Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtar ile cümle

kurtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Owen hastaneye kaldırıldı ancak kurtarılamadı.Gianni Versace est amené à l'hôpital mais ne peut être sauvé.
Armida'nin sarayında Rinaldo Armirena'yi tam buyucu Armida onu oldurmek uzereyken buyucunun elinden kurtarir.Dans le palais, Rinaldo sauve Almirena des mains d'Armida qui s'apprêtait à la tuer.
Peki Doktor, Dünya'yı kurtarmak için tekrar maceraya atılacak mıdır?Qui sera prêt à risquer sa vie pour sauver celle de la star internationale?
Harper'ı kurtarırlar ve çatışmaya devam ederler.Harbinger s'interpose et lui sauve la vie.
Yerine gelen Hanspeter Latour da takımı düşmekten kurtaramadı.Günther Lützow, un de ses équipiers, n’a pas réussi à revenir de cette mission.
Soudan ve diğer gemiler bazı kişileri kurtarmayı başarsa da can kayıpları yaşandı.Mais d'autres navires ainsi que la vie de nombreuses personnes furent ainsi sauvés.
O güruhun hiçbiri elinden canını kurtaramadı.Aucun de ces trésors n’a survécu.
Otobüs Alex'e çarpacak iken Carter onu kurtarır.Johnson vient prendre Alex en voiture.
Ülkücü birini İşçi Partili bir adli tıp uzmanın kurtarması kamuoyunca algılanamamıştır.Il n'est pas possible à un patient de délier son médecin du secret professionnel.
Manfred gergedanları alt ederek onu kurtarır.Minty doit les sauver de leurs vies malheureuses.
Orada, o ve diğerleri Luke'un hayatını büyü ile kurtarırlar.Avec d'autres filles, elle devra sauver le monde grâce à sa magie.
Angel ise bu sırada Fred'i kurtarır.Deuce arrive juste à temps pour sauver Anne.
Sonra Jinora onu ve diğerlerini kurtarır.Gingka et les autres sauvent Yu.
Daryl ve Merle'ü kurtarırlar.Il rejoint Carol et Darryl.
Uzun süren bir mücadeleden sonra Ravana yenilir ve Sita kurtarılır.Ce n'est qu'après trois heures d'un combat furieux qu'il est secouru et dégagé.
Sağ kalan 16 kişiye 23 Aralık'ta ulaşılarak kurtarıldı.Au moins 39 survivants ont été secourus au 18 décembre 2009.
83 denizciden ancak 13'ü kurtarılabildi.19 des enfants ont pu être secourus par des pêcheurs.
Dantes onu bu durumdan kurtarır.Tara doit les sauver.
Harry, ona Ginny'i kurtarmaları gerektiğini söyler.Puis elle leur explique qu'elle veut sauver Neil.
Leon Ashley'nin küçük bir kilisede olduğunu öğrenir ve onu kurtarır.Los Illuminados, amènent Ashley dans un petit village et la maintiennent captive.
Ama Akıncı Kertenkele'yi kurtarınca oradan kaçmak zorunda kalmıştır.Pendant que le loup la ramasse, il se sauve.
Behzat gelip annesini kurtarır.Il les retrouvent et sauve sa mère.
Jack'i bir İHA kurtarır.Jack parvient à sauver la famille.
Gapanlı, Seysulan köyleri kurtarılmasinda ve Elnur büyük kahramanlık göstermiştir.Pour tuer Katherine et sauver les habitants de la ville, Elena se sacrifie.
Mandalorianlar onu kurtarmış ve yanlarına almıştır.Ses habitants s'appellent les Savignards et les Savignardes.
Renkli çizimi SdKfz 250/12 leichte Messtruppanzerwagen: Kurtarma ve topçu menzil ölçme aracı.SdKfz 250/12 leichter Messtruppanzerwagen : Véhicule d’observation d’artillerie.
Hiçbir gizli veri kurtarma işlemi sırasında değiştirilemez.Pas de donnée secrète échangée durant le processus de récupération.
Gemiyi kurtarmaya çalışırlar.La réponse immédiate a été d’essayer de sauver le navire.
Bütün bu titiz çalışmalar uluslararası dev kadrolu bu epik üstünyapımı zarar etmekten kurtaramadı.Le poids formidable de ces épidémies a cesser de peser sur nous.
Bu arada kurtarma kuvvetleri aceleyle oluşturulmaktaydı.Mais l'attaque se fit dans la précipitation.
43 kişi olay anında ölürken, 2 kişi kurtarıldı.Deux sont décédés à l'arrivée des sauveteurs,,,,.
Amacı Dünya'yı kurtarmak değil, kardeşinin intikamını almaktır.Son but est de venger la mort de son frère.
Ve Dünya'yı kurtarmak için kendini feda edip ölür.Il a passé sa vie à se sacrifier pour sauver et protéger le monde.
Anvers limanı, 4 Eylül'de 11. İngiliz Zırhlı Tümeni tarafından kurtarıldı.4 septembre : Anvers est libérée par la 11e division blindée britannique.
Ali'yle beraber Zeus'un evine sızarlar ve Sofia'yı kurtarırlar.Je veux et j’exige que Jésus gise et songe chez Zachée.
Taz sevgilisini kurtarmak için maceralara atılmıştır.Ils partent alors à l'aventure afin de sauver leurs amis.
Robo peti ezilmek üzereyken onu kurtarır ama kendisi ezilir.On lui promet d'être libérée si elle le sauve mais il meurt.
Joshua, onu kurtarmak için seferberdir.Hyoma arrive juste à temps pour le sauver.
Ayrıca bu çöküş esnasında yüzlerce kurtarma görevlisi de öldü.Durant ce laps de temps, plusieurs rescapés mourront.
Güvenlik güçleri Bağdat'taki alışveriş merkezine kurtarma operasyonu düzenledi.La base de Défense est gérée par le Groupement de soutien de la base de défense de Djibouti.
Yolda Osman, nişanlısını üç zorbanın elinden kurtarır.Fantômette parvient à libérer ses trois amis.
Kıral bunu kabul eder; Helena'nın tedavisi başarılı olur ve Helena Kıralı'ın hayatını kurtarır.Elle lui dira qu'il existe un remède au vampirisme et qu'il va pouvoir sauver Elena.
Victor onun hayatını bile kurtaracak duruma gelir.Cela lui sauvera peut-être aussi la vie.
Onları kurtarmaya Asuka gelmiştir.Il transforme des mourants pour les sauver.
Bu sırada Georgios Paleologos, Dyrrhachium'dan bir saldırı düzenledi ama durumu kurtarmakta başarılı olamadı.Georges Paléologue tenta une sortie hors de Dyrrachium mais ne put sauver la situation.
Hayatımı kurtardın.Me salvaste la vida.
O, beni bir sürü sorundan kurtaracaktır.Eso me ahorrará muchos problemas.
Organ bağışlarsanız, bir hayat kurtarabilirsiniz.Si donas un órgano, podrás salvar una vida.
Onu kurtarmaya çalışıyordum.Estaba intentando salvarle.
O günü kurtardı.Él salvó el día.
Ben Tom'u kurtarmayı deniyordum.Estaba intentando salvar a Tom.
Ben seni kurtarmaya geliyorum.Vengo a salvarte.
Kitap okuyarak dünyayı kurtaramazsın, ama kendi dünyandan bir süreliğine kurtulabilirsin.No puedes salvar el mundo leyendo un libro, pero te puedes salvar de tu propio mundo por un rato.
Karl, Dünya'yı nükleer bir savaştan kurtardı.Karl salvó el mundo de una guerra nuclear.
Auschwitz’e gönderilmekten kurtardığı ailelerden biri de kendi ailesiydi.Entre los que ella salvó de la deportación a Auschwitz estaba su propia familia.
Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tûr'un sağ yanını vadettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."Junto a vosotros hemos logrado lo imposible y hemos puesto al metal donde le corresponde: ¡en la cima!».
İnsanlar ağlıyor, atlarının toynakları öpüyordu "Bizim kurtarıcılarımız geldi diye."La gente besó los cascos de sus caballos, gritando «nuestros salvadores han venido».
Bir süre sonra adamın Eugene olduğu anlaşılır ve Abraham onu kurtarır.El hombre se revela que es Eugene, y Abraham lo salva.
İmanın seni kurtardı, esenlikle git," der.En adelante no seas incrédulo, sino creyente»".
Noah, silahlara, hastanedeki Beth'i kurtarmak için ihtiyacı olduğunu söyler.Noah les dice que necesitaba sus armas para atacar el hospital y rescatar a Beth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod