Onu kurtarmak için geri döndüğünde araç patlar ve her ikisi de ölür.Egy kocsi alá bújnak el, de mikor a kocsi elmegy, megtalálják őket, és el is viszik mindkettőjüket.
Ayrıca Prenses'i kurtarmak için oyuncuya iki saat verilmişti.(Diğer tüm sürümler de bu süre bir saatti.)A többi változattal ellentétben itt a játékos 2 órát kapott, hogy megmentse a hercegnőt.
Onu kurtarmak için çırpınır durur.Feláldozzák a hajukat, hogy megmentsék őt.
İnsanları boğulmaktan kurtarmak için gösterilen cesaret ve becerikliliği tanımak için yaratıltı.Felejthetetlen karaktere és bátorsága mentette meg a kivégzéstől.
2013 yılında Kouchak, Harrods'taki ünlü piyano bölümünü kurtarmak için bir kampanya başlattı.Vuonna 2013 Jason Kouchak johti kampanjaa Harrodsin kuuluisan piano-osaston pelastamiseksi.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.He näkevät helikopterin, joka lähetettiin hakemaan heitä pois.
Jericho, WWE Şampiyonluğu kemerini alıp WWE hayranlarını Orton'dan "kurtarmak" istediğini söyledi.Jericho paljasti hänen aikomuksen hankkia WWE -mestaruuden takaisin ja "pelastaa" WWE Ortonilta.
Gaara; Rock Lee’yi Kaguya Kimimaro ‘dan kurtarmak için tam zamanında yetişmiştir.Gaara saapui pelastamaan Rock Leen taistelusta Kimimaro Kaguyaa vastaan.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.He päättävät pelastaa hänet.
Said Nursi'ye göre bu devirde en önemli görev imanı kurtarmaktır.Luterilaisen opin mukaan siksi juuri lapsikasteessa usko on varmimmin läsnä.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Egyptin valtaus saattoi toteutua mahdollisesti vain osittain.
Padme'ye annesini kurtarmak için doğduğu gezegen olan Tatooine'e geri dönmesi gerektiğini söyler.Anakin palaa Tatooinelle Padmén kanssa pelastaakseen hengenvaarassa olevan äitinsä.
Dünyayı ve tüm hayvanları kurtarmak istiyor (kurbağalar hariç).Yrittää pelastaa maailman kaikki eläimet, erityisesti tiikerit, sukupuutolta.
2013 yılında Kouchak, Harrods'taki ünlü piyano bölümünü kurtarmak için bir kampanya başlattı.2013 Ο Kouchak οδήγησε μια εκστρατεία για να σώσει το διάσημο τμήμα πιάνου στο Harrods.
Biz sadece Türklerden canımızı kurtarmak için Müslüman olduk" dedi.Γίναμε μουσουλμάνοι μόνο για να γλιτώσουμε από τους Τούρκους."
Kalan tutukluları kurtarmak için kuşatanlar geri çekildi.Οι Ιουδαίοι πολιορκητές για να σώσουν τους υπόλοιπους κρατουμένους αποσύρθηκαν.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Τότε ανακαλύπτει πως ο Μπράουν δεν είναι ραββίνος και είπε ψέματα για να σώσει τη ζωή του.
Kocasının onu kurtarmak için verdiği karar, dünyayı fethetme yolundaki en önemli kararlardan birisidir.Ο σύζυγός της την έσωσε και μπορεί αυτή η απόφαση να τον έκανε να αρχίσει να κατακτήσει τον κόσμο.
1943 yılında, Benito Mussolini'nin metresi Clara Petacci'yi kurtarmak için İtalya'ya gönderildi.Το 1943, αποστάλθηκε στην Ιταλία για να πάρει πίσω την ερωμένη του Μπενίτο Μουσολίνι, Κλαρέττα Πετάτσι.
Orhan, oğlunu kurtarmak için Bizans İmparatoru IV. Andronikos Paleologos'a başvurdu.Ο Ορχάν απευθύνθηκε στον Βυζαντινό αυτοκράτορα Ανδρόνικο Δ´ Παλαιολόγο για να σώσει τον γιο του.
Konstans'ın arkasında destek yoktu bu yüzden hayatını kurtarmak üzere kaçtı.Ο Κωνσταντίνος δεν βρισκόταν εκεί και έτσι γλύτωσε.
Hitler'in, durumu "kurtarmak" için tek umut olarak gördüğü Luftwaffe takviye edildi.Η Λούφτβάφε ενισχύθηκε, καθώς ο Χίτλερ τη θεώρησε ως τη μοναδική ελπίδα να σωθεί η κατάσταση.
Mannix 100 bin dolar toplamak ve oyuncusunu kurtarmak zorundadır.Ο Παρίδης παίρνει τις 100.000 και υπογράφει στον ΠΑΟΚ.
Giyotin cezasına mahkum edilen Corday, “Ben, 100.000 kişinin kellesini kurtarmak için 1 kişiyi öldürdüm” dedi.Στη δίκη της, η Κορντέ παραδέχτηκε ότι διέπραξε μόνη της τη δολοφονία, «για να σώσει 100.000 ανθρώπους».
Hitler'in, durumu "kurtarmak" için tek umut olarak gördüğü Luftwaffe takviye edildi.Luftwaffe blev forstærket, da Hitler anså det for at være det eneste håb om at "redde" situationen.
Tek çareleri Narnia'yı kurtarmaktır.Igen må børnene prøve at redde Narnia.
Amaç hapisteki arkadaşları da kurtarmaktır.Formålet med kapringen kan også være at få frigivet fængslede kammerater.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.Han valgte selvmordet for at redde sin familie.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Han opnåede også at få indflydelse over Egypten.
Raiden onu kurtarmak için kendini feda etmek ister ancak yine de kurtarılamaz.Aragorn kommer ham til undsætning, men når ikke at redde ham, før han dør.
Peki Doktor, Dünya'yı kurtarmak için tekrar maceraya atılacak mıdır?Vil mennesket så vende tilbage til at bruge vindens og vandets kraft?
İran, oyunları kurtarmak için hala müzakerelerde bulunduğunu iddia etti.FN har i resolutioner kritiseret Iran for undertrykkelse af bahá'íerne.
Kalan tutukluları kurtarmak için kuşatanlar geri çekildi.De arresterede omgående de tilbageværende europæere.
2013 yılında Kouchak, Harrods'taki ünlü piyano bölümünü kurtarmak için bir kampanya başlattı.I 2013 ledet Kouchak en kampanje for å redde den berømte pianoavdelingen ved Harrods.
Claudius'un kendisi rahatsızlığını hayatını kurtarmak için abarttığını iddia etmiştir.Claudius selv hevdet at han overdrev sine plager for å redde sitt eget liv.
Michael'ın, Lincoln'ü ölüm cezasından kurtarmak istemesindeki nedenlerden biri de budur.Dette er en av grunnene til at Michael bestemte seg for å hjelpe Lincoln ut av fengselet.
410'da Doğu Roma İmparatorluğu Honorius'u kurtarmak için 6 lejyon (40.000 asker) gönderdi.I 410 sendte Østromerriket seks legioner for å støtte Honorius.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.Hun har fått sitte på med et helikopter for å ta ham igjen.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Han oppnådde også å få innflytelse over Egypt.
Annesi Rebeka, Yakup'u ikiz kardeşi Esav'ın öfkesinden kurtarmak için kardeşi Lavan'ın yanına göndermişti.Rebekka hadde sendt ham dit for å være trygg for sin hevngjerrige tvillingbror Esau.
Boone onu kurtarmak için yüzmüş fakat ona yetişememiştir.Boone svømmer ut, men klarer ikke å nå henne.
Bundan sonraki adım Han'ı kurtarmaktadır.Like etter blir Luke reddet av Han Solo.
Şeritlerden birinde, karakterlerin çocukları kurtarmak için kampanya yaptıkları gösterilmiştir.Det har vært noen strider om hvorvidt serien passer for barn.
İki İsrail Hava Kuvvetleri helikopteri, yaralıları kurtarmak için bölgeye çağrıldı.Dua helikopter militer Israel segera dipanggil untuk mengevakuasi yang cedera.
Claudius'un kendisi rahatsızlığını hayatını kurtarmak için abarttığını iddia etmiştir.Claudius sendiri juga mengakui, bahwa ia sering melebih-lebihkan penyakitnya untuk menyelamatkan nyawanya.
2013 yılında Kouchak, Harrods'taki ünlü piyano bölümünü kurtarmak için bir kampanya başlattı.Tahun 2013 Kouchak memimpin kampanye untuk mempertahankan bagian piano ternama di Harrods.
Aynı zamanda, şirketi Almanya'nın elinden kurtarmak için Hollanda Antillerine taşıdılar.Di saat yang sama, perusahaan itu sendiri pindah ke Antillen Belanda untuk menjaganya dari tangan Jerman.
Tuya'nın engelli kocası Bater ise Tuya’yı kurtarmak adına ondan boşanmak istemektedir.Dan suami-suaminya berhak merujukinya dalam masa menanti itu, jika mereka (para suami) menghendaki ishlah.
Annesi Rebeka, Yakup'u ikiz kardeşi Esav'ın öfkesinden kurtarmak için kardeşi Lavan'ın yanına göndermişti.Ribka, ibu Yakub, telah mengutus Yakub ke sana untuk lari dari kemarahan saudara kembarnya, yaitu Esau.
Kayla gelir ve kız kardeşinin hayatını kurtarmak için yalan söyledim der.Abraham berbohong demi menyelamatkan dirinya dengan mengakui istrinya sebagai adik.
Eleanor hayat pahasına onları kurtarmak için gayret edecektir.Ester bersedia mengorbankan nyawanya dalam usaha menyelamatkan umatnya.
Preyas'ı kurtarmak için savaşıyordur ve başarılı olmuştur.Kemudian dia datang untuk menyelamatkan Aarzoo dan dia berhasil.
Salazar ise Briggs'i kurtarmak yerine diğer askerleri öldürür.Salazar kemudian mengkhianati Briggs dan membunuh 2 pengawalnya.
Ablası See-Hee onu kurtarmak zorundadır.Hwang Kwang-hee menggantikannya.
Baba ailesini bu adamdan kurtarmak zorundadır ve sonunda başarır.Yang terakhir ini sempat dilarang oleh orang tuanya, sebelum akhirnya bisa terus.
Kaçırılan yetenekli insanları kurtarmak için bu güçten faydalanmışlardır.Kesempatan itu dimanfaatkan olehnya untuk merekrut orang-orang berbakat.
Üçüncü Haçlı seferinin amacı Kudüs Latin Krallığını kurtarmaktı ama bu sefer de işe yaramadı.Kemudian Tentara Salib mencoba mendukung Kerajaan Yerusalem dengan menyerang Mesir, tetapi tidak berhasil.
Onu kurtarmak için geri döndüğünde araç patlar ve her ikisi de ölür.Ketika mencoba kabur kembali mobil mereka mati.
2013 yılında Kouchak, Harrods'taki ünlü piyano bölümünü kurtarmak için bir kampanya başlattı.Năm 2013, Kouchak đã dẫn đầu một chiến dịch nhằm cứu khu bán piano nổi tiếng của trung tâm thương mại Harrods.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.Một máy bay trực thăng đã được sử dụng để tìm kiếm họ.