Onlar Oscar'ı kurtarmak için plan yaparlar.Il organise un plan pour sauver Simon.
Simon onu kurtarmaya gitmez.Tom va le secourir.
Kraliçe ve yardımcıları canlarını kıl payı kurtararak kaçtılar.La reine et ses enfants durent se cacher.
Buraya onları kurtarmak için bir helikopter gönderilmiştir.Une équipe de sauvetage est envoyée pour les retrouver.
Tong Yabgu Kağan o yılın sonunda ölerek Epifaneia'yı bir barbar ile evlemekten kurtardı.La mort de Ziebel vers la fin de la même année sauva Épiphania d’un mariage avec un barbare.
Bella'da onu kurtarmak için peşinden gitmiştir.Paul arrive à temps pour la sauver.
Kurtarma ekibi en kısa zamanda olay yerindeydi.Les secours sont arrivés sur place rapidement.
Eddard'ın piç oğlu Jon Snow, Duvar'a yeni katılan bir nöbetçiyi diğerlerinin elinden kurtarır.Jon Snow, le fils bâtard d'Eddard, défend une nouvelle recrue qui vient de rejoindre la Garde de Nuit au Mur.
Rose ile diğer kurtarılanlar RMS Carpathia ile New York'a götürülür.Madeleine et les autres rescapés de la catastrophe sont secourus par le RMS Carpathia et ramenés à New York.
23 Kasım 1944: 2. bölüğün Strazburg'u işgalden kurtarması.23 novembre 1944 : libération de Strasbourg par la 2e division blindée.
Bir süre sonra, Sam kurtarılır.Plus tard, Sam est rétabli.
Canını kurtar!Tu dois le sauver !
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.Elle se suicide à la mort de son mari.
Bizi kötü olandan kurtar.Délivre-nous du mal Délivrez-nous du mal
Saat 10:40'ta durdu ve mürettebatı Isokaze ve Hamakaze tarafından kurtarıldı.À 10 h 40, il fut mis en panne et l'équipage fut évacué vers les destroyers Isokaze et Hamakaze.
Dachau kampı 4 Mayıs 1945'te ABD ordusu tarafından kurtarıldı.Le camp de Dachau est libéré par l'armée américaine le 29 avril 1945.
Ayrıca aynı maçta bir de penaltı kurtarmıştır.Il sauve par la même occasion une balle de match.
Güzel'i ve oğlunu kurtarır.Elle peint et idolâtre son fils.
Mike Norris ve annesi Karen zamanında yetişir ve Andy'i kurtarırlar.Heureusement, Dean et Donna arrivent à temps et sauvent Wendy et Sam.
Bu da kritik durumu kurtarır.Il est de toute nécessité de sortir de cette situation critique.
Ardından kız kardeşlerini kurtarır.Finette délivra ses sœurs.
Ardından Bran'in amcası Benjen Stark tarafından kurtarılırlar.Il s’avère que leur sauveur n’est autre que Benjen Stark, l’oncle de Bran.
Zeus ona Hera'yı kurtarmasını emretti.Sato demande alors à Hera de le mettre en sécurité.
Can kurtaranlık yapmaktadır.La joie d'être sauvé.
India, sahip olduğu tek aileyi kurtarmak için kendisini feda etmiştir.Il se considère comme le seul capable de sauver sa famille politique.
Ancak Cullen ailesi Bella'yı ondan kurtarmış ve James'i yok etmiştir.Heureusement, Edward et sa famille arrivent à temps pour sauver Bella, et tuent James.
Bella'yı kurtarmaya çalışır fakat geç kalmıştır.Elle sauve Dawn mais il est trop tard.
Sun a dediğin gibi arkadaşlarını kurtarmak için mi?Il est surnommé « Ed » par ses amis et sa famille.
Hydra onu kurtarmış, beynini yıkamış ve suikastçı yapmıştır.Il a été enlevé par Rugal et ce dernier lui a lavé son cerveau.
Ağabeyi tarafından kurtarılır.Il sera secouru par son frère.
Andrea ise bir elini iplerden kurtarmış, diğer elini de kurtarmaya çalışmaktadır.Marie le soutient d'une main et le retient de l'autre main.
Clark gider ve oradaki insanları kurtarır.Clark arrive cependant à temps pour sauver tout le monde.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Pourquoi enfreint-il systématiquement le règlement de l'hôpital ?
Kızın kütüphanedekileri kurtarması gerektiğini açıklar.Il fait tout pour essayer de sauver les gens présents dans la bibliothèque.
Fakat onları bu durumdan park sahibi kurtarır.Dès lors le propriétaire du parc va tenter de s'en débarrasser.
Doug babasını kurtarmaya çalışır.Kate tente désespérément de sauver son frère.
Çoğu zaman durumu kurtarır.Il les sauve assez souvent.
22 Mayıs'ta Eric Young'ı MVP Kenny King ve Bobgy Lashley'den kurtarır.Le 22 mai à Impact il aide Eric Young à faire fuir MVP, Kenny King et Bobby Lashley et effectue un Face Turn.
On beş rehine kurtarıldı.Il n'y eut que 15 rescapés.
Altıncı kitabı Memleketi Ben Kurtaracağım!Soit je termine sixième soit je sors de la route!
Raiden onu kurtarmak için kendini feda etmek ister ancak yine de kurtarılamaz.Raynor se rend alors sur place pour la sauver, mais c'est déjà trop tard.
Kendinizi kurtarın.Sacrifiez-vous.
Bu kentler daha sonra Amerikan ordusu tarafından kurtarılmıştır.La caserne est ensuite utilisée par l’armée américaine.
Bu anlam sayesinde insan kurtarıldığına inanmıştır.Car c'est en espérance que nous avons été sauvés.
Bir an önce bölgede kurtarma çalışması yapılmadır.Le gouvernement organise aussitôt des opérations de secours dans la région.
Ekibi ise onu kurtarmak için ellerinden geleni yapacaklardır.Les autres employés font tout leur possible pour la sauver.
Gundulf ise hayatını kurtarıp kaçmayı başardı.Govind n'a que le temps de le sauver et de s'enfuir.
Minsk Bagration Harekâtı sırasında, 3 Temmuz 1944'te Sovyet askerleri tarafından kurtarıldı.Minsk fut libérée par les troupes soviétiques le 3 juillet 1944, durant l'Opération Bagration.
Kane'in onu kurtarma çabası sonuçsuz kalır.La tentative de réinsertion de Tony Blundento peine à le satisfaire.
Sonic onu kurtarır.Sonic se propose de l'aider.
Tavandan saplanan bir kılıç Buffy'yi az daha öldürecektir ama Spike onu kurtarır.Elle est sur le point de danser jusqu'à combustion mais Spike la sauve.
Anti-Teröristlerin yalnızca bir rehineyi kurtarma noktasına ulaştırması raundu kazanmaları için yeterlidir.Il suffit pour les antiterroristes de ramener un seul des deux otages pour remporter la manche.
Başkalarınca kurtarma ve yardım faaliyeti gerçekleştirilmiş olmalıdır.Une recherche et un sauvetage s'ensuivent.
Ayrıca mümkün olursa, Mısır'ı kurtarmaktı.Elle s’est malheureusement faite éliminer une nouvelle fois par l’Égypte.
Onun kızını kurtarması için yardım ister.Il appelle sa femme au secours.
1941/1942 Alman hayranları onu baskıdan kurtardılar.Les victoires allemandes de 1941-1942 les empêchent d'agir.
Ertesi gün doğumunda Oz Willow'u kurtarmak için Veruca'yı öldürür.Oz intervient à temps pour sauver Willow.
Doktorların onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu düşünmektedirler.Un seul médecin en Europe a les capacités de le sauver.
Bunların birçoğu ABD destekli Yeşu Operasyonu (Operation Joshua) ile kurtarıldılar.La plupart finirent par être évacués plus tard lors de l'Opération Josué menée par les États-Unis.
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.Il sauve donc son père.