Eğer bu eksi 2'den kurtulursak, sağ taraftan atsak, x'ler yalnız kalacak.右辺にはxたちだけが残ります。 xだけに離されます。
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Als ik de kamer weg doe dan kan hij nergens heen.
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Daca renunt la camera, nu are unde sa stea.
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Jeśli zabiorę mu pokój nie będzie miał gdzie pójść!
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Jika aku menyingkirkan ruangan itu, dia tidak punya tempat untuk pergi.
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!걔가 내 방빼면 어디 갈데가 없어요.
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Nếu anh trả phòng lại cậu ấy không còn chỗ nào để đi!
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Om jag gör av med rummet har han ingenstanns å vara!
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Se mi libero della stanza, non avrà nessun posto dove andare!
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Si je me débarasse de la chambre il n'a nulle part où aller !
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Wenn ich das zimmer loswerde, kann er nirgendwo mehr hin!
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!Αν ξεφορτωθώ το δωμάτιο δε θα έχει πουθενά να πάει!
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!А если я избавлюсь от комнаты, то ему будет некуда идти.
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!!سأتخلص من الغرفة وهو لن يكن له مكان آخر يذهب إليه
Eğer odadan kurtulursam gidecek yeri kalmaz!俺が軍隊へ行けばそいつも 行かなきゃならんし
Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.Jika mereka membenarkannya, maka mereka akan terselamat. Tetapi mereka yg menyangkal pasti akan binasa.
Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.Se dicono che sono giuste, saranno salvati. Ma coloro che le rinnegheranno, moriranno.
Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.Si dicen que es verdad, serán salvos. Pero aquellos que nieguen, perecerán.
Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.Wenn sie sagen, daß sie stimmen, werden sie gerettet. Aber jene, die leugnen, werden untergehen.
Eğer sahih derlerse kurtulurlar, inkar edenler telef olacak.Если они скажут, что это правда, они будут спасены. Но, те, кто отрицают, погибнут.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.32:9 und sprach: So Esau kommt auf das eine Heer und schlägt es, so wird das übrige entrinnen.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü."Als Esau de ene groep aanvalt, kan de andere groep misschien ontsnappen."
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Dejal je namreč: Če napade Ezav eno krdelo ter je pobije, bo vsaj krdelo, ki ostane, moglo pobegniti.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.És monda: Ha eljön Ézsaú az egyik seregre, és azt levágja, a hátramaradt sereg megszabadul.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.et il dit: Si Ésaü vient contre l`un des camps et le bat, le camp qui restera pourra se sauver.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.For han tenkte: Om Esau kommer til den ene leir og slår den, da kan den leir som er igjen, få berge sig unda.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.idet han tænkte: "Hvis Esau møder den ene Lejr og slår den, kan dog den anden slippe bort."
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.가로되 에서가 와서 한 떼를 치면 남은 한 떼는 피하리라 하고
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.lebo povedal: Ak prijde Ezav k jednému táboru a zbije ho, tábor, ktorý pozostane, môže nejako uniknúť.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Nebo řekl: Jestliže by přišel Ezau k houfu jednomu, a pobil by jej, bude aspoň zadní houf zachován.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Nếu Ê - sau đến hãm đánh một trong hai đội , thì đội còn lại sẽ thoát được .
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Nếu Ê-sau đến hãm đánh một trong hai đội, thì đội còn lại sẽ thoát được.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.pois dizia: Se Esaú vier a um bando e o ferir, o outro bando escapará.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.pues dijo: "Si Esaú viene contra un campamento y lo ataca, el otro campamento podrá escapar.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.şi a zis: ,,Dacă vine Esau împotriva uneia din tabere şi o bate, tabăra care va rămînea, va putea să scape.``
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Ty han tänkte: »Om Esau överfaller den ena skaran och slår den, så kan dock den andra skaran undkomma.»
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.λεγων, Εαν ελθη ο Ησαυ εις το εν ταγμα και παταξη αυτο, το επιλοιπον ταγμα θελει διασωθη.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.Ако налети Исав на едната дружина и я удари, останалата дружина ще се избави.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.И сказал: если Исав нападет на один стан и побьетего, то остальной стан может спастись.
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.ויאמר אם יבוא עשו אל המחנה האחת והכהו והיה המחנה הנשאר לפליטה׃
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.وقال ان جاء عيسو الى الجيش الواحد وضربه يكون الجيش الباقي ناجيا
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.說 、 以 掃 若 來 擊 殺 這 一 隊 、 剩 下 的 那 一 隊 還 可 以 逃 避
‹‹Esav gelir, bir gruba saldırırsa, hiç değilse öteki grup kurtulur›› diye düşündü.說 、 以 掃若來擊殺這 一 隊 、 剩下 的 那 一 隊還 可以 逃避
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Jag hoppas bara att alla överlever.
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Jeg håber bare, at alle overlever.
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Mam nadzieję, że wszyscy to przetrwają.
Evet. Umarım herkes bu işten sağ salim kurtulur.Toivon, että kaikki selviävät tästä.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.땅 끝의 모든 백성아 나를 앙망하라 그리하면 구원을 얻으리라 나는 하나님이라 다른 이가 없음이니라
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok."¡Mirad a mí y sed salvos, todos los confines de la tierra! Porque yo soy Dios, y no hay otro
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Obejrzyjcież się na mię, abyście zbawione były wszystkie kończyny ziemi; bom Ja Bóg, a niemasz żadnego więcej.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Obráťte zreteľ ku mne, aby ste boly spasené, všetky končiny zeme, lebo ja som silný Bôh, a niet viacej nikoho.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Obraťtež zřetel ke mně, abyste spaseny byly všecky končiny země; nebo já jsem Bůh silný, a není žádného více.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Olhai para mim, e sereis salvos, vós, todos os confins da terra; porque eu sou Deus, e não há outro.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Ozrite se v mene in rešeni bodete, vsi kraji zemlje, zakaj jaz sem Bog mogočni in drug nobeden.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Térjetek én hozzám, hogy megtartassatok földnek minden határai, mert én vagyok az Isten, és nincsen több!
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Vänden eder till mig, så varden I frälsta, I jordens alla ändar; ty jag är Gud och eljest ingen.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Vend dig til mig og bliv frelst, du vide Jord, thi Gud er jeg, ellers ingen;
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Vend eder til mig og bli frelst, alle jordens ender! For jeg er Gud, og ingen annen.
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Volgetevi a me e sarete salvi, paesi tutti della terra, perché io sono Dio; non ce n'è altri
‹‹Ey dünyanın dört bucağındakiler, Bana dönün, kurtulursunuz. Çünkü Tanrı benim, başkası yok.Wendet euch zu mir, so werdet ihr selig, aller Welt Enden; denn ich bin Gott, und keiner mehr.