Düşmanlarımızdan bizi kurtarana, _iSevgisi sonsuzdur;And has delivered us from our adversaries; for his loving kindness endures forever:
Sensin kralları zafere ulaştıran, Kulun Davutu kötülük kılıcından kurtaran.You are he who gives salvation to kings, who rescues David, his servant, from the deadly sword.
Canını kurtaran onu yitirecek. Canını benim uğruma yitiren ise onu kurtaracaktır.He who seeks his life will lose it; and he who loses his life for my sake will find it.
Ya RAB, beni kurtaran Tanrı, Gece gündüz sana yakarıyorum.O LORD God of my salvation, I have cried day and night before thee:
“Bunu iyileştiren, kurtaran yok mu?” der.And it is asked: "Is there any reciter of charms and amulets?"
Travma ve acil servis alanlarında hayat kurtaran pek çok teletıp müdahalesi örneği mevcut.There are many examples in trauma and emergency medicine of lifesaving telemedicine interventions.
Ev sahipliği, başta yaşlılar olmak üzere pek çok Yunan vatandaşını iflastan kurtaran tek şey.Home ownership is all that's keeping many Greeks, especially the old, from going under.
Oskar Schindler, 1.200 Yahudi'nin hayatını kurtaran II. Dünya Savaşı dönemi sanayicisiOskar Schindler, World War II-era industrialist who saved 1,200 Jewish lives
Höfuðlausn - yazarının kafasını kurtaran Eric Bloodaxe için bir övgü.Höfuðlausn ‒ a praise for Eric Bloodaxe, that saved its author's head.
Li Tang'ın Devletini Kurtaran Jin'in Medeni Dükü (1140)Li Tang's The Civilized Duke of Jin Recovering His State (1140)
Burada ortadan kayboldu ve 1859'da onu kurtaran Samuel Baker tarafından görüldü.Here she disappeared as child only to be seen in 1859 by Samuel Baker who rescued her.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Mein Erlöser lebt.
Teröristlerin ise rehineleri kurtaran terörle mücadele ekibini engellemesi gerekir.In der Rettungsmission muss der Spieler Geiseln befreien.
Ennervate: Sersemlet büyüsünden kurtaran büyü.Schwarzmagier: Das Equilant zu den heilende Zauberer.
Dünyayı Kurtaran Adam filmini yönetmiştir.Kurzfilmform) The Man Who Invented the Moon.
Can kurtaranlık yapmaktadır.La joie d'être sauvé.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Ayudando a Rescue.
Numara 0: Tüm afacanları kurtaran kişidir.GN 1: Quiero que rescaten a algunas personas.
Can kurtaran sandalında sadece on kişi için yer var.Sulla scialuppa di salvataggio c'è posto solo per dieci persone.
Onu kurtaran ise horace' dir.A salvarla è proprio Nathan.
Doğu Avrupa’da, Almanlar, sadece yahudileri kurtaran kişiyi değil, bütün ailesini öldürürdü.В Восточной Европе немцы убивали не только человека, который укрывал евреев, но также всю его семью.
Filmde yurdunu işgalcilerden kurtaran bir kahraman olarak işlenir.В фильме главного героя спасают от нападения разбойников.
Bu sefer onu ölümden kurtaran Belwar olur.Этим он спасает их от смерти.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Путь ко спасению.
Numara 0: Tüm afacanları kurtaran kişidir.Первое окончание, если спасаешь всех друзей.
Hayatını kurtaran Fırat’a aşık ^Влюблен в Кикна, который отверг его любовь.
Can kurtaranlık yapmaktadır.إنقاذ ما يمكن إنقاذه.
Söz yazarı Tuomas Holopainen bu albüme "hayatımı kurtaran albüm" demiştir.O compositor Tuomas Holopainen disse que este álbum "salvou sua vida".
Can kurtaranlık yapmaktadır.Assim é dada a Salvação.
Bu anıtta ismi yer alanlar, çok büyük kişisel risk alarak Yahudileri kurtaran Yahudi olmayan kişilerdir.Você pode pensar que serão os judeus incrédulos que rejeitaram o Salvador.
Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu, Dünyayı Kurtaran Adam adlı filmin devamı olarak çekilmiş 2006 yapımı film.Dunyayı Kurtaran Adamın Oğlu (2006) Is een parodie op de film Dunyayı Kurtaran Adam.
Onları kurtaran isim ise Asuka oldu.Van hen is de naam Beveland afkomstig.
Doğan Canku, Ahmet Kurtaran ve Selami Karaibrahimgil tarafından 1969'un son aylarında kuruldu.Modern Folk Üçlüsü werd in 1969 opgericht door Doğan Canku, Ahmet Kurtaran en Selami Karaibrahimgil.
Koyunları kurtaran köylüler ise köylerine geri dönmüşler.De studenten springen in het water en de boer gaat met zijn schapen naar huis.
Can kurtaranlık yapmaktadır.De gevleugelde redder.
Bir bakıma durumu kurtaran bu iki tümen olmuştur.Na twee dagen werden de opvarenden gered.
Ennervate: Sersemlet büyüsünden kurtaran büyü.Forcenti – wzmacnia zaklęcie Drętwota.
Bu sefer onu ölümden kurtaran Belwar olur.I właśnie to ratuje go przed klęską.
Koyunları kurtaran köylüler ise köylerine geri dönmüşler.Jakiekolwiek pozostałe latające małpy wróciły do bycia ludźmi.
Hayatını kurtaran Fırat’a aşık ^Jag hängav mig åt kärleken som räddade mig..
Can kurtaranlık yapmaktadır.Situationen är räddad.
Kendi canını riske atarak komutanının hayatını kurtaranlar.Своїми діями він врятував життя командира.
Filmde yurdunu işgalcilerden kurtaran bir kahraman olarak işlenir.У фільмі головного героя рятують від нападу розбійників.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Завіт Спасіння.
Onları kurtaran kişi benim.Це я їх врятував.
Onları kurtaran kişi benim.Це я їх врятувала.
Dünyayı Kurtaran Adam'ın Oğlu, Dünyayı Kurtaran Adam adlı filmin devamı olarak çekilmiş 2006 yapımı film.Син людини, яка врятувала світ — фільм 2006 року знятий як продовження людини, яка врятувала світ.
Bizim Dünyayı Kurtaran Adam dışarıda da büyük yankı uyandırdı 'kült film', 'en kötü film' olarak.Наша людина, яка зберігає світ, також мала великий вплив назовні як "культовий", "найгірший фільм".
Kendi canını riske atarak komutanının hayatını kurtaranlar.Zabitím nepřátel tak zachránil život svému veliteli.
Bu Uçan Hollandalı'yı lanetlemeden kurtaran hareket olmuştur.Zachránce, který má toto údolí zbavit prokletí.
Ve şu ana kadar en çok penaltı kurtaran kaleci Petr Čech'dir.Nejúspěšnějším spolujezdcem v dosavadní historii Valašky je Petr Gross.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Tím dokonal spásu.
Söz yazarı Tuomas Holopainen bu albüme "hayatımı kurtaran albüm" demiştir.Compozitorul Tuomas Holopainen a precizat că „acest album i-a salvat cariera”.
Numara 0: Tüm afacanları kurtaran kişidir.Pas 3: Se adună toate produsele obținute.
Söz yazarı Tuomas Holopainen bu albüme "hayatımı kurtaran albüm" demiştir.Tuomas Holopainen úgy hivatkozott erre az albumra, mint az album, ami megmentette az életét.
Selim Yoludüz, Kurtaran gemisinin geleceğini söyledi.Kretschmer közölte a legénységgel, hogy hajójuk süllyed.
Bu sefer onu ölümden kurtaran Belwar olur.Természetesen meg kell menteniük ezúttal is a világot a gonosztól.
Can kurtaranlık yapmaktadır.Ελάτε στη σωτηρία.
Onu kurtaran ise horace' dir.Manden hun redder er Emmett .
1850’ye dek kilise 1844 deneyimini tecrübe edenlere kurtaran bir bakiye gözüyle bakmıştı.1805" kepada para awak yang selamat dari pertempuran ini.