Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtar ile cümle

kurtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar derhal bizi kurtarmaya geldiler.They came to our rescue at once.
Geçen bir gemi tarafından kurtarıldılar.They were rescued by a passing ship.
Babalarını kurtarmak için acele ettiler.They hurried to their father's rescue.
O çocuklarını boğulmaktan kurtardı.She saved her children from drowning.
Kendi hayatı pahasına bebeğinin hayatını kurtardı.She saved her baby's life at the risk of losing her own.
O hayatta! O boğuluyordu fakat babası onu kurtardı.She's alive! She was drowning, but her father saved her.
Asker kendi hayatı pahasına arkadaşını kurtardı.The soldier saved his friend at the cost of his own life.
Barıştan başka hiçbir şey dünyayı kurtaramaz.Nothing but peace can save the world.
Kaybolan çocuk, kurtarma ekibi gelene kadar dayandı.The lost boy held out until the rescue team came.
Ölüm bile seni benden kurtaramaz.Not even death can save you from me.
Bir insanı kurtar. Bir yamyam ye.Save a human. Eat a cannibal.
Onun kurtarıcı özelliği yok.He has no redeeming traits.
Maximus, Roma'nın kurtarıcısıdır.Maximus is the savior of Rome.
Bir uçuş görevlisi yolcu uçağının enkazından kurtarıldı.A flight attendant was rescued from the wreckage of the passenger plane.
En tuhaf şey onun en büyük düşmanını kaçılmaz bir ölümden kurtarmış olmasıdır.The strangest thing is that he saved his arch enemy from an unavoidable death.
Birçok kişiyi kurtarmak için bir kişiyi feda etmek etik olur muydu?Would it be ethical to sacrifice one person to save many?
Hiçbir günahkar bir vaazın ilk yirmi dakikasından sonra hiç kurtarılmaz.No sinner is ever saved after the first twenty minutes of a sermon.
Birisi onu kurtarmalı, ya da o boğulacak.Someone needs to save him, or he'll drown.
Bir tente onun düşüşünü kırdı ve onun hayatını kurtardı.An awning broke his fall and saved his life.
Milli kurtarma ekipleri beklemede Japonya'ya uçmaya hazır.National rescue teams are on standby ready to fly to Japan.
Onlar diğerlerini kurtarmaya çalışırken öldüler.They died trying to save others.
Andrew Johnson hayatını kurtarmak için evini terk etmek zorunda kaldı.Andrew Johnson had to flee his home to save his life.
Arama ve kurtarma operasyonları hemen başladı.Search and rescue operations began immediately.
Onu kurtaracaksak bir plan formüle etmeliyiz!We have to formulate a plan if we are to save her!
Onun ayağını tuzaktan kurtarmak imkansız.It's impossible to release his foot from the trap.
O, onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.She did her best to rescue him.
O, onu kurtarmak için hayatını riske attı.She risked her life to save him.
Dünya yasalarla kurtarılmayacak.The world is not going to be saved by legislation.
Bir otelde yangın kaçışının nerede olduğunu bilmek hayatınızı kurtarabilir.Knowing where the fire escape is in a hotel may save your life.
Kurtarıcılar çocuğu bulma umuduyla çevreyi aradı.The rescuers searched the surroundings in hopes of finding the child.
Tom, köpeği aç askerler tarafından yenilmekten kurtardı.Tom rescued the dog from being eaten by the hungry soldiers.
Tom yanan bir binadan bir çocuğu kurtarmaya çalışırken öldü.Tom died trying to save a child from a burning building.
Tom Mary'yi kurtarmak için çalıştı.Tom tried to rescue Mary.
Tom Mary'yi kurtarmak için hayatını riske attı.Tom risked his life to save Mary.
Tanrım, beni arkadaşlarımdan kurtar, düşmanlarımla kendim ilgileneceğim!Save me, Lord, from my friends, I will deal with my enemies myself!
Tom bir arama- kurtarma uzmanı olmak istiyordu.Tom wanted to become a search-and-rescue specialist.
Tom Mary'nin başını beladan kurtardıTom got Mary out of trouble.
Tom Mary'yi karışıklıktan kurtardı.Tom got Mary out of a mess.
Tom'dan başımı beladan kurtarmak için bana yardımcı olmasını istedim.I asked Tom to help me get out of trouble.
Sen benim hayatımı kurtardın.You saved my life.
Sen benim kıçımı kurtardın.You saved my ass.
Götümü kurtardın.You saved my ass.
Birisi benim hayatımı kurtardı.Someone saved my life.
Seni kurtarmak için buradayım.I'm here to save you.
O benim hayatımı kurtardı.He saved my life.
Kurtarıldınız mı?Have you been saved?
Tom boğulmaktan kurtarıldı.Tom was saved from drowning.
Organ bağışçısı olmayı kabul edersen, birinin yaşamını kurtarmasına yardım edebilirsin.If you agree to become an organ donor, you may help save someone's life.
Tom Mary'nin hayatını kurtardı.Tom saved Mary's life.
Tom hayatını kurtarmak için koştu.Tom ran for his life.
Tom beni büyük bir dertten kurtardı.Tom helped me out of a jam.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the world's savior.
DNA testi onu tüm suçlamalardan kurtardı.The DNA test cleared him of all charges.
Bu köpek şu küçük kızın hayatını kurtardı.This dog saved that little girl's life.
Kurtarma operasyonuna "Tomodachi Operasyonu" adı verildi.The rescue operation was called "Operation Tomodachi".
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.The father gave his own life in order to save his daughter's.
Onu hemen kurtarmak zorundayız.We have to save him immediately.
Nakiller hayat kurtarırlar.Transplants save lives.
Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.Bulletproof glass has already saved many lives.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod