Ana içeriğe geç
Sözlük

kurt ile cümle

kurt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlar.Wolves won't usually attack people.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmaz.Wolves won't usually attack people.
O kötü alışkınlıktan kurtulmalısın.You must get rid of that bad habit.
Eğer o köprüden düşseydin seni kurtarmak neredeyse imkansız olurdu.If you were to fall from that bridge, it would be almost impossible to rescue you.
Hiç ucu ucuna kurtuldun mu?Have you ever had a narrow escape?
Kurtarma ekipleri depremin kurbanlarına malzeme dağıtacak.The rescue workers are going to hand out supplies to the victims of the earthquake.
Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.Try to hold on until a rescue team arrives.
Kurtarılıncaya kadar bir şey yemedi.She did not eat anything until she was rescued.
Köpeğinizin bağırsak kurtları var. Ona vitamin verin.Your dog has worms. Give him vitamins.
Koşuşturmadan kurtulmak istiyorum.I want to get away from the rat race.
Çarpılmaktan zar zor kurtuldum.I barely missed being struck.
Zor kurtuldum.I had a narrow escape.
Küçük kız gölde boğulmaktan neredeyse kıl payı kurtuldu.It was a close call when the little girl almost drowned in the lake.
O bir saç tarafından kurtarıldı.He was saved by a hair.
Kıl payı kurtuldu.That was a close call.
Açlığın eşiğinde olduğumuz zaman, onlar hayatlarımızı kurtardı.When we were on the brink of starvation, they saved our lives.
Kıl payı ölümden kurtulduk.We escaped death by a hair's breadth.
Çevreyi kirlilikten kurtarmalıyız.We must rescue the environment from pollution.
Tom bizim takımda kurtarma vuruşu yapar.Tom bats cleanup on our team.
Saatlerce dehşete düşürüldükten sonra,sonunda annesi onu kurtardı.After being frightened for many hours, her mother finally saved her.
Ne pahasına olursa olsun onu kurtarmalıyım.I must save her at all costs.
Şüphesiz boğulan çocuğu kurtarmalıyım.I must save the drowning child by all means.
O, tavan arasındaki farelerden kurtulmak zorunda olduğunu söylüyor.He says he must get rid of the mice that are in the attic.
Sürücü ölümden kurtulacak kadar şanslıydı.The driver was so fortunate as to escape death.
Şans eseri, bir gemi geçti ve onlar kurtarıldı.As good luck would have it, a steamer passed by and they were saved.
Doktor yaralı çocuğu kurtarmak için çok çalıştı.The doctor tried hard to save the wounded boy.
Doktor onu kurtarmak için zamanında geldi.The doctor arrived in time to save her.
Doktor hastasını kurtarmak için mümkün olan her vasıtayı denedi.The doctor tried every possible means to save his patient.
Doktorların yapması gereken şey hayatları kurtarmak ve ölüme karşı mücadele etmek.What doctors should do is to save lives and fight against death.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of bad habits.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Kötü bir alışkanlıktan kurtulmak basit değildir.It is not easy to get rid of a bad habit.
Soğuk algınlıgından kurtulamıyorum.I can't get rid of a bad cold.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak çok zordur.It's very hard to get rid of bad habits.
Bir defa kötü bir alışkanlığı başlayınca, ondan kurtulmak zor olabilir.Once you've got into a bad habit, it can be difficult to get out of it.
Bir kez oluşturulan kötü bir alışkanlıktan kurtulmak zordur.A bad habit, once formed, is difficult to get rid of.
Bu çıkmazdan kurtulmaya çalışmalıyız.We must try to break the deadlock.
Biz kazadan kıl payı kurtulduk.We narrowly missed the accident.
Kelime işlemci seni birçok dertten kurtaracak.The word processor will save you a lot of trouble.
Kurtarma ekibi kayıp yolcuları aradı.The rescue party searched for the missing passengers.
Uçmak için kanatlarım olsaydı, onu kurtarmaya giderdim.If I had wings to fly, I would have gone to save her.
Biraz daha erken çıkmış olsaydın, yoğun trafikten kurtulmuş olurdun.If you had left a little earlier, you would have avoided the heavy traffic.
Bu adam gerçekten karaktersiz. Hayatını kurtarmak için bir karar veremedi.This guy is really wishy-washy. He couldn't make a decision to save his life.
Kurtlar bazen toprağa yararlıdır.Worms are sometimes beneficial to soil.
Bill boğulan çocuğu kurtarmak için nehre daldı.Bill dived into the river to save the drowning child.
Kötü soğuk algınlığımdan kurtuldum.I have recovered from my bad cold.
Ben kötü soğuk algınlığımdan henüz kurtulmadım.I have not got rid of my bad cold yet.
Mutlu bir gülümsemeyle görünüşü kurtarabilirsiniz.You can save face with a happy smile.
Sivilcelerimden kurtulamıyorum.I can't get rid of my pimples.
Tom onu yangından kurtardı.Tom saved her from the fire.
Tom Chris'e onun eşarbını sevmediğini söylediğinde, o ondan kurtuldu.When Tom told Chris he didn't like her scarf, she got rid of it.
Sonunda eski arabamızdan kurtulduk.We finally got rid of our old car.
Ondan kurtulmak istiyorum.I want to get rid of it.
Lütfen beni bu ağrıdan kurtar.Please rid me of this pain.
Lütfen beni bu ağrıdan kurtarın.Please rid me of this pain.
Tırnaklarını yeme alışkanlığından kurtulmalısın.You must get rid of the habit of biting your nails.
O tür safça düşüncelerden kurtul.Get rid of those kinds of naive ideas.
Onu bitirip kurtulalım.Let's get it over with.
O beni ona yazma sorunundan kurtaracak.That will save me the trouble of writing to him.
O, beni bir sürü sorundan kurtaracaktır.That will save me a lot of trouble.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod