Fikri kurtulmak için denemek gerekirBạn phải cố gắng để có được loại bỏ ý tưởng rằng này là Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirDevi cercare di sbarazzarsi dell'idea che questo è Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirDu måste försöka bli av med tanken att
Fikri kurtulmak için denemek gerekirDu skal forsøge at slippe af med den idé, at
Fikri kurtulmak için denemek gerekirMorate poskusiti, da se znebite idejo, da to je Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirMusisz spróbować, aby pozbyć się pomysł, że to jest Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirMusíte sa snažiť zbaviť myšlienky, že
Fikri kurtulmak için denemek gerekirMusíte se snažit zbavit myšlenky, že
Fikri kurtulmak için denemek gerekirSie müssen versuchen, loszuwerden, die Idee, dass
Fikri kurtulmak için denemek gerekirSinun täytyy yrittää päästä eroon ajatuksesta, että
Fikri kurtulmak için denemek gerekirTrebuie să încercaţi să scape de ideea că acest lucru este Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirUsted debe tratar de deshacerse de la idea de que esto es Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirVocê deve tentar se livrar da idéia de que este é Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirVous devez essayer de se débarrasser de l'idée que ce n'est Gregor.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirΘα πρέπει να προσπαθήσουμε να απαλλαγούμε από την ιδέα ότι
Fikri kurtulmak için denemek gerekirВи повинні спробувати позбутися думки, що це Грегор.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirВы должны попытаться избавиться от мысли, что это Грегор.
Fikri kurtulmak için denemek gerekirТрябва да се опитате да се отървете от идеята, че това е Грегор.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Andiamo, ora.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Ayo, sekarang.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Když jsme přežili ztroskotání, nebudeme se trápit jedním šíleným lovcem.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Kom igen, nu.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Kom nu, nu.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Nào, bây giờ.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Nismo vsak živi po brodolomu pustiti to noro lovec mož nas skrbi.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Noi nu am trăi fiecare printr-un naufragiu pentru a permite acest vanator om nebun ne îngrijoreze.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.No tak.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.No, teraz.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Nous échapperons à ce maniaque Je n'aurais pas dû venir avec vous
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz. Seninle gelmemeliydim.Nem minden él egy hajótörés hagyni ezt az őrült férfi vadász gond számunkra.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Tule nyt.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.We hebben niet elk leven door middel van een schipbreuk te laten deze gekke man jager zorgen ons.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Ελάτε, τώρα.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Давай, зараз.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Давай, сейчас.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.Ние не живеят чрез корабокрушение нека този луд човек ловец, ни се притеснявайте.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.هيا الآن.
Gemi kazasından, kaçık bir insan avcısı canımızı sıksın diye kurtulmadık biz.我々は何をするつもりですか?
"Haftanın. O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında."일주일으로. 그가 무엇 이든간에, 당신은 그를 없애 수 없습니다
"Haftanın. O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.وقال "بحلول الأسبوع. أيا كان ، لا يمكن التخلص منه
"Haftanın. O ne olursa olsun, ondan kurtulmak olamaz haftanın altında.週の下に。そして、彼はに - 今後たくさんの荷物を持っている
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Dường như là người dân thấy việc vứt rác xuống sông là cách xử lí rác tốt nhất.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Es scheint, als ob für uns der beste Ort zur Müllentsorgung Wasserquellen sind.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.우리 시민들은 쓰레기를 버리는 최상의 방법이 수원지라고 발견한 것처럼 보입니다.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Ludzie traktują rzeki jako doskonałe miejsce na wywózkę śmieci.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Sembra che i cittadini pensino che il luogo migliore dove buttare l'immondizia sia nei corsi d'acqua.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Se pare că cetățenii noștri consideră că cea mai bună cale de a scăpa de gunoi este în sursele de apă.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Úgy tűnik, hogy a lakosság szerint vízforrásaink a legjobb helyek a szemétlerakásra.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Φαίνεται ότι οι πολίτες προτιμούν να πετάνε τα σκουπίδια τους στους υδάτινους πόρους.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.Похоже, что жители городов нашли лучший способ избавления от мусора, выбрасывая его в водоёмы.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.נדמה כי אלו האזרחים שלנו הרואים בזריקת זבל למקורות מים כפתרון הטוב ביותר.
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.علي مايبدو ان مدننا وجدت الطرق المثلي للتخلص من الأوساخ في موارد المياه
Halkımız, çöpten kurtulmanın en iyi yolunu su kaynaklarında bulmuş gibi.見出したような感じですね これからはインドのもっと北の話です
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Alcune delle rovine si trovano qui dentro per eliminare le prove, non è così?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?La razón por la que parte de las ruinas están aquí es para deshacerse de las pruebas, ¿verdad?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Nogle af ruinerne er vel herinde for at skjule beviserne?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?O motivo pelo qual parte das ruínas estão aqui foi para não haver provas, não foi?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Osa raunioista on täällä- -jotta todisteista olisi päästy eroon.
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Powodem, dla którego część ruin jest tu, było zacieranie śladów, tak?
Harabelerin bir kısmının burada oluşunun nedeni kanıtlardan kurtulmaktı, değil mi?Vissa av ruinerna är väl här för att sopa undan bevisen?