Ana içeriğe geç
Sözlük

kurtar ile cümle

kurtar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kertenkeleler onları baş belası sineklerden kurtarırThe lizards rid them of flies which can be a ticklish nuisance
Bunun için gerçekten herkesten özür dilerim, çünkü açıkçası hayat kurtarmıyoruz.I really apologize to everybody for doing that, because obviously, we don't.
Bir vücut oyununa bakacağız. Bu, spontane bir kendini yerçekiminden kurtarma isteği.We're going to look at body play, which is a spontaneous desire to get ourselves out of gravity.
Kendimizi bir kurtaralým da, bakacađýz ona. Peki ben ţey yapsam, Kâmil abiyi arasam?Ticket
Beni bu geçtiğimiz sene kurtaran bir özlü söz var Theodore Roosevelt'in.There's a great quote that saved me this past year by Theodore Roosevelt.
Geri yürüyecek ve sana bir kurtarma ekibi göndereceğim.I'll walk back and send rescue for you.
Doğrusunu isterseniz, biz 1000 kişinin işini kurtardık.Well, in fact we saved 1,000 jobs.
Çöküntünün eşiğinde olan otomobil endüstrisini kurtardık.We saved an auto industry that was on the brink of collapse.\
Kızı kurtaran kişi.The one who rescued her.
Hayatımı kurtardığın için teşekkür ederim.Thanks for saving my life.
Demek Gil Dong benim Yi Nok'umu kurtardı?So Gil Dong rescued my Yi Nok?
Yoksa seni niye kurtardım?Why else would I rescue you?
Hayır, biliyorum ki Çince için olmasaydı bile beni kurtarırdın.No, I know you would have rescued me even if it weren't for Chinese.
Eğer Çince olmasaydı, seni kurtarmazdım.If it weren't for Chinese, I wouldn't have rescued you.
Onu kurtarmamalıydım!I shouldn't have rescued her!
Prensi kurtarmak için Kraliçe Dowager'i ateşin içinde bıraktım.I left the Queen Dowager in the fire to rescue the prince.
Şey, beni kurtardın... ... ve bütün ilaçlarımı sattın.Well, you rescued me... and you sold all my medicine.
Gemileri kabarcıklar çıkararak batarken adamlar 3 küçük kurtarma sandalına tıkıştılar.As their ship began to sink beneath the swells, the men huddled together in three small whaleboats.
O zaman biz neden bilyonlarca liralık çekleri sadece bu kişileri kurtarmak için yazalım? -And why should we be rewriting them billions of dollars of checks to essentially just bail them out.
Ta ki sen dudaklarımdan öpüp beni kurtarana kadar.Until you kissed my lips and you saved me
Bu gerçek bir tıbbi ihtiyaç, abartısız hayat kurtarıcı bir bağış.This is a real medical need, literally a life-saving donation.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.To put this differently: larger markets save lives.
Günün, benim kurtarma uzmanlığıma ihtiyacı var!The day needs my saving expertise
Kaderimde seni kurtarmak var.Seems destiny Ends with me saving you
Teşekkürler, bayım, beni kurtardığınız için.Thank you, sir, for saving me Don't worry about it.
Diyorlar ki, onun hayatını kurtarmış.So they say he saved her life
Nee. Sadece bu kadarmi? Hayatini kurtardim ben senin demi?You want to repay me for saving your life just like that?
Hayatımı kurtardığın için sana indirim yapıyorum.I'm saying that I'll cut in half what you owe to your savior!!
Teşekkür ederim Goo Joon Pyo, bugün beni kurtardığın içinThank you Goo JoonPyo, for saving me today.
Tuhaf ve şaşırtıcı gelse de, origami bir gün bir hayat bile kurtarabilir.And as weird and surprising as it may sound, origami may someday even save a life.
İsa'yı kurtarıcı kimse olarak görüyor ve ona işaret ediyor.Christ as the redeemer--and points him out
Ben kadınların bizi nasıl kurtardığıyla ilgileniyorum.I am interested in how women are saving us.
Üç savaş görmüş babam, bu acıdan kendi kız kardeşini kurtaramadı.My father, who had fought in three wars, could not save his own sister from this suffering.
Ayrıca bu üçüncü yolu hakkında içgörü kazanıp haklı öfkemden de beni kurtarmış oldular.They've also saved me from my righteous anger by offering insights into this third way.
Benim kişisel amacım Tazmanya canavarlarını kanserden kurtarmak.My personal aim is to defeat the Tasmanian devil cancer.
Haydi Tazmanya canavarını kanserden nesli tükenen ilk hayvan olmaktan kurtaralım.Let's prevent the Tasmanian devil from being the first animal to go extinct from cancer.
Biz insaları kölelikten kurtarmak için satın almıyoruz.We do not buy people out of slavery.
Seni kurtaracağım !I have to carry you out of here!
Hayatımı kurtardın !You saved my life !
Beni, tamamen yakılıp yıkılan mozeleden .... ...Hoiwai kurtarmış ve denizin ortasına götürmüştüThe imperial mausoleum had collapsed, and they were all buried inside.
Fakat 3.211 e-posta, anlık ileti ve cep telefonu mesajı kadarını kurtarabildim.But there were 3,211 emails and IMs and text messages that I was able to save.
Benim kıçımı kurtardığı için Tanrı'ya şükretmeliyim.I should really thank God for saving my lucky ass.
150 yıl boyunca balina avcilarından canını kurtarmış olabilir.It could have survived 150 years of whaling.
Seni uyuşturucu batağından ... kurtarması inanılmazIt is incredible he would help you... go off drugs
Ama seni bağımlılıktan kurtardıBut he helps you to kick the drug habit
1 kişiyi kurtarmak için tüm çetenin kaçmasına göz yumamayızFor the sake of saving one You've let the drug peddler get away
Kurtarma Yasası diyebilirz, ancak bu da politik değişikliklere gerektirmiyordu.We might say the Recovery Act, but those didn't require policy changes.
FED'in kurtarma planı hakkında konuşmuştuk, şimdi bunun üzerinde biraz düşünelim.So now let's think about, I talked about what the Fed's bailout proposal is.
Ve devlet bu kişileri kurtardı.levered up. And the government even bailed out these dudes.
Seni ondan kurtarmak istiyorum.I want to save you from her.
Yani aslında, Napoleon yenilikçi hükûmeti kurtarabilmişti.And so essentially, Napoleon was able to save the revolutionary government.
Bu sefer sözleşmede, yüzünü kurtarmak için yeterince vereceğim.For this contract, just take enough to appease your pride.
O halde,"Birşeyler gazeteleri kurtarabilir mi? "sorusunu sormalıyız.So, should we rather ask, "Can anything save newspapers?"
Ve bu yüzden, bunu kurtarmak için büyük bir sıçrama yaptık.And because of that, we made a big jump to recover it.
Sanıyorum bu alet penisilinden daha çok yaşam kurtarabilir.I think actually it might be able to save more lives than penicillin.
Bu müzik aleti benim hayatımı kurtardı desek yeridir.This instrument pretty much saved my life.
Kurtarıcıyı çağırmak gibi birşey.It's like calling in the cavalry.
Ben ne yaptım? Ve şans eseri onun hayatını kurtardım.And what I did, I gave him just antibiotics that we care for tuberculosis.
Kendim için, hayatım için ve hayatın gerekleri için bir şeyleri kurtarmalıydım.I have to save something, even myself, my life and life of the staff.
Bazı yeni araçlarımızın motorlarını, onları kurtarabilmek için gömdüm.I buried some of our new vehicle engines, I buried it to save it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurtar ile cümle - Sayfa 21 - kurtar kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App