kurtarmış ile cümle

kurtarmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Ľudská obeť je obetovanie človeka bohu vyhasením jeho života.
Birinci Bölük’ü defalarca tehlikeden kurtarmıştır.Tak ako v prvej časti tiahne s početným sprievodom proti nebezpečenstvu.
Mandalorianlar onu kurtarmış ve yanlarına almıştır.Ponori in reševalci odpeljejo še njega.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.S tem, ko žrtvuje pasje življenje, reši človeškega.
Peter Jasper'ın yakın bir arkadaşıdır ve onu yeni doğanları eğittiği yaşamından kurtarmıştır.Peter je Jasperjev dober prijatelj, ki mu je po preobrazbi pomagal zbežati iz vojske.
Birinci Bölük’ü defalarca tehlikeden kurtarmıştır.Komanda keletą kartų žaidė Primera divizione.
Dante daha sonra Trish'in hayatını kurtarmıştır.Tesėją vėliau išgelbėjo Heraklis.
Yıllar önce zengin bir Almanı donmaktan kurtarmıştır.Kelis metus gastroliavo viename iš Vokietijos cirkų.
Kevin 11 Onu Öldürmüştür Yani "Ben'in Hayatını Kurtarmıştır.Tüdruk rääkis hiljem, et tegelikult päästis Bono ta elu.
Ariovistus da kendini kurtarmıştı.Vitruvius läks erru u.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.150년의 고래사냥에서 살아 남은 것이지요.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Den kunne have overlevet 150 års hvalfangst.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Dia mungkin telah bertahan selama 150 tahun dari penangkapan ikan paus.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Elle pourrait avoir survécu 150 ans de pêche à la baleine.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Er könnte 150 Jahre Walfang überlebt haben.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Hij zou 150 jaar walvisjacht kunnen hebben overleefd.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Mohla přežít 150 let lovu velryb.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Możliwe, że przeżył 150 lat wielorybnictwa.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Nó có thể đã sống sót qua 150 năm nghề đánh bắt cá voi.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Poderia ter sobrevivido a 150 anos de caça à baleia.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Potrebbe essere sopravvissuta a 150 anni di caccia alla balena.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Prežila 150 rokov lovu veľrýb.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Pudo haber sobrevivido a 150 años de cacerías.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Se on saattanut selvitä 150 vuotta valaanpyyntiä.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Se poate să fi supravieţuit timp de 150 de ani de vânătoare de balene.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Túlélhetett 150 évnyi bálnavadászatot.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Може да е оцелял 150 години на китолов.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Можливо, він пережив 150 років полювання на китів.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.Он смог выжить после 150 лет охоты на китов.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.יכול להיות שהוא שרד 150 שנות ציד לווייתינים.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.وقد استطاع ان يستمر في الابحار طول تلك المدة
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.そして今一番の脅威は北の氷の消失です
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Egyúttal megmentettek jogos dühömtől azáltal, hogy egy harmadik utat mutattak.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Ele m-au apărat şi de îndreptăţita mea furie oferindu-mi idei noi despre această tactică alternativă.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Elles m'ont aussi sauvée de ma colère juste en m'offrant un aperçu d'une troisième approche.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.그리고 저의 정당한 분노에서도 저를 구해주었습니다. 세번째 방법 속에서 통찰을 제안하면서 말이죠.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Mi hanno anche salvato dal mio rancore e dalla mia indignazione offrendomi uno sguardo su questa terza via.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Ocaliły mnie również przed słusznym gniewem poprzez zaoferowanie wglądu w trzeci sposób.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Sie retteten mich auch vor meinem gerechten Zorn, indem sie mir Einblicke in diesen dritten Weg gewährten.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.También me han salvado de mi justo enojo al ofrecerme puntos de vista sobre esta tercera vía.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Με σώσανε από τη δικαιολογημένη μου οργή δείχνοντάς μου πώς δουλεύει ο τρίτος τρόπος.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Они также спасли меня от моего праведного гнева, предложив мне третий вариант.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.Те също ме спасиха от собствения ми справедлив яд, давайки ми вътрешното измерение на третия път.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.הן גם הצילו אותי מלהט צדקני על-ידי כך, שסיפקו לי תובנות אל הדרך השלישית הזו.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.و لقد انقذنني أيضا من غضبي المبرر بإعطائي نظرة مستقبلية من خلال هذا "الحل الثالث".
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.私を身勝手な怒りから救ってくれました フィリピン人の活動家が私に言いました
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.집단의 집산주의를 일컫는 공산사회주의로부터 개인을 구원했습니다.
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.והצילה אותו מפני הקהילתיות והקולקטיביזם של השבט.
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.وانقذه من " ركب الجمع " الذي كان عنواناً لمفهوم القبيلة
Bireyi, kabilesel cemaatçilikten, ortaklaşacılıktan kurtarmıştır.脱却でした。 そこから沢山の着想を引き出すことができます。
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!Avrebbero potuto salvarci dal precipizio fiscale!
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!Chúng ta đã có thể được giải thoát khỏi vực thẳm ngân sách rồi
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!Dann hätten sie uns vor der Haushaltsklippe retten können!
Bizi bu mali ucurumdan kurtarmis olabilirlerdi!أنها قد أنقذت لنا من الهاوية المالية!
Bu cihaz, kullanan kişinin kalp ritmini kontrol eder ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.Acestea au salvat multe vieți.
Bu cihaz, kullanan kişinin kalp ritmini kontrol eder ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.Dat is een defibrillator, een geïmplanteerd apparaatje dat het hartritme aanstuurt.
Bu cihaz, kullanan kişinin kalp ritmini kontrol eder ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.Ez egy eszköz, amely a szívritmust szabályozza, és amely sok életet mentett már meg.
Bu cihaz, kullanan kişinin kalp ritmini kontrol eder ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.Je to zařízení, které se voperuje do hrudi, řídí srdeční rytmus a už zachránilo spoustu lidských životů.
Bu cihaz, kullanan kişinin kalp ritmini kontrol eder ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.제어하기 위해서 몸 속에 이식된 것으로, 많은 생명을 구했습니다.
Bu cihaz, kullanan kişinin kalp ritmini kontrol eder ve birçok insanın hayatını kurtarmıştır.שמכניסים לגוף כדי לשלוט בקצב הלב, והמכשירים האלה הצילו המון אנשים.

İlgili Sayfalar