Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.De, ahogy van. . . " Meg kell szabadulni ütött ", kiáltotta a testvér.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Maar zoals het is. . . " Het moet weggedaan, "riep de zus.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Ma come è. . . " Deve essere deciso di eliminare, "gridò il sorella.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Mais comme il est. . . " Il doit être débarrassé de ", s'écria le sœur.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Mas como ela é. . . " Deve-se livrado de ", exclamou o irmã.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Men som det är. . . " Måste det vara gjort sig av ", utropade syster.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Men som det er. . . " Det må være sluppet af, "råbte søster.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Mutta se on. . . " On päässyt eroon ", huudahti sisko.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Sin embargo, tal como es. . . " Debe ser librado de, "gritó el hermana.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Tapi seperti itu. . "." Ini harus menyingkirkan, "teriak adik.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Toda, kot je. . . " Mora biti gotten rešiti česa, "je vzkliknil sestra.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Αλλά έτσι όπως είναι. . . " Πρέπει να πάρει απαλλαγεί από, "φώναξε ο αδελφή.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Але як воно є. . . " Це має бути позбулися ", плакав сестра.
Ama olduğu gibi. . "Kurtulmak kazanılmış olması gerekir," diye bağırdı kardeş.Но как оно есть. . . " Это должно быть избавились от ", плакал сестра.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Aber wir wollen nicht alle Insekten erwischen.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.De az összes rovart nem akarjuk eltüntetni.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.그렇다고 모든 곤충을 없애서는 안 될 일입니다.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Maar je wil niet dat de andere insecten eraan gaan.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Ma non si vogliono toccare tutti gli insetti.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Mas não os queremos matar todos, apenas este.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Men man vil ikke få ram på alle insekterne.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Nu vreţi să scăpaţi de toate insectele.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Nhưng bạn không muốn giết tất cả các loại côn trùng khác. bạn chỉ muốn thoát khỏi loài này mà thôi.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Nie chcemy pozbywać się wszystkich owadów, chcemy tylko dorwać tego.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Pero no desean deshacerse de todos los insectos, solo de éste.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz. Sadece bundan kurtulmak istiyorsunuz.Takže se nechceme zbavit všeho hmyzu, ale jenom tohoto.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Vous ne voulez pas vous débarrasser de tous les insectes.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Но не искаме да убием всички насекоми.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Поэтому мы не должны уничтожить всех насекомых.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.Тому ми хочемо зберегти інші види комах.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.אבל אנו לא רוצים לפגוע בכל יתר החרקים.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.لكنك لا تريد أن تتخلص من جميع الحشرات.
Ama tüm haşerelerden kurtulmak istemiyorsunuz.この蚊だけ駆除したいのです
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Det blev du bara för att komma bort från familjeföretaget.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Det gjorde du kun for at komme væk fra familiefirmaet.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Je hebt het slechts gedaan om weg te komen van het familiebedrijf.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Kau hanya melakukannya untuk menjauh dari bisnis keluarga.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Lo Hiciste sólo para alejarte de la empresa familiar.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Tehát azért csináltad, hogy távol legyél a családi vállalkozástól?
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Το έκανες μόνο για να ξεφύγεις απ'την οικογενειακή επιχείρηση;
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Вие не само, за да се измъкне от семейния бизнес.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.Но единствената причина е била да си по-далеч от семейния бизнес.
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.הסיבה היחידה שהתנדבת .היתה לברוח מהעסק המשפחתי
Ama yapmanın tek sebebi aile işinden kurtulmaktı.لكن السبب الوحيد لقيامك بذلك هو الهروب من شركة العائلة
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Aber sie fanden auch einen neuen Weg der Hitze aus dem Weg zugehen: Eis-Jacken.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ale vynalezly novinku, jak vedro přežít: ledové bundy.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Dar au găsit și o metodă inedită de a lupta împotriva căldurii: jachetele cu gheață.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Ils ont aussi trouvé un moyen innovant de rouler dans la grande chaleur : la veste réfrigérée.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Pero también encontraron una forma novedosa para eludir el calor: chaquetas de nieve.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Βρήκαν όμως και έναν έξοχο τρόπο για να τα καταφέρουν με τη ζέστη: μπουφάν πάγου.
Ancak aynı zamanda sıcaktan kurtulmak için ilginç bir yol bulmuşlar: buz ceketleri.Помимо этого, они придумали оригинальный способ борьбы с жарой: ледяные куртки.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -De coefficient bij de a kwadraat. We willen dat nummer kwijt.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Điều đầu tiên tôi muốn làm là tìm cách loại bỏ hệ số ở đây cụ thể là hệ số của a bình phương
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Mais la première chose que j'essaye de faire, c'est de me débarasser du coefficient sur le terme au carré
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Ma la prima cosa che vorrei fare è provare a sbarazzarmi del coefficiente di, in questo caso, a al quadrato.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Najpierw pozbędę się współczynnika przy wyrażeniu do kwadratu.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -Pero lo primero que quisiera hacer es tratar de quitar el coeficiente de, en este caso, el término en a².
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -אבל הדבר הראשון שאני רוצה לעשות הוא לנסות להפטר מהמקדם, שבמקרה הזה, הוא המקדם של הביטוי שבריבוע.
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -لكن اول شيئ افضل ان نفعله هو ان نحاول التخلص من معامل عبارة a^2 في هذه الحالة
Ancak ilk yapmak istediğim katsayıdan kurtulmak. -乗項の係数をなくすことです。 この数字が打ち消されるかどうか見てみよう。