Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.V tej skupnosti sta bili dve skupini: tisti, ki niso umrli, in tisti, ki so ponovno oživeli.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.W mojej społeczności były dwie grupy. Ci, co nie umarli, i ci, co powrócili do życia.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Εκείνοι που επέζησαν κι εκείνοι που επανήλθαν στη ζωή.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.В нея имаше две групи хора: тези, които не бяха починали и тези, които се бяха върнали към живота.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Моє оточення ділилось на дві групи: тих, хто не помер, і тих, хто повернувся до життя.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.Среди них было две группы людей: те, которые не умерли, и те, которые воскресли, вернулись к жизни.
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.ובקהילה שלי היו 2 קבוצות: אלו שלא מתו, ואלו שחזרו לחיות. אלו שלא מתו חיו בד"כ קשורים למקומם,
Holocaust'tan kurtulanlar arasında baktım ve benim topluluğumda iki grup vardı: ölmeyenler ve hayata dönenler.ただ死ななかったという人達と 精神的にも生きて帰った人達です ただ死ななかった人達は 鎖に繋がれたようで 喜びを享受することなく 誰も信用することができませんでした
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.(75:11) И гнев человеческий обратится во славу Тебе: остаток гнева Ты укротишь.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.(76:11) L`homme te célèbre même dans sa fureur, Quand tu te revêts de tout ton courroux.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Ciertamente la ira del hombre te traerá reconocimiento, y te ceñirás con los sobrevivientes de las iras
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Cơn giận loài người hẳn sẽ ngợi khen Chúa; Còn sự giận dư lại, Chúa sẽ ngăn trở.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Cơn giận loài_người hẳn sẽ ngợi_khen Chúa ; Còn sự giận dư lại , Chúa sẽ ngăn_trở .
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.da Gud reiste sig til dom for å frelse alle saktmodige på jorden. Sela.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.då när Gud stod upp till dom, till att frälsa alla ödmjuka på jorden. Sela.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Gdy Bóg na sąd powstaje, aby wybawił wszystkich pokornych na ziemi. Sela.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Když povstává k soudu Bůh, aby zachoval všecky pokorné na zemi. Sélah.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.진실로 사람의 노는 장차 주를 찬송하게 될 것이요 그 남은 노는 주께서 금하시리이다
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.kun Jumala nousi tuomiolle vapahtaakseen kaikki maan nöyrät. Sela.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Mikor felkelt Isten az ítéletre, hogy megszabadítsa a föld minden nyomorultját! Szela.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Na verdade a cólera do homem redundará em teu louvor, e do restante da cólera tu te cingirás.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Omul Te laudă chiar şi în mînia lui, cînd Te îmbraci cu toată urgia Ta.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Orang-orang yang paling buas pun memuji Engkau, dan yang masih marah memakai kain karung tanda berkabung
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.quando Dio si alza per giudicare, per salvare tutti gli umili della terra
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Res, srd človeški ti je v slavo, z zalogo obilega srda svojega se opašeš.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Thi Folkestammer skal takke dig, de sidste af Stammerne fejre dig.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Toen stond God op als rechter en bevrijdde al de oprechte mensen op aarde.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.vtedy, keď povstáva Bôh, aby súdil, aby spasil všetkých pokorných zeme. Sélah.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Wenn Menschen wider dich wüten, bist du auch noch gerüstet.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Βεβαιως ο θυμος του ανθρωπου θελει καταντησει εις επαινον σου θελεις χαλινωσει το υπολοιπον του θυμου.
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.Наистина човешката ярост ще се обърне в хвала на Тебе; С остатък от яростта ще се опашеш,
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.כי חמת אדם תודך שארית חמת תחגר׃
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.لان غضب الانسان يحمدك. بقية الغضب تتمنطق بها
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.人 的 忿 怒 、 要 成 全 你 的 榮 美 . 人 的 餘 怒 、 你 要 禁 止
İnsanların gazabı bile sana övgüler doğuruyor, Gazabından kurtulanları çevrene topluyorsun.人 的 忿怒 、 要 成全 你 的 榮美 . 人 的 餘怒 、 你 要 禁止
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Aku ingin dikenal bukan sebagai seorang yang selamat dari kanker, melainkan sebagai seorang penguasa kanker.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Chcę być uważana nie za ocalałą z choroby, ale za jej pogromcę.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Chci být známá nikoliv jako člověk, který rakovinu přežil, ale který ji porazil.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.저는 제가 암으로부터 살아난 사람이 아닌 암을 정복한 사람으로 알려졌으면 합니다.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Θέλω να γίνω γνωστή, όχι ως επιζήσασα του καρκίνου αλλά ως αυτή που κατάκτησε τον καρκίνο.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.Я хочу, щоб мене знали не як ту, котра вижила з раком, а як ту, яка його перемогла.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.אני רוצה לקבל הכרה, לא כניצולת הסרטן, אלא ככובשת הסרטן.
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.اريد ان أعرف ليس كناجية من السرطان بل كقاهرة للسرطان
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.癌を克服した者となりたいのです その様を表現した舞踊を披露します
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;Další lidé, kteří slyšeli hlasy a dostali se z toho, kamarádi a spolupracovníci.
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;De mede-overlevers, de mede-stemmenhoorders, de kameraden en collaborateurs.
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;동반 생존자들, 내 말을 들어준 이들, 친구들과 협조자들,
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;Los supervivientes, los compañeros oyentes de voz, los camaradas y colaboradores;
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;Mes compagnons survivants, ceux qui entendent des voix, mes camarades et collaborateurs ;
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;Podobni ocaleni, słyszący głosy, współtowarzysze i koledzy.
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;שורדים כמוני, חברי שומעי הקולות, החברים והשותפים;
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;رفاقي الناجين، رفاقي سامعي الأصوات، الأصدقاء والمتعاونين،
Kurtulan arkadaşlar, diğer ses duyan insanlar, yoldaşlar ve birlikte çalıştıklarım;共に戦う同胞や協力者 いつか自分の娘が戻るのを信じ
Kurtulanlar tek tek geliyordu.A túlélők jöttek egyesével.
Kurtulanlar tek tek geliyordu.De overlevenden kwamen een voor een binnen.
Kurtulanlar tek tek geliyordu.Die Überlebenden kamen einer nach dem anderen.
Kurtulanlar tek tek geliyordu.I sopravvissuti entravano uno alla volta.
Kurtulanlar tek tek geliyordu.생존자가 한 명씩 돌아왔습니다.
Kurtulanlar tek tek geliyordu.Les survivants arrivaient un par un.
Kurtulanlar tek tek geliyordu.Los sobrevivientes llegaban uno a uno.