Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulan ile cümle

kurtulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.A na górze Syon będzie wybawienie, a ta góra będzie święta, i posiędzie dom Jakóbowy osiadłości swe.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.,,Dar mîntuirea va fi pe muntele Sionului, el va fi sfînt, şi casa lui Iacov îşi va lua înapoi moşiile.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.De a Sion hegyén szabadulás lészen, és szentté lészen az, és a Jákób háza birtokba veszi az õ örökségét.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.오직 시온산에서 피할 자가 있으리니 그 산이 거룩할 것이요 야곱 족속은 자기 기업을 누릴 것이며
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mais le salut sera sur la montagne de Sion, elle sera sainte, Et la maison de Jacob reprendra ses possessions.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mas no monte de Sião haverá livramento, e ele será santo; e os da casa de Jacó possuirão as suas herdades.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Ma sul monte Sion vi saranno superstiti e saranno santi e la casa di Giacobbe avrà in mano i suoi possessori
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Mutta Siionin vuorella saavat olla pelastuneet, ja se on oleva pyhä, ja Jaakobin heimo on perivä perintönsä.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Na hoře pak Sion bude vysvobození, a bude svatá, a tak dědičně držeti bude dům Jákobův dědictví svá.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak."Pero en el monte Sion estarán los libertados, y será santo. La casa de Jacob poseerá las posesiones de ellos
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.А на горе Сионе будет спасение, и будет она святынею; и дом Иакова получит во владение наследие свое.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.ובהר ציון תהיה פליטה והיה קדש וירשו בית יעקב את מורשיהם׃
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.واما جبل صهيون فتكون عليه نجاة ويكون مقدّسا ويرث بيت يعقوب مواريثهم.
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫 安 山 必 有 逃 脫 的 人 、 那 山 也 必 成 聖 . 雅 各 家 必 得 原 有 的 產 業
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.在 錫安山 必有 逃脫 的 人 、 那 山 也 必 成聖 . 雅各 家 必得 原有 的 產業
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.تذكرون انني الفتى الاسود من الستينيات انقذت حياته بواسطة السيراميك.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.제가 60년대에 도자기를 통해 인생을 구원받은 흑인 애라는 거 기억하세요.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Aduceţi-vă aminte că sunt băiatul negru din anii 60 care şi-a salvat viaţa datoriă ceramicii.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Emlékezzenek, hogy én vagyok a fekete srác a '60-as évekből, akit a kerámia mentett meg.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Erinnert ihr euch an das schwarze Kind aus den '60ern dessen Leben von Keramik gerettet wurde?
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Herinner je dat ik die zwarte jongen uit de jaren '60 ben wiens leven door keramiek werd gered.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Jak pamiętacie, jestem tym czarnym dzieckiem z lat 60tych, któremu życia uratowało garncarstwo.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Recuerden yo soy joven negro de los 60's quien salvó su vida con cerámica.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Ricordate che sono un ragazzo nero dagli anni '60 che si salvò la vita facendo ceramica.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Souvenez vous que je suis le gamin noir des 60's dont la poterie a sauvé la vie.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Помните нали, че аз съм цветнокожото хлапе, което си върна живота с керамиката.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.Помните — я чёрный ребёнок из 60-х, который спас свою жизнь благодаря керамике.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.אל תשכחו שאני הילד השחור משנות ה-60 שקרמיקה הצילה את חייו.
Anımsayın, ben 60'larda hayatı seramik sayesinde kurtulan siyah çocuğum.自分の経験をスラムの子供たちともう一度
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, ocalały z Auschwitz, powiedział: zacytuję:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,아우츠비치 생존자인 사뮤엘 피사는 이렇게 말했습니다.
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Om Samuel Pisar, die Auschwitz overleefde, te citeren,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Přeživší z Osvětimi Samuel Pisar jednou řekl -- a budu ho citovat:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisa, một người sống sót sau vụ Auschiwitz nói và tôi xin trích dẫn,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, Auschwitz egyik túlélője azt mondta, idézem:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, einr der Überlebenden von Auschwitz, hat gesagt, ich zitiere,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, en överlevande från Auschwitz sa, och jag citerar honom,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, ktorý prežil Osvienčim, povedal a citujem:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, preživeli iz Auschwitza, je dejal, citiram:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, seseorang yang selamat dari tragedi Auschwitz berkata dan saya mengutipnya,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, superviviente de Auschwitz dijo, y lo citaré,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, um sobrevivente de Auschwitz disse, e vou citá-lo,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, un sopravvissuto di Auschwitz, ha detto, e lo cito alla lettera,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Samuel Pisar, un survivant d'Auschwitz a dit, je cite,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Ο Σάμουελ Πίσαρ, ένας επιζώντας του Άουσβιτς, είπε, και παραθέτω:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Самуел Писар, оцелял от Аушвиц, ще го цитирам:
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Семюель Пізар, що вижив після Аусшвіца казав, і я повторю його,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,Сэмуэль Писар, выживший после Освенцима, сказал и я его процитирую,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,סמואל פיזר, ניצול אושוויץ אמר, ואני אצטט אותו,
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,يقول ناج من معتقل " اسشويتز " وهو " صامويل بيسار " وأنا أقتبس حرفيا قوله
Auschwitz'ten sağ kurtulan Samuel Pisar şöyle demişti,サミュエル パイサーの言葉を引用します 「自然がどれだけ荒れ狂おうと
Birleşik Devletler tarafından eğitilmişlerdi. Çok az kurtulan oldu.Beberapa orang selamat
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Doktor z Brazílie řekl, že ještě nikoho neviděl přežít roztržení karotické tepny.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Een dokter uit Brazilië zei dat hij nog nooit een overlever van een halsslagaderbreuk had gezien.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Egy brazil doktor azt mondta, még soha senkit nem látott túlélni egy nyaki ütőér átszakadást.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Ein Arzt aus Brasilien sagte, er habe noch niemanden gesehen, der einen Riss der Halsschlagader überlebt habe.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.브라질에서 온 한 의사가 말하길 경동맥이 끊어지고도 살아남은 사람은 처음 본다고 하더군요.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Một bác sĩ từ Brazil nói rằng ông ta chưa bao giờ thấy ai sống được khi bị vỡ động mạch cảnh.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Pewien lekarz z Brazylii powiedział, że nigdy nie widział, żeby pacjent przeżył pęknięcie tętnicy szyjnej.
Brezilya'dan bir doktor önceden hiç şahdamarı yırtılmasından kurtulan birini görmediğini söyledi.Um médico do Brasil disse que nunca tinha visto alguém sobreviver a uma ruptura da carótida.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod