Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtulan ile cümle

kurtulan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Uçaktaki 88 kişiden kurtulan olmadı.Ingen av de 80 ombord överlevde.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Inga överlevande av de 49 ombordvarande påträffades.
Kurtulan bulunamadı.Inga överlevande hittades.
Kurtulan Gürcüler, diğer Sovyet işbirlikçileriyle aynı kaderi paylaşmaktan korkuyorlardı.Rädslan var stor att Finlands skulle gå samma öde till mötes som de övriga länderna i Sovjets intressesfär.
Uçaktaki 290 kişiden kurtulan olmadı.Samtliga 290 personer i flygplanet dödas.
Uçaktaki 23 kişiden kurtulan olmadı.23 personer omkom i flygplanet.
Burada yapılan katliamlarda ailesinin kurtulan tek üyesiydi.Hon var den enda medlemmen i sin familj som överlevde fångenskapen.
Kazada kurtulan olmadı.Ingen överlevde olyckan.
Bu grupta hapisten kurtulanların çoğu kısa süre sonra ölmüşlerdir.Av de få fångarna dödades de flesta efteråt.
Uçaktaki 88 kişiden kurtulan olmadı.На борту літака перебував 88 чоловік.
Uçakta bulunan 269 yolcu ve mürettebattan sağ kurtulan olmadı.Ніхто з 269 членів екіпажу та пасажирів, що були на борту, не вижив.
Gemi mürettebatından kurtulan olmadı.Екіпажу на борту не було.
Göçük altından kurtulan kişi başta sağlıklı gözükebilir.На перший погляд пустеля виглядає неживою.
Mürettebattan kurtulan olmadı.Екіпаж вижив.
Macar askerlerinden kurtulanların sayısı bilinmiyor.Втрати самих повстанців невідомі.
283 yolcudan ve 15 mürettebattan kurtulan olmadı.Загинуло 283 пасажирів і 15 членів екіпажу.
Tek kurtulan 47 yaşındaki Marguerite Rouffanche'ydi.Pouze jediná žena přežila, 47 let stará hospodyně Marguerite Rouffanche.
Babası soykırım'dan kurtulan bir Bulgar Yahudisi, Annesi ise Suriye Yahudisi'dir.Jeho otec je přeživší holocaustu z Bulharska a matka je Židovka ze Sýrie.
Bir yıl esarette kaldıktan sonra kurtulan Hersekzade Ahmed Paşa İstanbul'a döndü.Po více než měsíci skrývání a strádání dorazili uprchlíci do Addis Abeby.
Bu katliamdan erkekler, kadınlar ve çocuklardan kurtulan olmadi.Tyto represe se nevyhnuly ani dětem či ženám.
Uçakta bulunan 42 kişiden kurtulan olmadı.Z 62 osob na palubě nehodu nikdo nepřežil.
Kurtulanın olmadığı kazanın sebebi ile ilgili çok spekülasyon ortaya atıldı.Existuje řada spekulací zabývajících se důvody, proč dílo zůstalo nedokončené.
Kendisi Arap sûfilerinin etkilerinden az çok kurtulanlardan biri olarak sayılır.V očích druhých si přála zůstat malou Arabkou.
Hugo "Hurley" Reyes, Lost adlı dizide uçak kazasından kurtulan kazazedelerden biridir.Hugo „Hurley“ Reyes je dalším zachráněným z přední části letadla společnosti Oceanic.
Hayatı kurtulan Yunus bu sefer Tanrı'yı dinler ve Ninovalılara Tanrı'nın mesajını iletir.Jonáš tentokrát Božího hlasu uposlechne a vydává se do Ninive.
Göçmenlerin çoğu ya Holokost'tan kurtulanlar ya da Arap topraklarından kaçan Yahudilerden oluşmaktaydı.Cei mai mulți imigranti erau ori supraviețuitori ai holocaustului sau evrei fugind din teritoriile arabe.
Lightoller felaketten kurtulan en yüksek rütbeli subaydı.Lightoller era cel mai în vârstă ofițer care a supraviețuit dezastrului.
Martin Jarvis, Cosmo Duff-Gordon rolünde: 1 numaralı filikada kurtulan İskoç bir baronet.Martin Jarvis în rolul lui Sir Cosmo Duff-Gordon: Un baronet scoțian care a urcat în Barca de salvare 1.
Macar askerlerinden kurtulanların sayısı bilinmiyor.Numărul soldaților poloni participanți este necunoscut.
Doktor ve Amy birbirine yakın yerlere düşerler ve Alaskada kurtulanlardan olan Harvey tarafından bulunurlar.Oliver Hardy dansează împreună cu cineva și este arătat din spate.
Martin Jarvis, Cosmo Duff-Gordon rolünde: 1 numaralı filikada kurtulan İskoç bir baronet.Sir Cosmo Duff-Gordon (Martin Jarvis): Skót nemes, aki az 1-es csónakban menekült meg.
Sendler, Yahudiler Zegota Konseyi Çocuk Bölümünün son kurtulanı olmuştur.Sendler volt a Żegota Zsidósegítő Tanács Gyermekekért Felelős Részlegéből az utolsó, aki távozott sorainkból.
Uçaktaki 346 kişiden kurtulan olmadı.A balesetet a gépen tartózkodó 346 fő közül senki sem élte túl.
Mürettebat ve yolculardan kurtulan olmadı.Az utasok és a legénység közül sem sérült meg senki sem.
224 kişiden kurtulan olmadı.122 ember túlélte.
Hugo "Hurley" Reyes, Lost adlı dizide uçak kazasından kurtulan kazazedelerden biridir.Hugo "Hurley" Reyes egy szereplő az ABC Lost című sorozatában.
Kurtulan Norveçli araştırmacılara silah doğrultur ve istasyon amiri Garry tarafından vurularak öldürülür.A villanyszerelő túléli a lövést, és panaszt tesz Büky őrnagynál.
Pek çok Jedi o savaşta öldü ancak Ki-Adi-Mundi sağ kurtulanlar arasındaydı.Nagyon sok Jedi esett el abban a háborúban, bár a rend győzedelmeskedett.
Muratağa köyünün imamı da kurtulanların arasındaydı.Mercy térképén ugyancsak a lakott helyek között szerepelt.
Sekiz yolcu ve üç kişilik mürettebattan kurtulan olmadı.A 38 utas és a négy fős személyzet közül senki nem sérült meg.
Düşen İngiliz uçağından kurtulan iki asker de bu barınağı bulur.A Tökölről felszálló német felségjelű gépen utazó két ember életét veszti a balesetben.
Bu felaketten kurtulanlar, bağışlarıyla mucizevi kaçışlarından ötürü kilise inşasına destek olmuşlardır.Az árvíz túlélői fogadalmi adományokkal támogatták, hogy csodálatos megmenekülésük helyszínén templom épüljön.
Tek kurtulan 47 yaşındaki Marguerite Rouffanche'ydi.Yksi nainen, 47-vuotias kotirouva Marguerite Rouffance jäi henkiin.
Sağ kurtulanlar ise Kudüs'e kaçtı.Kaikki hengissä selvinneet evakuoitiin Jerusalemiin.
Orton'un tek kurtulan olduğu maçı kazandı.Orton oli ottelun ainut selviytyjä.
Mürettebat ve yolculardan kurtulan olmadı.Miehistöstä ja matkustajista ei ollut merkkiäkään.
Bardayken aylaklardan kurtulan iki kişiyle karşılaşırlar.Majataloon saapuu kaksi barbaaria, jotka kaipaavat apua.
Kendisi, Black Mesa' da kazasından kurtulan birkaç kişiden biridir.Hän on yksi harvoista Black Mesan onnettomuudesta selvinneistä ihmisistä.
Hugo "Hurley" Reyes, Lost adlı dizide uçak kazasından kurtulan kazazedelerden biridir.Hugo ”Hurley” Reyes on fiktiivinen hahmo yhdysvaltalaisessa draamasarjassa Lost.
Adaya paraşütle düşen kız Hurley'e 815 sayılı uçağın bulunduğunu ve kurtulan olmadığını söyler.Hurley saa tietää Naomilta, että Oceanicin lento 815 on "löytynyt" ilman "henkiinjääneitä".
I. Dünya Savaşı'ndan sonra İngiliz esaretinden kurtulan Heusinger Almanya'ya döndü ve Reichswehr'e girdi.Ensimmäisen maailmansodan jälkeen Heusinger palasi Saksaan ja värväytyi Reichswehriin.
Macar askerlerinden kurtulanların sayısı bilinmiyor.Kuolleiden irakilaissotilaiden määrää ei tiedetä.
Göçük altından kurtulan kişi başta sağlıklı gözükebilir.Ulkopuolisille hän vaikuttaa vielä terveeltä.
Kazadan sağ olarak kurtulan altı kişiden bir tanesi oldu.Kaikki neljä selvisivät onnettomuudesta hengissä.
Bir ara sıkışıklıktan kurtulan otobüs havaalanına doğru yol almaya başlar.Teiden takana alkaa heti Räyskälän ilmailukeskus.
Enkaza ulaşan yetkililer, kazadan kurtulan olmadığını açıkladı.Sairaalan henkilökunta ei uskonut uhrien selviävän elossa.
Kaçıp kurtulan bir grup Çapanoğlu'na durumu olduğu gibi anlatmış.Eräs tarina kertoo Lapinkaivoon upotetun erään lappalaisen.
David Stoliar isimli 19 yaşında bir genç kazadan kurtulan tek kişi oldu.Επέζησε μόνο ένας 19χρονος επιβάτης, ο David Stoliar.
İçerde mahsur kalan 19 işçiden kurtulan olmadı.Από τους 112 επιβαίνοντες δεν επέζησε κανείς.
Yeni negatif kurtulan baskılardan oluşturuldu.Der blev lavet nye negativer efter et overlevende tryk.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod