Dağcı bir kurt kadar açtı.The mountaineer was as hungry as a wolf.
Tanrım, beni arkadaşlarımdan kurtar, düşmanlarımla kendim ilgileneceğim!Save me, Lord, from my friends, I will deal with my enemies myself!
Tom bir arama- kurtarma uzmanı olmak istiyordu.Tom wanted to become a search-and-rescue specialist.
Tom ölümden kıl payı kurtuldu.Tom had a narrow escape from death.
Tom eski arabasından kurtuldu.Tom got rid of his old car.
Tom eski kitaplarından kurtuldu.Tom got rid of his old books.
Tom Mary'nin başını beladan kurtardıTom got Mary out of trouble.
Tom Mary'yi karışıklıktan kurtardı.Tom got Mary out of a mess.
Tom kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.Tom can't seem to get rid of his nasty cold.
Tom'dan başımı beladan kurtarmak için bana yardımcı olmasını istedim.I asked Tom to help me get out of trouble.
Kurtlar ormanda dolaşıyorlar.Wolves wander in the woods.
Sen benim hayatımı kurtardın.You saved my life.
Sen benim kıçımı kurtardın.You saved my ass.
Götümü kurtardın.You saved my ass.
Birisi benim hayatımı kurtardı.Someone saved my life.
Seni kurtarmak için buradayım.I'm here to save you.
O benim hayatımı kurtardı.He saved my life.
Bu gece ateş böcekleri ve yarasalar ve kurt adamlara aittir.Tonight belongs to the fireflies and the bats—and the werewolves.
Kurtarıldınız mı?Have you been saved?
Tom boğulmaktan kurtarıldı.Tom was saved from drowning.
Organ bağışçısı olmayı kabul edersen, birinin yaşamını kurtarmasına yardım edebilirsin.If you agree to become an organ donor, you may help save someone's life.
Tom Mary'nin hayatını kurtardı.Tom saved Mary's life.
Tom hayatını kurtarmak için koştu.Tom ran for his life.
O, yıldırım çarpması sonucu kurtuldu.He survived being struck by lightning.
Yeğenim hâlâ genç olduğu için cezadan kurtuldu.Since my nephew was still young, he was let off the hook.
Tom beni büyük bir dertten kurtardı.Tom helped me out of a jam.
Bu kötü alışkanlıktan kurtulmalısın.You should kick that bad habit.
Senin o kötü alışkanlıktan kurtulman gerekir.You should get rid of that bad habit.
O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak görüyordu.He saw himself as the world's savior.
DNA testi onu tüm suçlamalardan kurtardı.The DNA test cleared him of all charges.
Bu köpek şu küçük kızın hayatını kurtardı.This dog saved that little girl's life.
Bu defa cezadan kurtulamayacağız.We won't be able to evade punishment this time.
Bu sefer, cezandan kurtulamayacaksın.This time, you won't avoid your punishment.
Kurtarma operasyonuna "Tomodachi Operasyonu" adı verildi.The rescue operation was called "Operation Tomodachi".
Asker arkadaşının hayatını kurtarmak için kendini feda etti.The soldier sacrificed himself to save his friend's life.
O felaketten kurtulmaya çalışmak yerine kederi içinde debeleniyor gibi görünüyordu.She seemed to be wallowing in her grief instead of trying to recover from the disaster.
Baba kızının canını kurtarmak için kendi canını verdi.The father gave his own life in order to save his daughter's.
Onu hemen kurtarmak zorundayız.We have to save him immediately.
Nakiller hayat kurtarırlar.Transplants save lives.
Tom kurtulmaya başlıyor ama henüz ormandan çıkmadı.Tom is beginning to recover, but he's not out of the woods yet.
Yemeğini aç kurt gibi yeme. Daha yavaş yemelisin.Don't wolf down your food. You should eat more slowly.
Söz üstüne söz verdi ve sonra onlardan kurtulmaya çalıştı.He made promise after promise and then sought to get out of them.
Kurşun geçirmez cam zaten birçok hayatı kurtardı.Bulletproof glass has already saved many lives.
Sen sadece görünüşü kurtarıyorsun!You're only saving face!
Kredini kurtarmak için kaybını gizlemelisin.To save your credit, you must conceal your loss.
Gaziantep, 1921'de Fransız işgalinden kurtarıldı.Gaziantep was freed from the French occupation in 1921.
Kötü alışkanlığa bir bulaşırsan, ondan kolayca kurtulamazsın.Once you've formed a bad habit, you can't get rid of it easily.
Neden en büyük bankalar en büyük kurtarma paketlerine ihtiyaç duyuyorlar?Why do the largest banks need the biggest bailout?
Beni kurtardığın için tekrar teşekkürler, tekrar.Thanks again for rescuing me, again.
Kanserden kurtulduğum için, ameliyattan sonra mutluydum.After the operation I was happy, since I managed to eliminate the cancer.
Aslanlar kurtlardan daha güçlüdür.Lions are stronger than wolves.
Bir kez daha, kıl payı ölümden kurtuldum.Once again, I was able to escape death.
Henüz kötü soğuk algınlığımdan kurtulmadım.I haven't got rid of my bad cold yet.
Kötü soğuk algınlığımdan henüz kurtulmadım.I haven't gotten rid of my bad cold yet.
Beni kurtardığın için teşekkürler.Thanks for saving me.
Bu konudaki şüphelerimden kurtulamadım.I wasn't able to get rid of my doubts about that.
Ben bir kurt adam olmasam beni hala sever misin?Would you still love me if I wasn't a werewolf?
Seni kurtaramadığım için üzgünüm.Sorry I couldn't save you.
Ondan kurtulamıyorum.I can't get rid of it.
Karıncalardan kurtulmak istiyor.He wants to get rid of the ants.