Bu sefer onu ölümden kurtaran Belwar olur.Lần này thì ông đồng ý đem quân Thanh Hóa ra cứu.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Sự cứu chuộc.
Onları kurtaran isim ise Asuka oldu.本名は儀助(ぎすけ)。
Can kurtaranlık yapmaktadır.救済にあたる。
Can kurtaranlık yapmaktadır.救援不死。
Numara 0: Tüm afacanları kurtaran kişidir.END 3:約定的看守者 全員存活。
Kendi canını riske atarak komutanının hayatını kurtaranlar.冒着生命危险,保護身在危險中的指挥官。
Doğu Avrupa’da, Almanlar, sadece yahudileri kurtaran kişiyi değil, bütün ailesini öldürürdü.במזרח אירופה הרגו הגרמנים לא רק את המסתירים אלא גם את בני משפחותיהם.
Bu Uçan Hollandalı'yı lanetlemeden kurtaran hareket olmuştur.פעילות החילוץ במבצע הולנדי מעופף קיבלה שבחים.
Ennervate: Sersemlet büyüsünden kurtaran büyü.מפתח הארד - קסם יכול להציל.
Siegfried onu kurtarana kadar da uyumuştur.Siegfried skočí za ňou, aby ju zachránil.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Vzdávajú sa vďaky za spasenie.
Doğan Canku, Ahmet Kurtaran ve Selami Karaibrahimgil tarafından 1969'un son aylarında kuruldu.Grupė buvo įkurta 1969 m. liepos mėnesį narių Doğan Canku, Ahmet Kurtaran ir Selami Karaibrahimgil.
Canını zor kurtaran Nadir Han, bütün ağırlıklarını bırakarak kaçtı.Refugio jõupingutused poja tagasivõitmiseks jooksevad aina luhta, mis tõukab ta masendusse ja ta kaotab töö.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Nebo on vyhledává krve, rozpomíná se na ni, aniž se zapomíná na křik utištěných.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ai milă de mine, Doamne! Vezi ticăloşia în care mă aduc vrăjmaşii mei, şi ridică-mă din porţile morţii,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Boć on szuka krwi, i mają w pamięci, a nie zapomina wołania utrapionych.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!For han som hevner blod, kommer de elendige i hu, han glemmer ikke deres skrik.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!"HERRE, vær nådig, se, hvad jeg lider af Avindsmænd, du, som løfter mig op fra Dødens Porte,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!HERR, sei mir gnädig; siehe an mein Elend unter den Feinden, der du mich erhebst aus den Toren des Todes,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!여호와여 나를 긍휼히 여기소서 나를 사망의 문에서 일으키시는 주여 미워하는 자에게 받는 나의 곤고를 보소서
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!lebo on vyhľadáva vyliatu krv a pamätá na ňu, nezabúda na krik utrápených.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Lihatlah, musuh menyengsarakan aku; kasihanilah aku, ya TUHAN, luputkanlah aku dari maut
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!rt számon kéri a [kiontott] vért, megemlékezik rólok, nem feledkezik el a szegények kiáltásáról.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Sillä hän, verenkostaja, muistaa heitä eikä unhota kurjain huutoa.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ty han som utkräver blodskulder har kommit ihåg dem; han har icke förgätit de betrycktas klagorop.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Usmili se me, GOSPOD, ozri se v ponižanje moje od sovražnikov mojih, da me vzdigneš izpred smrtnih vrat:
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Vindice del sangue, egli ricorda, non dimentica il grido degli afflitti
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!Ελεησον με, Κυριε ιδε την θλιψιν μου την εκ των εχθρων μου, συ ο υψονων με εκ των πυλων του θανατου,
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!חננני יהוה ראה עניי משנאי מרוממי משערי מות׃
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!ارحمني يا رب. انظر مذلتي من مبغضيّ يا رافعي من ابواب الموت.
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!耶 和 華 阿 、 你 是 從 死 門 把 我 提 拔 起 來 的 . 求 你 憐 恤 我 . 看 那 恨 我 的 人 所 加 給 我 的 苦 難
Acı bana, ya RAB! Ey beni ölümün eşiğinden kurtaran, Benden nefret edenler yüzünden çektiğim sıkıntıya bak!耶和華 阿 、 你 是 從死門 把 我 提拔 起來 的 . 求你憐恤 我 . 看 那 恨 我 的 人 所 加給 我 的 苦難
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Denn er fand sie auf dem Felde, und die verlobte Dirne schrie, und war niemand, der ihr half.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.han traff den trolovede pike ute på marken, hun skrek, men der var ingen til å hjelpe henne.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.han traf hende jo ude i det fri, og den trolovede Pige skreg, men ingen kom hende til Hjælp.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.남자가 처녀를 들에서 만난 까닭에 그 약혼한 처녀가 소리질러도 구원할 자가 없었음이니라
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Lebo ju našiel na poli; zasnúbená dievka kričala, a nebolo nikoho, kto by ju bol zachránil.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Mert a mezõn találta õt; kiálthatott a jegyben járó leány, de nem volt a ki megoltalmazza õt.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Na poli zajisté nalezl ji; křičela děvečka zasnoubená, a žádný tu nebyl, kdo by ji vysvobodil.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.na polju jo je namreč zalotil, zaročena mladenka je vpila, a ni bilo nikogar, ki bi ji bil pomagal.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.pois ele a achou no campo; a moça desposada gritou, mas não houve quem a livrasse. em juizo, entre sangue
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.porque él la halló en el campo y aunque la joven desposada hubiera gritado, no habría habido quien la librara
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.Sillä hän tapasi hänet kedolla; kihlattu tyttö huusi, mutta hänellä ei ollut auttajaa.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.vì người nam gặp con gái trẻ đã hứa gả đó ở ngoài đồng: nàng có thế la lên, mà không ai giải cứu.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.vì người nam gặp con_gái trẻ đã hứa gả đó ở ngoài đồng : nàng có thế la lên , mà không ai giải_cứu .
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.διοτι εν τω αγρω ευρηκεν αυτην, εφωναξεν η ηρραβωνισμενη νεα, αλλα δεν υπηρχεν ο σωζων αυτην.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.ибо он встретился с нею в поле, и хотя отроковица обрученная кричала, но некому было спасти ее.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.понеже, както я е намерил на полето, сгодената мома е извикала, но не е имало, кой да я отърве.
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.כי בשדה מצאה צעקה הנער המארשה ואין מושיע לה׃
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.انه في الحقل وجدها فصرخت الفتاة المخطوبة فلم يكن من يخلّصها
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.因 為 男 子 是 在 田 野 遇 見 那 已 經 許 配 人 的 女 子 、 女 子 喊 叫 並 無 人 救 他
Adam kızı kırda gördüğünde nişanlı kız bağırmışsa da onu kurtaran olmamıştır.因 為 男子 是 在 田野 遇見 那 已 經許 配人 的 女子 、 女子 喊叫 並無人 救 他
Albay Mustang'in, Bayan Bradley'i kurtaran bir adamından, mesaj var.Μήνυμα από άντρα του Μάστανγκ που βοήθησε την κ. Μπράντλεϊ.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Ale ten, kdo zachránil So-hwa nebyl nikdo jiný, než Yl Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Ale wtedy uratował ją nie kto inny, jak sam Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Dar acela care a salvat-o pe So-hwa a fost nimeni altul decât Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.El tipo que rescató a So-hwa era nada más y nada menos que Yi Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Maar degene die So-hwa heeft gered, was niet anders dan Yl Gwak.
Ama So-hwa'yı kurtaran Yl Gwak'tan başkası değildi.Mais Yi-gwak a sauvé So-hwa.