışı yok.He doesn't have a dry sense of humor.
Lütfen ona kuru yapraklardan kurtulmasını söyle.Please tell him to get rid of the dead leaves.
Bazı yönetim kurulu üyeleri onun şirketi işletme yeteneğini sorguladı.Some board members questioned his ability to run the corporation.
Onun kabalığından nutkum kurudu.I was rendered speechless by his rudeness.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod