Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Un médecin du Brésil a dit qu'il n'avait jamais quelqu'un survivre à une rupture de l'artère carotide.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Un medic din Brazilia a spus că el nu a văzut pe cineva supraviețuind după o ruptură a arterei carotide.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Un médico brasileño me dijo que nunca había visto a nadie sobrevivir una ruptura de carótida.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Un medico brasiliano mi disse di non aver mai visto nessuno sopravvivere alla rottura della carotide.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Ένας γιατρός από τη Βραζιλία είπε ότι δεν είχε ξαναδεί κανέναν να επιζεί ρήξη καρωτίδας.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Врач из Бразилии сказал, что он никогда не видел, чтобы кто-либо выжил после разрыва сонной артерии.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Лекар от Бразилия каза, че никога не е виждал някой да оцелее след разкъсване на сънната артерия.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.רופא מברזיל אמר שהוא אף פעם לא ראה מישהו ששרד ממפרצת בעורק הצואר.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.طبيب من البرازيل قال انه لم يرى اي شخص قد عاش بعد تمزق في الشريان السباتي
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.生き延びた例を知らないと ブラジルから来た医者は言いました その後 退院までの
- Bu gerçekten işe yarayacak mı? Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Aucun être vivant ne peut y survivre
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Anda akan memiliki pohon dua ton di atas punggung Anda.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Avrete un albero di due tonnellate sulla schiena.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Bạn sẽ có một cây hai tấn xuống trên lưng của bạn.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Będziesz miał dwie tony drzewa się na plecach.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Budete mať dve tony stromu dole na chrbát.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Du får en to-ton træ ned på din ryg.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Du får en två-tons träd ner på ryggen.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Ik heb nooit geweten een levend wezen nog krijgen door een.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.N-am mai cunoscut un lucru viu pentru a obţine de către o încă.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Nevím o nikom, kdo by se přes tohle dostal živý.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Še nikoli nisem znana živa stvar da bi dobili še enega.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Sinulla on kaksi tonnia painavaa puu alas selkää.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.- Vajon tényleg működik? Még soha nem ismert, egy élő dolog, hogy egy még.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.- Wird es auch wirklich klappen? Ich kenne kein Lebewesen, dass daran vorbeikommen würde.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Θα έχουν δύο τόνων δέντρο κάτω στην πλάτη σας.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Ви будете мати дві тонни дерева на спині.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Вы будете иметь две тонны дерева на спине.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.Никога не съм известен нещо живо , за да получите още по един.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.سيكون لديك شجرة اثنين طن حملة على ظهرك.
Bundan canlı kurtulan bir yaratık bilmiyorum.- ジャングルの木は、鉄と同じくらい重いです。 - それは本当に動作するのでしょうか?
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Am învăţat asta de la o femeie care a supravieţuit la Auschwitz, una din puţinii supravieţuitori.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ela foi para Auschwitz aos 15 anos,
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ezt egy hölgytől tanultam meg, aki túlélte Auschwitzet, egyike a ritka túlélőknek.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ho imparato questo da una superstite di Auschwitz, una dei pochi sopravvissuti.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ich habe das von einer Frau gelernt, die Auschwitz überlebt hat. Eine der wenigen Überlebenden.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Ik leerde dit van een vrouw die Auschwitz overleefde, één van de weinige overlevenden.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Jag lärde mig detta från en kvinna som överlevde Auschwitz, en av de sällsynta överlevarna.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.J'ai appris cela d'une survivante de Auschwitz, une des rares survivantes.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Jeg lærte det af en kvinde, som overlevede Auschwitz en af de få overlevende.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.저는 아우슈비츠의 몇 안 되는 생존자 중 한 여성에게 배웠습니다.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Lo aprendí de una mujer que sobrevivió a Auschwitz, una de las pocas sobrevivientes.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Naučil som sa to od ženy, ktorá prežila Auschwitz, jedna z mála.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Powiedziała mi to kobieta, która przetrwała Oświęcim, jedna z niewielu.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Saya belajar dari seorang perempuan yang selamat dari Auschwitz, salah satu dari sedikit yang selamat.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.To jsem se naučil od ženy, která přežila Osvětim jako jedna z mála.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Το έμαθα αυτό από μία γυναίκα που επέζησε του Άουσβιτς, μία από τους σπάνιους επιζήσαντες.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Научих го от една жена, оцеляла след Аушвиц, една от малкото оцелели.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Я дізнався про це від жінки, яка вижила в Освенцимі. Від однієї із небагатьох уцілілих.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.Я понял это, поговорив с одной женщиной, которая выжила в Аушвице.
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.למדתי זאת מאישה ששרדה את אושוויץ,
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.وقد تعلمتها من أمرأة نجت من معتقل " أوشفيتز " واحدة من القلة التي نجت
Bunu Auschwitz'den kurtulan bir kadından öğrendim, nadir kurtulanlardan bir tanesi.わずかな生存者の一人です 彼女は15歳の時にアウシュビッツに連れて行かれました
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Então, há aqui outros sobreviventes Isvalan?
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Entonces, ¿hay más supervivientes de Isvalan aquí?
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Er der andre overlevende her?
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Finns det andra överlevande här?
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Onko täällä muitakin elossa selvinneitä isvaaleja?
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Quindi ci sono altri sopravvissuti di Isval qui?
Burada kurtulan başka Isvalli var mı?Więc przeżyło więcej Isvalczyków?