Onu kurtarmak için harekete geçerler.Sie will versuchen, ihn zu retten.
Yakalanıp darp edildiği sırada polis tarafından kurtarıldı ve tutuklandı.Er will springen, wird jedoch von den Polizisten festgehalten und verhaftet.
Visconti, aslı imha edilen filmin sadece bir kopyasını kurtarabildi.Darauf zerstört Smithee die einzige Kopie des Films.
Kralın adamları boğulma taklidi yapan genci kurtarır.Gesandte des Bruders des Königs retten ihn.
Mürettebatın onu gemiye çekerek kurtarmasını istemez.Dieser verwehrt ihm jedoch, das Schiff zu verlassen.
Ertesi gün kurtarılamayarak öldü.Sie konnten am nächsten Tag nur noch tot geborgen werden.
11 kişi olay yerinde can verirken hastaneye kaldırılan 2 kişi kurtarılamadı.Elf Demonstranten mussten am Ort des Geschehens, zwei im Krankenhaus behandelt werden.
Kurt adamlar (Gölgeavcıları ile ateşkes içinde olanlar) çıkagelir ve onları kurtarır.Die Haas- und Sauber-Fahrer sowie Palmer schieden aus.
İlaç, Peeta'nın hayatını kurtarır.Durch das Gegengift kann Percys Leben gerettet werden.
Böylece Doktor'u kurtarır.Der Arzt kann den Jungen retten.
Koşarak adamın yardımına gider ve hayatını kurtarır.In den Wirren der Besetzung konnte er fliehen und sein Leben retten.
Daha sonra Han Solo, Luke Skywalker ve Obi-Wan Kenobi tarafından kurtarılır.Rock erinnert an Han Solo, der Luke Skywalker und Obi-Wan Kenobi zu einem anderen Planeten fliegen soll.
Ayrıca kurtarma çalışmaları sırasında çok yararlı olabilir.Auch als Rettungshund ist er geeignet.
Kurtarma modülü altı kişilik ekip için oturma yerine sahipti.Die offene Karosserie bot auf drei Sitzreihen Platz für sechs Personen.
Hall bu isim sayesinde kariyerinin tümünü kurtarmış diyebiliriz.Diesen Spitznamen behielt er über seine gesamte Karriere.
Burada mülteci Türkleri kurtardı.Den Spaniern gelang es, die Türken zurückzudrängen.
Michonne, Carl'ı son anda kurtarır.Karl Sternau kann ihn in der Karibik endlich befreien.
Doktor, kadını kurtarmaya çalışır ancak başaramaz.Sie versucht, das Kind abzutreiben, doch es gelingt ihr nicht.
Kurtarma ve yangın söndürme ekipleri böylece yangının merkezine ulaşmakta güçlük çekiyordu.Rettungs- und Löschkräfte wurden so daran gehindert, schnell zu den Brandherden vorzudringen.
Max'i alevlerden kurtarır.Smith wird von den Flammen erfasst.
Havacılık eğitim merkezinden hava ekipleri kurtarma hava aracını Teksas'tan Florida'ya getirmişlerdir.Die Rettungskapsel der Raumfähre landet in Texas.
Mandalorianlar onu kurtarmış ve yanlarına almıştır.Die Lampions schafften es, und er wurde gerettet.
Clare'in hayatını kurtarmıştır.Wie die DDR mein Leben rettete.
İbrahim'in bilge siyaseti Şirvanı viran olmaktan ve felaketten kurtardı.İbrahim bevorzugt pastose und zugleich miteinander kontrahierende Farben.
Onu kurtarmak zorundayız.Nous devons la sauver.
İmanın seni kurtardı, esenlikle git," der.Allez à Lui par la foi ».
Onu bir cehennem boyutundan kurtardıklarını düşünmektedirler.Elle leur promet les flammes de l'enfer (Jahannam).
Nuh dedi: “Allah’ın merhamet ettiği dışında hiç kimse için Allah’ın kararından kurtaracak yoktur.”Et Nuh lui dit: "Il n'y a aujourd'hui aucun protecteur contre l'ordre d'Allah.
Ancak bir mucize onları kurtarabilir.Seul un miracle pourrait la sauver.
Kadınlar Tamino’ya onu kendilerinin kurtardığını söylerler.Les trois dames révèlent à Tamino qu'elles lui ont sauvé la vie.
Düğüm, Donna'nın kütüphaneden ayrıldığını ve kurtarıldığını (saklandığını) söyler.Celui-ci explique que Donna a quitté la bibliothèque et a été sauvée.
Yoda, iki genç Jedi'ı kurtarmak için Dooku’nun kaçmasına izin vermiştir.Yoda choisit de laisser Dooku s'en aller pour sauver les deux Jedi.
Ama o değil Ham güçleri ile onları kurtarmıştır.Il ne lui rendit pas son Salam, alors l'homme réitéra son Salam.
Bu yüzden Paris'in kurtarıcısı olarak bilinir.Il est le véritable sauveur de Paris.
Trendeki herkes kurtarıldı; 84 kişi hastaneye yatırıldı ve bir kişi öldü.Tous les passagers sont évacués ; 84 sont admis à l’hôpital et un mort est à déplorer.
Daha önce bulunan insan cesetlerini kurtardı ve iki köpek cesedini de çıkardılar.Auparavant alliés d'Haftar, les Toubous apparaissent alors divisés.
İzleyen günlerde Suursaari'den aldıkları 12.160 kişi kurtardılar.Dans les jours suivants, les navires opérant à partir de Suursaari secoururent 12 160 survivants.
Onlar ışığa yaklaşamazlarsa, kendilerini yitirmiş ve mahkûm etmişler demektir; onları kurtaracağız."Où qu'ils se trouvent, nous les trouverons et les punirons ».
Argnach devlerin toplumuna gidip Evavy-Unaroa'yı kurtarmayı karar verir.Argnach décide d'aller dans la horde des Ogres et délivrer Evavy-Unaroa.
Sadece Heinz Guderian'ın araya girmesiyle yaşamını kurtardı.Seule l'intervention de Heinz Guderian lui sauve la vie.
Böylece Doktor'u kurtarır.Celui-ci libère le Docteur.
Onu kurtarır ve kıyıya çıkarır.Il la sauvera et la ramènera à la surface.
İkinci sezonda Sylar'ı Kirby Plaza'dan kurtarmıştır.Peu après, Candice sauve Sylar à Kirby Plaza.
Nathan, Cooper ve Rachel'ı kurtarmak için suya atlar.Nathan réussit à sauver Cooper et Rachel.
Securitate, onu kurtarmak için parmağını bile kıpırdatmadı.Aucun de ses Decepticons ne lève le petit doigt pour le sauver.
Ve inanmak benim hayatımı kurtardı.Mais j'ai sauvé ma vie.
Yüzbaşı O'Grady, altı gün boyunca Sırp sahasında saklanmış ve Amerikan denizcileri tarafından kurtarılmıştır).O'Grady est sauvé par les Marines américains six jours plus tard.
Max'in babası I. Dünya Savaşı Hans'ın hayatını kurtarmıştır.Il aide Max parce que son père s'est sacrifié pour sauver Hans lors de la Première Guerre mondiale.
Onu kurtarmak için harekete geçerler.Ils discutent sur un moyen de le sauver.
Bu olayda Türk pilot kendisini paraşütle kurtarabildi ancak Yunan pilot olay yerinde hayatını kaybetti.Alors que le pilote Turc réussit à s'éjecter en toute sécurité, le pilote Grec y perdit la vie.
O insanları kurtarmayı seçti.Elle décide d'aller sauver les gens.
İki gün sonra Müttefikler Paris'i kurtardı.Deux jours après, les armées de ces derniers occupent Paris.
Cücenin sakalını oltanın ipinden kurtaramamışlar.Il n'était bien sûr pas question de se débarrasser de son casque.
Bu oyunda daha sonra Robin tarafından kurtarılır ve çeteye katılır.Il se bat contre Robin et rejoint la bande.
"366 kişi kurtarılmayı bekliyor".366 victimes sont déplorées.
Rick ve diğerleri ise Beth ve Carol’ı kurtarmak için Atlanta'ya doğru yola çıkmışlardır.Elle part avec les autres à Atlanta pour secourir Beth et Carol.
Bunun üzerine Yûsuf-i Hemedânî; “Yâ Rabbî, bu kadının oğlunu esirlikten kurtar.Le Coran dit : « O, Zacharie, Nous t'annonçons la nouvelle de ton fils, s'appelant Yahya (Jean).
Çünkü o büyük bekleyişin Düşman ateşinden kurtaracak beni.Pour tromper l'ennemi, il éteint ses feux de poupe.
Daha sonra periler tarafından kurtarılır.Ils sont secourus plus tard par les Compagnons.
Türkiye Nasıl Kurtarılabilir?Alors comment pourrions-nous conquérir le Mexique ?