Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Điều mà ngày hôm nay chúng ta không thể từ bỏ hoàn toàn là sự phụ thuộc vào nhiên liệu hóa thạch.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.오늘날에는 완전히 불가능한 일. 화석 연료에 대한 의존에서 벗어나는 그 놀라운 가능성을 말입니다.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.O que é que hoje é completamente impossível? É livrarmo-nos da nossa dependência das energias fósseis.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Quello che è oggi completamente impossibile -- liberarci della nostra dipendenza dall'energia fossile.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.To, čo je dnes celkom nemožné -- zbaviť sa závislosti od fosílnych palív.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Vad är idag helt omöjligt -- göra sig av med beroendet av fossila bränslen.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Was heute komplett unmöglich ist -- uns aus unserer Abhängigkeit von fossilen Energien zu befreien.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Wat vandaag compleet onmogelijk is: te stoppen met onze afhankelijkheid van fossiele energie.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.Онова, което днес е напълно невъзможно.. да се освободим от зависимостта си от фосилната енергия.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.מה שהיום לגמרי בלתי אפשרי - להיפטר מהתלות שלנו בדלקים מאובנים.
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.ان المستحيل اليوم هو التخلص من الوقود الاحفوري والاستقلال عنه
Bugün imkansız olan bir şey -- fosil enerjiye bağımlılığımızdan kurtulmak.化石エネルギーへの依存から脱却することです もし「我々は化石エネルギーから
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Aku akan merasa senang untuk menyingkirkan benda rongsokkan ini Tapi suara hatiku tidak mengizinkan aku
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Certes je serais heureux de vendre ce débris. Mais ma conscience me l'interdis.
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Estaria feliz de deshacerme de esta chatarra. Pero mi conciencia no me lo permite.
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Estaria feliz de deshacerme de esta chatarra. Pero mi conciencia no me lo permite.
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Örülnék, ha megszabadulnék. ettől a tragacstól De a lelkiismeretem nem engedi
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Sarei felice di liberarmi di questo catorcio... ma la mia coscienza non me lo permetterebbe.
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Tôi cũng vui nếu có thể bán được nó Nhưng mà lương tâm tôi không cho phép
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.Z przyjemnością pozbyłbym się tego śmiecia Ale sumienie mi nie pozwala
Bu hurdadan kurtulmayı çok isterdim... ...ama vicdanım bunu yapmama izin vermiyor.سأكون سعيد إذا تخلصت من هذه الزبالة لكن ضميري لن يسمح لي
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.이걸 한 이유는 4/5를 더해야 -4/5를 없앨 수 있기 때문입니다
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.De reden dat ik dat doe is zodat dat wordt teniet gedaan met dat.
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.Toda a razão que eu fiz que é assim que cancela com isso.
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.Цялата причина, поради която направих това е, че така това се анулира с това.
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.Я це зробив щоб скоротити ось це з оцим.
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.נוסיף גם בצד השני של המשוואה 4/5
Bu işlemi yapmamın nedeni '-4/5'ten kurtulmaktı.وسبب قيامي بهذا حتى نحذف هذا مع ذك
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Ale umoľňuje to výrazně sníľit startovní váhu.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Dar astfel se reduc mult costurile lansării iniţiale.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Ma questo permette di risparmiare parecchio peso nel lancio iniziale.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Pero esto permite un importante ahorro en el lanzamiento inicial.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Pozwala to na znaczące ograniczenie masy startowej.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Επιτρέπει τεράστια οικονομία στο βάρος αρχικής εκτόξευσης.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Таким чином, ми значно зменшимо початкову вагу під час старту.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.Такой подход позволяет существенно снизить стартовый вес.
Bu kalkış sırasında inanılmaz yükten kurtulmayı sağlıyor.直感的には、
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Debían deshacerse del olor.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Dovevamo liberarcene.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Il fallait s'en débarrasser.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Iskali so način, da se znebijo smrada.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Kita harus menyingkirkan bau ini.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.냄새를 제거해야만 한거죠.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Meg kellett szabadulnunk a bűztől.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Musieli się pozbyć smrodu.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Tínhamos de nos ver livres do cheiro.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Trebuia să eliminăm mirosul.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.We moesten van de stank af.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Wir mussten den Gestank los werden!
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Έπρεπε να ξεφορτωθούμε τη μυρωδιά.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Мы должны избавиться от запаха.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.Трябва да се отървем от миризмата.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.ובכל הממלכה המאוחדת.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.وكان لا بد من التخلص من هذه الروائح.
Bu kokudan kurtulmamız lazımdı.そこで実際、都市機能整備の一環として
Bu korkunç yerden bir an önce kurtulmaktan başka birşey istememiştir takip eden yüzyıllar boyuncaPrima persoană care a pus piciorul pe Galapagos s-a rugat doar pentru scăparea din acest loc dezolant.
Bu korkunç yerden bir an önce kurtulmaktan başka birşey istememiştir takip eden yüzyıllar boyuncaביקש רק לקבל מושג על המקום .מעורר הרחמים הזה ,במאות הבאות
Bu korkunç yerden bir an önce kurtulmaktan başka birşey istememiştir takip eden yüzyıllar boyuncaصلّى فقط للنجاة من هذا المكان التعيس في القرون لإتّباع
Bu kötüleşmeden kurtulmaya çalışıyor gibiyimJe ne vois pas comment me sortir de cette crise
Bu kötüleşmeden kurtulmaya çalışıyor gibiyimNeviem, ma z tejto krízy