Bir kurşun kaleme ihtiyacım var. Seninkilerden birini ödünç alabilir miyim?I need a pencil. Can I borrow one of yours?
Kurşun tehlikelidir.Lead is dangerous.
Kurşun geri dönüşümsüz beyin hasarına neden olabilir.Lead can cause irreversible brain damage.
Küçük miktarlarda kurşun bile tehlikelidir.Even small amounts of lead are dangerous.
Zeke Choi'nin omurgası bir suikastçının kurşunuyla paramparça edildi.Zeke Choi's spine was shattered by an assassin's bullet.
Kurs on dört gün sürecek.The course will last fourteen days.
Latince kursları ne zaman başlayacak?When will the Latin courses start?
Tom Udmurtçada bir başlayanlar kursuna katılacak.Tom will join a beginners course in Udmurt.
O bana bir kurşunkalem verdi.She gave me a pencil.
Lütfen bana kurşunkalem verebilir misin?Could you please give me the pencil?
Sanki bir kurşunla yaralanmış gibi düştü.He fell as if wounded by a bullet.
Onun elinde, kurşun altın oldu.In his hand, lead became gold.
Herkes hatalar yapar, bu sebeple onlar kurşun kalemlere silgiler koyarlar.Everybody makes mistakes. That's why they put erasers on pencils.
Simyagerler kurşun gibi baz metalleri altına dönüştürmeye çalıştı.Alchemists tried to turn base metals such as lead into gold.
Kız kardeşim çok düzenli değildir ve kurs için kayıt olmayı unuttu.My sister is not very organized and forgot to register for the course.
Sorbian'da nerede iyi bir kurs bulabilirim?Where can I find a good course in Sorbian?
Yeni bir Türkçe kursumuz için sabırsızlanıyorum.I am excited about our new Turkish course.
Tom bir kurşunla yaralandı.Tom was wounded by a bullet.
Yabancı dilleri bir kursta öğrenmek kendi başına yapmaktan çok daha etkiliIt is way more effective to study foreign languages in a class than to do so by yourself.
Sadece birkaç kurşunum kaldı.I have just a few bullets left.
Golf kursundan çık.Get off the golf course.
Kursu değiştiriyoruz.We're changing course.
Kurşun toksik bir metaldir.Lead is a toxic metal.
Kurs için posta listenize adımı eklemenizi istiyorum.I would like you to add my name to your mailing list for the course.
Ressamlar tarihsel olarak kurşun boya gibi zehirli maddelere maruz kalmışlardır.Artists historically have been exposed to toxic substances such as lead paint.
Beş kişi seken kurşunlar yoluyla yaralandı.Five men were injured by richocheting bullets.
Fadıl'ın göğsünde iki kurşun yarası vardı.Fadil had two gunshot wounds to the chest.
Kurşun kalemimi çakımla keskinleştirdim.I sharpened my pencil with my pocketknife.
Kurşun kalemimi keskinleştirdim.I sharpened my pencil.
Sami kurşunu Leyla'nın kolundan çıkardı.Sami cut the bullet out of Layla's arm.
Yeni bir defter ve birkaç kurşun kalem satın aldım.I bought a new notebook and a couple of pencils.
Bir kurs almakla bir kitap okumak arasındaki fark nedir?What's the difference between taking a course and reading a book?
Neo, kurşunları atlatabilir.Neo can dodge bullets.
Leyla, Sami için kurşununun önüne atladı.Layla took a bullet for Sami.
Öğrencilerin kurstan sonra sınıflarını nasıl temizlediklerini gördük.I saw how the students clean their classroom after the course.
Kurşun, Sami'yi sıyırdı.The bullet missed Sami.
Boya kurşunla doluydu.The paint was full of lead.
Annem bana birkaç kurşun kalem aldı.Mum bought me some colouring pencils.
Kurşun hangi sıcaklıkta erir?At what temperature does lead melt?
Kurşun yumuşak bir metaldir.Lead is a soft metal.
Kurşun ve demir bakırcıyı beslemelidir.Lead and iron must feed the coppersmith.
Ödünç alınmış altın geri talep ettikleri zaman kurşun haline gelir.Borrowed gold becomes lead when they demand it back.
Peynir sabah altın, öğleden gümüş, akşam kurşundur.Cheese is gold in the morning, silver at noon, and lead in the evening.
Onlar hâlâ kurşunu altına dönüştüremiyorlar.They still can not convert lead into gold.
Bir kilo tüy, bir kilo kurşundan hafif midir?Is a pound of feathers lighter than a pound of lead?
O akşamın kursunda dersi üç kez tekrarladım.In the course of that evening I revised the lesson three times.
Bir kurşun kalemim yoktu.I didn't have a pencil.
Tom'un üstünde kurşungeçirmez yelek yok.Tom isn't wearing a bulletproof vest.
Tom kurşungeçirmez yelek giymemiş.Tom isn't wearing a bulletproof vest.
Tom bir kurşun geçirmez yelek giyiyor.Tom is wearing a bulletproof vest.
Bunu kurşun kalemle yazabilir miyim?May I write it in pencil?
Bu bir kurşun kalem değil.That isn't a pencil.
Bu bir kurşunkalem mi?Is that a pencil?
Tom bir kurşun yarasından öldü.Tom died from a gunshot wound.
Kurşun kalem ve tükenmez kalem istiyorum.I want a pencil and a pen.
Sami tanık kürsüsüne oturdu.Sami sat in the witness stand.
Yağmur yağmaya başlamadan önce çadırı kursak iyi olur.We'd better pitch the tent before it starts raining.
Sami tanık kürsüsüne çıktı ve ifade verdi.Sami took the stand and testified.
Tom kurşun kalemimi ödünç vermemi istedi.Tom asked me to lend him my pencil.
Tom bir Fransız kursuna kaydoldu.Tom enrolled in a French course.