kurtaracağım ile cümle
kurtaracağım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
11
ORT. KELİME
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.Ty en hämndedag hade jag beslutit, och mitt förlossningsår hade kommit.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.Vì ta đã định ngày báo thù trong lòng ta, và năm cứu chuộc của ta đã đến.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.Vì ta đã định ngày báo_thù trong lòng ta , và năm cứu_chuộc của ta đã đến .
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.Zakaj dan maščevanja je bil v srcu mojem in moje leto odrešenja je prišlo.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.Διοτι η ημερα της εκδικησεως ητο εν τη καρδια μου, και εφθασεν ο ενιαυτος των λελυτρωμενων μου.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.Защото денят за въздаянието бе в сърцето Ми, И годината Ми за изкупване настана.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.ибо день мщения – в сердце Моем, и год Моих искупленных настал.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.כי יום נקם בלבי ושנת גאולי באה׃
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.لان يوم النقمة في قلبي وسنة مفديي قد اتت.
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.因 為 報 仇 之 日 在 我 心 中 、 救 贖 我 民 之 年 已 經 來 到
Çünkü öç alma günü yüreğimdeydi, Halkımı kurtaracağım yıl gelmişti.因 為報 仇 之 日 在 我 心中 、 救贖 我 民 之 年 已 經來 到
Gelip seni kurtaracağım.Aku akan datang dan menolongmu.
Gelip seni kurtaracağım.Ich werde kommen und dich retten.
Gelip seni kurtaracağım.Ik kom eraan en zal je redden.
Gelip seni kurtaracağım.Io vengo a salvarti.
Gelip seni kurtaracağım.O sa vin sa te salvez.
Gelip seni kurtaracağım.Θα έρθω και θα σε σώσω.
Gelip seni kurtaracağım.Я примчусь и спасу тебя!
Hafıza koruyucumuz ve geçmişimizdir, kurtaracağımız son şey ve aramak için geri döneceğiniz ilk şeydir.사진은 우리들의 역사와 기억의 파수꾼입니다. 역사나 기억은 손에 쥘 수는 없지만 회상하고 싶을 때 가장 먼저 찾는 것입니다.
Hafıza koruyucumuz ve geçmişimizdir, kurtaracağımız son şey ve aramak için geri döneceğiniz ilk şeydir.Фото - це наша пам'ять і наша історія, остання річ, яку ми рятуємо, і перша, за якою повертаємось у пошуках.
Hafıza koruyucumuz ve geçmişimizdir, kurtaracağımız son şey ve aramak için geri döneceğiniz ilk şeydir.הצילומים הם שומרי הזיכרון והעבר שלנו, הדבר האחרון שאנו לוקחים איתנו כשאנו בורחים, והדבר הראשון שחוזרים לחפש.
Hafıza koruyucumuz ve geçmişimizdir, kurtaracağımız son şey ve aramak için geri döneceğiniz ilk şeydir.إنها حافظات ذاكرتنا وتاريخنا، آخر شيء قد تلتقطه وأول شيء ستعود لتبحث عنه.
Hafıza koruyucumuz ve geçmişimizdir, kurtaracağımız son şey ve aramak için geri döneceğiniz ilk şeydir.最後に持ち出そうとするもの そして戻った時に最初に探すのが写真です それがこのプロジェクトの全てです
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Con un fischio li chiamerò a raccolta quando li avrò riscattati e saranno numerosi come prima
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Eu lhes assobiarei, e os ajuntarei, porque os tenho remido; e multiplicar-se-ão como dantes se multiplicavam.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.jeg fløjter ad dem og samler dem; thi jeg udløser dem, og de bliver mange som fordum.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Jeg vil pipe til dem og samle dem, for jeg har utfridd dem; og de skal bli tallrike, som de har vært.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Je les sifflerai et les rassemblerai, car je les rachète, Et ils multiplieront comme ils multipliaient.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.내가 그들을 향하여 휘파람 불어 모을 것은 내가 그들을 구속하였음이라 그들이 전에 번성하던 것 같이 번성하리라
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Les llamaré con un silbido y los reuniré, porque los he redimido; y serán tan numerosos como lo fueron antes
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Le voi fluiera şi -i voi aduna, căci i-am răscumpărat, şi se vor înmulţi cum se înmulţeau odinioară.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Šeptati jim budu, a tak je shromáždím; nebo je vykoupím, a rozmnoženi budou, jakož rozmnoženi byli.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Süvöltök nékik és egybegyûjtöm õket, mert megszabadítom õket, és megsokasulnak, a mint megsokasultak vala.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Umat-Ku akan Kupanggil dan Kukumpulkan menjadi satu. Mereka Kubebaskan dan Kubuat sebanyak dahulu
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Zapísknem na nich a shromaždím ich, lebo ich vykúpim, a budú sa množiť, ako sa množili.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Zaświsnę na nich, a zgromadzę ich, bo ich odkupię; i będą rozmnożeni, jako przedtem rozmnożeni byli.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Zažvižgam jim in jih zberem, ker sem jih odrešil; in razmnože se, kakor so se prej razmnožili.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Ще им свирна и ще ги събера, Защото Аз ги изкупих; И ще се наплодят както се бяха наплодили.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.Я дам им знак и соберу их, потому что Я искупил их; они будут так же многочисленны, как прежде;
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.אשרקה להם ואקבצם כי פדיתים ורבו כמו רבו׃
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.اصفر لهم واجمعهم لاني قد فديتهم ويكثرون كما كثروا.
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.我 要 發 侄 聲 、 聚 集 他 們 . 因 我 已 經 救 贖 他 們 . 他 們 的 人 數 必 加 增 、 如 從 前 加 增 一 樣
‹‹Islık çalıp onları toplayacağım, Onları kesinlikle kurtaracağım. Eskiden olduğu gibi Yine çoğalacaklar.我 要 發侄聲 、 聚集 他 們 . 因我 已 經救贖 他 們 . 他 們的 人 數 必 加增 、 如從 前 加增 一 樣
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Bo będę bronił miasta tego, i zachowam je sam dla siebie, i dla Dawida, sługi mego.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Căci Eu voi ocroti cetatea aceasta ca s'o mîntuiesc, din pricina Mea, şi din pricina robului Meu David.`
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››căci Eu voi ocroti cetatea aceasta ca s'o scap, din pricina Mea, şi din pricina robului Meu David!.``
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Denn ich will diese Stadt schützen, daß ich ihr aushelfe um meinetwillen und um meines Dieners David willen.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››És megoltalmazom e várost, hogy megtartsam azt, én érettem és Dávidért, az én szolgámért.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››És megoltalmazom e várost, hogy megtartsam azt én magamért és szolgámért, Dávidért!
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››"Ik zal deze stad genadig zijn, haar redden terwille van mijn naam en die van mijn dienaar David."
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Io proteggerò questa città e la salverò, per riguardo a me stesso e al mio servo Davide
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Jeg værner og frelser denne By for min og min Tjener Davids Skyld!
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Je protégerai cette ville pour la sauver, A cause de moi, et à cause de David, mon serviteur.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Kajti branil bom to mesto, da ga rešim, zaradi sebe in zaradi Davida, svojega hlapca.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››대저 내가 나를 위하며 내 종 다윗을 위하여 이 성을 보호하며 구원하리라 하셨나이다
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››내가 나와 나의 종 다윗을 위하여 이 성을 보호하여 구원하리라 하셨나이다 하였더라
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Lebo budem brániť toto mesto a zastávať ho, aby som ho zachránil pre seba a pre Dávida, svojho služobníka.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Lebo budem brániť toto mesto zastávajúc ho, aby som ho zachránil, pre seba a pre Dávida, svojho služobníka.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Nebo chrániti budu města tohoto, abych je zachoval pro sebe a pro Davida služebníka svého.
‹Kendim için ve kulum Davutun hatırı için Bu kenti savunup kurtaracağım› diyor.››Og jeg vil verne denne by og frelse den, for min skyld og for min tjener Davids skyld.