kurtarır ile cümle

kurtarır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.나는 하나님께 부르짖으리니 여호와께서 나를 구원하시리로다
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.Mas eu invocarei a Deus, e o Senhor me salvará.
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.No obstante, yo clamaré a Dios, y Jehovah me salvará
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.Piombi su di loro la morte, scendano vivi negli inferi; perché il male è nelle loro case, e nel loro cuore
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.Tetapi aku berseru kepada Allah, TUHAN akan menyelamatkan aku
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.Εγω προς τον Θεον θελω κραζει, και ο Κυριος θελει με σωσει.
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.Но аз към Бога ще извикам; И Господ ще ме избави.
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.אני אל אלהים אקרא ויהוה יושיעני׃
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.اما انا فالى الله اصرخ والرب يخلصني‎.
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.至 於 我 、 我 要 求 告 神 . 耶 和 華 必 拯 救 我
Bense Tanrıya seslenirim, RAB kurtarır beni.至於 我 、 我 要求 告神 . 耶和華 必 拯救我
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Altfel spus, pieţele mai mari salvează vieţi.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Anders gezegd: een grotere markt redt levens.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Dengan kata lain, pasar yang besar menyelamatkan kehidupan.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Dicho de otra manera, los mercados grandes salvan vidas.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Dito de outra forma, mercados maiores salvam vidas.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.En d'autres mots, de plus grands marchés sauvent des vies.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.For at sige det på en anden måde: Større målgruppe redder liv.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Hay một ví dụ khác: những thị trường lớn cứu nhiều cuộc sống.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Innymi słowy, większe rynki ratują życie.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Jinak řečeno, čím větší trh, tím více životů lze zachránit.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.다시 말해서 더 큰 시장이 생명을 구합니다.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Másképp fogalmazva, a nagyobb piacok életeket mentenek.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Med andra ord - stora marknader räddar liv.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.O, in altre parole, mercati più ampi salvano vite.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Um es anders auszudrücken: Größere Märkte retten Menschenleben.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Για να τεθεί το ζήτημα διαφορετικά, μεγαλύτερες αγορές σώζουν ζωές.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.Изьясняясь иначе, - более крупные рынки спасают жизни.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.По-іншому, більші ринки рятують життя.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.С други думи, по-големите пазари спасяват живот.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.ובניסוח אחר, שווקים גדולים יותר מצילים חיים.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.لنقل ذلك بشكل مختلف ، الأسواق الكبيرة تنقذ الأرواح.
Bir başka ifadeyle, daha büyük pazarlar hayat kurtarır.この場合困窮は企業を祝福してると言えるでしょう
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Cena skodelice kave lahko reši življenje otroka, prav.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Die Kosten für eine Tasse Kaffee können ein Kinderleben retten, richtig?
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.El valor de una taza de café puede salvar la vida de un niño.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Giá của 1 tách cà phê có thể cứu vớt cuộc sống của một đứa trẻ, đúng không nào.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Ha egy kávé ára megmenti egy gyermek életét, legyen.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Harga secangkir kopi dapat menyelamatkan nyawa seorang anak, bukan?
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Il costo di una tazza di caffè può salvare la vita di un bambino, bene.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Jedna šálka kávy môže zachrániť život dieťaťa.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Kahvikupin hinnalla voi pelastaa
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.커피 한 잔의 값으로 한 아이의 생명을 구할 수 있다고 한다면
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Koszt filiżanki kawy może uratować życie dziecka.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.O preço de uma chávena de café pode salvar a vida de uma criança.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Peníze za šálek kávy mohou zachránit dětský život, víte?
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Prețul unei cești de cafea poate salva viața unui copil, așa este.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Une tasse de café pour sauver la vie d'un enfant.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Voor de prijs van een kopje koffie kon ik een kind redden, toch.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Η αξία για ένα ποτήρι καφέ μπορεί να σώσει την ζωή ενός παιδιού, έτσι;
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Вартість філіжанки кави може врятувати життя дитині, дійсно.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Сумма, равная цене чашки кофе может спасти жизнь ребенка, это так.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.Цената на една чаша кафе може да спаси живота на едно дете, нали.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.מחירה של כוס קפה יוכל להציל חיי ילד. כן, בטח.
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.التي تنص على ان سعر فنجان قهوة قد ينقذُ طفلاً
Bir fincan kahve bir çocuğun hayatını kurtarır ya.子ども1人が救えるのは事実です
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Amíg mi a válság mentőcsomagjaival foglakoztunk, ez történt.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Cât timp noi facem planuri de salvare, asta e ceea ce se întâmplă.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Enquanto fazíamos resgates financeiros, aconteceu isto.
Biz şirketleri iflastan kurtarırken bu oluyordu.Ketika kita mengalami krisis ekonomi, dia tetap terjadi.

İlgili Sayfalar