Mürettebat ve yolculardan kurtulan olmadı.이 과정에서 승객과 승무원의 부상은 없었다.
Diğer kurtulanlarla kendi şöhretini hatırlatacak konularda konuşmaya çalışıyor.그녀는 그의 정체를 알기 위해 다른 사람들에게 큰 소리로 도움을 청한다.
Kazadan kurtulan Kaptan Hansson derhal hapse atılır ve mahkemeyi beklemeye başlar.קפטן ספורינג הנסון, שניצל מטביעה, הושלך מיד לכלא והמתין למשפט.
Kurtulan bulunamadı.לא היו ניצולים.
Ayrıca son savaştan kurtulanlar arasındadır.היה בין אחרוני לוחמי המרד שנותרו בחיים.
Enkaza ulaşan yetkililer, kazadan kurtulan olmadığını açıkladı.משטרת נמיביה ציינה כי איש לא שרד את ההתרסקות.
Marie Claire Tchecola, ebola hastalığından kurtulan Gineli bir hemşiredir.שרה שמוקלר אחות רפואית שהצילה רבים.
Kazadan kurtulanlar teker teker ilginç ve dehşet verici kazalarda ölür.בהתנגשות ביניהם טום נהרג בתאונה משונה ומחרידה.
Kurtulan Norveçli araştırmacılara silah doğrultur ve istasyon amiri Garry tarafından vurularak öldürülür.Оцелелият норвежец преследва кучето, стреляйки с пушка, докато не е застрелян от Гари, командира на станцията.
Bu büyüden sağ kurtulan tek kişi olan Harry, büyücü dünyasında "Sağ Kalan Çocuk" olarak tanınır.Хари незабавно се превръща в легенда сред магьосниците и става известен като „момчето, което оживя“.
Mürettebattan kurtulan olmadı.Оцелели от екипажа няма.
Ölümden son anda kurtulan Don Corleone'yi ve tüm aileyi kötü günler beklemektedir.През нощта дон Корлеоне и семейството му оцеляват след опит за покушение.
Uçaktaki 290 kişiden kurtulan olmadı.Няма оцелели от 228-те души на борда.
Burada uçaktan kurtulanlar ile kazadan sonra ilk defa görüşür.С планерът за пръв път са проведени планиращи полети.
Bu grupta hapisten kurtulanların çoğu kısa süre sonra ölmüşlerdir.По-голямата част от тези хора са убити в газовите камери веднага след своето пристигане.
Uçaktaki 88 kişiden kurtulan olmadı.От 860 души на борда никой не оцелява.
Kazada uçaktaki 31 kişiden kurtulan olmadı.От 31-те на борда никой не оцелява.
Kurtulanlar olacak.Оцелели няма.
Avada Kedavra lanetinden sağ kurtulan tek kişidir.Leopolda u Neumu jedini je preživjeli samostan iz rata.
Aynı zamanda kurtulan 3 kişiden de biridir.Među preživjelima je i gđa.
Gemi mürettebatından kurtulan olmadı.Drugi članovi posade broda nisu bili ozlijeđeni.
Kurtulan bulunamadı.Nije bilo preživjelih.
Sekiz yolcu ve üç kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.Nasreću, nije stradao nitko od 8 članova posade i 33 putnika.
224 kişiden kurtulan olmadı.370 osoba nije preživjelo.
Tek kurtulan 47 yaşındaki Marguerite Rouffanche'ydi.Bolja od nje je bila samo Njemica Maria Riesch.
Mürettebattan kurtulan olmadı.Cijela posada je preživjela.
Lanetinden kurtulan Sid bölüm sonunda ölür.Na čelu HOP-a ostaje do smrti.
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.Među njima i djevojkama u vrtu se razviju ljubavne veze, koje Hasan, naravno, iskorištava.
Gemi mürettebatından kurtulan olmadı.Neprežil nikto zo sedemčlennej posádky.
Bu büyüden sağ kurtulan tek kişi olan Harry, büyücü dünyasında "Sağ Kalan Çocuk" olarak tanınır.Stal sa z neho veľmi slávny čarodejník, známy ako "chlapec, ktorý prežil".
Kazadan kurtulan olmamıştır.Zrážku neprežil mjr.
Kazadan kurtulan tek kişi Selim’dir.Jediný kto prežil, bol Odyseus.
Rivayete göre, olaydan kurtulanlar "Finn-troll" hikâyesini yaymıştır.Preživeli so po vrnitvi poročali o Finn-trollu.
Uçakta bulunan 160 yolcu ve 10 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.Nesreče ni preživel nihče od 110 potnikov in 6 članov posadke.
Kurtulan bulunamadı.Nihče ni preživel.
Uçakta bulunan 269 yolcu ve mürettebattan sağ kurtulan olmadı.Visi 269 keleiviai ir įgulos nariai žuvo.
Gemi mürettebatından kurtulan olmadı.Kapitonas nėra laivo įgulos narys.
Penny ve teknesi kurtulanları bulur.Tačiau pingvinams pavyksta užgrobti laivą.
224 kişiden kurtulan olmadı.Reiškia, 214 pabėgo.
Kazadan kurtulan Kaptan Hansson derhal hapse atılır ve mahkemeyi beklemeye başlar.Kapten Söfring Hanson, kes oli laevahuku üle elanud, heideti kohe vangikongi kohut ootama.
Kurtulan bulunamadı.Ellujäänuid ei olnud.
Bu grupta hapisten kurtulanların çoğu kısa süre sonra ölmüşlerdir.Mõned kinnipeetud surid vanglas, nagu sel ajastul tavaline oli.
Mengele’nin deneylerinden kurtulanlar neredeyse her zaman öldürüldü ya da parçalara ayrıldı.Kõik ülejäänud gaeli sportmängud on peaaegu unustatud ja välja surnud.
Uçakta bulunan 160 yolcu ve 10 kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.Lennukis oli 160 reisijat ja 10 meeskonnaliiget.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Ale ještě větší problém je, že ty, které přežijí, vyrůstají s vážnými dlouhodobými zdravotními problémy.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Ale väčším problémom je, že tie, ktoré prežijú, vyrastú s vážnymi, dlho trvajúcimi zdravotnými problémami.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.De a nagyobb gond az, hogy azok, akik túlélik, komoly és hosszú távú egészségügyi problémákkal nőnek fel.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Het grotere probleem is dat de baby's die overleven ernstige, langdurige gezondheidsproblemen hebben.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.하지만 더 큰 문제는 생존한 아이들입니다. 아주 심각하고 장기적인 질병들을 안고 자라나게 되지요.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Mais le vrai problème est que ceux qui survivent grandissent avec des problèmes de santé graves et durables.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Mas o maior problema é que os que sobrevivem desenvolvem-se com problemas de saúde graves a longo prazo.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Pero el mayor problema es que los que sobreviven crecen con graves problemas de salud a largo plazo.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Αλλά το μεγαλύτερο πρόβλημα είναι ότι αυτά που επιζούν μεγαλώνουν με σοβαρά, μακροχρόνια προβλήματα υγείας.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Але більшою проблемою є те, що ті, кому вдається вижити ростуть з важкими, довготривалими проблемами здоров'я.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Более серьёзная проблема состоит в том, что выжившие дети получают тяжелые осложнения на всю жизнь.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.Но по-големият проблем е, че онези, които оцеляват, израстват с тежки, дългосрочни здравословни проблеми.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.אבל הבעיה הגדולה יותר היא שאלה שכן שורדים גדלים עם בעיות בריאות קשות וארוכות טווח.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.لكن المشكلة الأكبر هي أن الناجين منهم ينشأون مع مشاكل صحية طويلة الأمد.
Ama asıl problem yaşayanların, kurtulanların uzun süreli ve şiddetli hastalıklara sahip olması.深刻で長期的な健康問題を抱えてしまうことです 生まれて最初の一ヶ月 赤ん坊のする唯一の仕事は
"Ama kurtulanlar Siyon Dağı'nda toplanacak Ve orası kutsal olacak. Yakup soyu da mirasına kavuşacak.Ali na gori Sionu bode rešitev, in bode sveta; in v last prejme hiša Jakobova posesti onih.