Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulma ile cümle

kurtulma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Ο λόγος που βρίσκεται εδώ μέρος των ερειπίων είναι για να σβηστούν οι αποδείξεις, σωστά;
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Часть этих развалин попала сюда, чтобы не оставалось улик?
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.A minha vida focou-se em ver-me livre dele, de uma forma obsessiva.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Az életem elkezdett arról szólni, hogy megszabaduljak tőle, mígnem teljesen ennek a megszállottja lettem!
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Hidup dan obsesiku menjadi untuk mengenyahkannya.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.제 삶은 그것을 없애고 그것을 없애는데 몰두하는 것이 되어버렸습니다.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.La mia vita si è trasformata nell'ossessione di liberarmene.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Ma vie s'est mise à tourner autour de l'obsession de m'en débarrasser.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mein Leben drehte sich plötzlich darum, ihn loszuwerden und besessen davon zu sein.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mijn leven draaide om het kwijtraken ervan en de obsessie hierover.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mitt liv kom att handla om att bli av med den och fundera på att bli av med den.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Mi vida se convirtió en sacármelo de encima; una obsesión por deshacerme de él.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Moje życie zaczęło się koncentrować na tym, żeby się go pozbyć i obsesyjnie do tego dążyłam.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Rồi tôi sống như là để rũ bỏ nó đi và luôn bị ám ảnh về điều đó.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Tématem mého života se stalo to, že jsem se ho zbavovala, a že jsem byla tímto zbavováním posedlá.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Viaţa mea devenise o încercare şi o obsesie de a scăpa de ea.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Život sa začal točiť okolo toho, ako sa ho zbaviť, a nutkania sa ho zbaviť.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Η ζωή μου περιστρεφόταν γύρω από το να το ξεφορτωθώ και είχα αποκτήσει εμμονή να το ξεφορτωθώ.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Животът ми бе относно отърваването от него и бях завладяна от това как да се отърва от него.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моє життя наповнилось спробами позбутись його і одержимістю позбутись його.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.Моя жизнь наполнилась попытками избавиться от него и сильным желанием это сделать.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.חיי הפכו להיות לאובססיה סביב העיסוק בלהפטר ממנה.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.أصبحت حياتي حول التخلص منها ، والتفكير المهووس حول التخلص منها.
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.実のところ それが 行きすぎて
Hayatım ondan kurtulmak üzerineydi ve ondan kurtulma konusunda takıntılıydım.我嘅生活開始圍繞點除佐佢,我心神不寧,一心要除佐佢。
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Det var allt jag kunde göra för att undvika att bli dödad.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Jeg prøvede bare at undgå at blive dræbt.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Não foi por isso que o fiz, foi a única coisa que pude fazer para não ser morto.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Nie grałem na zwłokę, robiłem, co mogłem, żeby nie zginąć.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.No, non cercavo di darvi tempo, cercavo solo di non farmi uccidere.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.No os estaba dando tiempo, sólo intentaba que no me matara.
Hayır, size zaman kazandırmakla ilgisi yok. Öldürülmekten kurtulmak için tek çaremdi.Помимо того, чтобы дать время вам, я делал это для того, чтобы остаться в живых.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Bạn buộc mình, ràng buộc mình, tìm cách trốn tránh, và sau đó sẽ đánh đập mình.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Estamo-nos a pôr, estamo-nos a prender, estamo-nos a esquivar dele, e depois castigamo-nos no fim.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Je legt jezelf iets op, en je muist ervanonder, en dan straf je jezelf achteraf.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.K něčemu se snažíte zavázat, pak se z toho vykrucujete a následně se za to nesnášíte.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.당신은 당신 스스로를 밀어넣고, 묶어 놓고, 그 틈 사이로 빠져 나오고, 그 이후로 자기 스스로를 때리고 있는 것입니다.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Man binder sig selv og man snor sig uden om, og så bebrejder man sig selv efterfølgende.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Saját magunkat kötjük oda, és kiravaszkodjuk magunkat belőle, majd saját magunkat verjük meg utána.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Sam siebie ograniczasz, sam się wiążesz, później sam się z tego wykręcasz, a następnie się za to karzesz.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Te presentas, te amarras luego te las ingenias para escapar y por último te das una paliza.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Te pui pe tine însuţi, te legi, te strecori din legături, şi apoi te baţi singur.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Vi state legando, ma nello stesso tempo vi state sciogliendo, e poi vi prenderete a schiaffi.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Vous vous y mettez, vous vous contraignez, et vous rusez pour y échapper, et ensuite vous vous battez.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.Ви самі себе прив'язуєте, самі виплутуєтеся, а потім самі ж себе за це б'єте.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.אתם שמים את עצמכם, כובלים את עצמכם, מתחמקים בשפלות מהאחריות, ולבסוף רודים בעצמכם על מה שעשיתם.
Hem kendinizi verip, bağlanıp hem de bir şekilde kurtulmaya çalışırsınız sonunda da dövünürsünüz.逃げだそうともします。 そして最後には自分を責めてしまうのです。 そこで私は10年に渡って
Hepimiz kurtulmadan hiç bir kadın kurtulmamış olacak.Nobena ženska ni svobodna dokler nismo svobodne vse.
Hepimiz kurtulmadan hiç bir kadın kurtulmamış olacak.Tak ada perempuan yang terhormat hingga kita semua bebas.
Hepimiz kurtulmadan hiç bir kadın kurtulmamış olacak.Už žádné pokrytectví! Žádná žena nebude žít důstojně, dokud nebudeme všechny svobodné.
Hepimiz kurtulmadan hiç bir kadın kurtulmamış olacak.Żadna kobieta nie będzie przyzwoita dopóki istnieją burdele.
Hepimiz kurtulmadan hiç bir kadın kurtulmamış olacak.Όχι άλλη υποκρισία. Καμία γυναίκα δεν είναι αξιοπρεπής μέχρι όλοι εμεις να είμαστε
Hepimiz kurtulmadan hiç bir kadın kurtulmamış olacak.Няма жена с добро поведение, докато всички сте тук.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.Det här är hans sätt att se till att alla överlever.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.Dette er hans måde at sørge for, at alle overlever.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.È il modo che ha trovato per farci sopravvivere tutti.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.Esto es lo que se le ocurrió para que todos sobrevivieran.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.Foi a ideia que ele teve para todos conseguirem sobreviver.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.Hän yritti keksiä keinon pelastaa kaikki.
Herkesin kurtulması için bir yol düşünürken bunu buldu.To było najlepsze, co mógł wymyślić dla dobra wszystkich.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod