kurmuş ile cümle
kurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Die NYSE installierte daraufhin Barrieren, um diese Art des Protestes in Zukunft zu verhindern.
1998 yılında, Ilić Balkanika müzik grubunu kurmuş, ve ilk konserlerini 2000 yılında vermiştir.Im Jahr 1998 gründete Ilić die Band „Balkanika“, mit der er 2000 zusammen das erste Konzert gab.
Böylece köy altı yerleşim yerini kurmuşlardır.Das Dorf weist sechs Wohngebäude auf.
26 Ekim 1954 tarihinde yayıncılar çizgi içeriği düzenlemek için “Comics Code Authority (CCA)”'yı kurmuşlardır.Am 26. Oktober 1954 wurde zur Prüfung von Comics die Comics Code Authority (CCA) eingerichtet.
1939 yılında, Kızıl Ordu Ventspils'de bir üs kurmuştur.Noch im selben Monat installierte die Rote Armee einen Stützpunkt in Ventspils.
Daha sonra Elflerden birçoğu bu kıtaya ulaşarak kendileri için yerleşim yerleri kurmuşlardır.Die meisten unter ihnen ließen ihre Teile abreißen, um Platz für Wohnungen und Gärten zu schaffen.
Japonya tarihinde, samuray egemenliğindeki ilk yönetim hükümetini kurmuştur.Er etablierte die erste von den Samurai dominierte Regierung in der Japanischen Geschichte.
Daha sonra Slavlar bölgede hâkimiyet kurmuştur.Später siedelten Slawen in dem Gebiet.
Yine Urfa'yı (Edessa) işgal eden Baodouin de Urfa Kontluğu'nu kurmuştur.Baqī ibn Machlad wurde auch für seine Gewissensfrömmigkeit (warʿ) und Askese (zuhd) gelobt.
Golf Channel ile yayın ortaklığı kurmuştur.Im Fernsehen läuft eine Sendung des Golfkanals.
Şu anda Big E ve Xavier Woods ile The New Day grubunu kurmuştur.Ende 2014 schloss er sich mit Big E und Xavier Woods zusammen und gründeten The New Day.
South Park'ı Trey Parker ile beraber kurmuştur.Dort lernte er Trey Parker kennen.
1559 yılında ise Juan Fernandez Ladrillero yine adaya çıkmış ve adadakilerle irtibat kurmuştur.1559 betrat Juan Fernández Ladrillero die Insel und nahm Kontakt zu Einheimischen auf.
Hareketten ayrılan radikal grup Pathet Lao (Lao ülkesi) adlı yeni bir örgüt kurmuştur.Aus ihnen entwickelte sich die pro-kommunistische Bewegung Pathet Lao.
Jerry Moss ile birlikte adlarının başharflerini verdikleri A&M Records'u 1962 yılında kurmuştur.Mit Jerry Moss gründete er 1962 das Plattenlabel A&M Records.
1933'te ise bugünkü adı Arıklı olan Mustafamellik mahalleninü kurmuştur.1933 kam er zu seinem heutigen Namen, der so viel bedeutet wie gekräuselter Schoßhund.
Metallica'dan kovulan Mustaine, daha sonra David Ellefson ile tanışarak Megadeth'i kurmuştur.Mustaine gründete daraufhin mit David Ellefson die Metal-Band Megadeth.
Sıra arkadaşı olan Christian ile çok iyi bir dostluk kurmuştur.Mit Anne verbindet ihn nach und nach eine gute Freundschaft.
CDU, SPD ve Yeşiller'le koalisyon kurmuştur.Die CDU sondierte mit den Grünen und mit der SPD.
Aynı tarihlerde “Yaprak Psikiyatrik ve Psikolojik Danışma Merkezi”ni kurmuştur.In dieser Gesellschaft leitete der die Interessensgruppe „Psychology and Counselling“.
Pitanguy Rio de Janeiro şehrinin Botafogo bölgesinde Clínica Ivo Pitanguy adlı özel kliniğini kurmuştur.1963 gründete er in Botafogo die nach ihm benannte Privatklinik Clínica Ivo Pitanguy.
Alman mimar Walter Gropius (1883-1969) kurmuştur.Eine Sonderstellung nimmt der Türdrücker nach Walter Gropius (1883–1969) ein.
Noam Chomsky, üretici dil bilgisi ni kurmuştur.Noam Chomsky: Probleme sprachlichen Wissens.
1968'de kendi adına bir de tiyatro topluluğu kurmuştur.1966 gründete er mit eigenen Mitteln eine Theatergruppe.
Punk Grubu “Bikini Kill”in solistliğini yapmıştır ve Elektro-punk grubu “Le Tigre”yi kurmuştur.Sie war Sängerin der Punkband Bikini Kill und gründete die Electropunkband Le Tigre.
Son olarak Aydın Sanat Evi Tiyatrosunu kurmuştur.Schlusspunkt bildet das Wassertheater.
Ölmemiştir ve tüm tezgâhı kendisi kurmuştur.Sie kam ohne Personal aus, führte sich den gesamten Haushalt selber.
Melikşah'ın Kars ve Iğdır kalelerini işgal hazırlıklarında ordugâhını Melekli üzerinde kurmuştur.Der Korpus und die Schriftrolle sind vergoldet, den Kreuzenden sind Engelsköpfe aufgesetzt.
General George Washington 1779'da burada karargâh kurmuştur.Israel Putnam verwendete das Haus 1779 als Hauptquartier.
O yıllarda Royal Entomological Society of Londonı kurmuştur.Er war Fellow der Entomological Society of London.
Fenikeliler Akdeniz civarında birçok koloni kurmuşlardır.Die Menschheit beginnt, Kolonien auf vielen entfernten Welten zu errichten.
Bunu başarırken ortalama 23 yaşında genç bir takım kurmuştu.Er erzielte diesen Erfolg mit einer Mannschaft deren Altersdurchschnitt 23 Jahre betrug.
1991 yılında grup, "Namasté" ismiyle bir dernek kurmuştur.Bis 1991 spielte man dann unter dem Namen Partizan.
1608 yılında adaya ulaşan hristiyan misyonerler 1612 de ilk kliseyi kurmuşlardır.Im Jahre 1608 erreichten die ersten Jesuiten die Insel und errichteten 1612 die erste Kirche.
Çepniler, kendilerine ait beylikler kurmuşlardır.Die Kubisten halten sich für seine Erben.
1881 yılında prens I. Carol kendini kral ilan ederek Romanya Krallığı'nı kurmuştur.Unter König Carol I. wurde das Land im Jahr 1881 vom Fürstentum zum Königreich Rumänien umgewandelt.
Kendisinin favori öğrencilerinden oluşan Slug Kulübü adında bir öğrenci grubu kurmuştur.Er wurde einer der Lieblingsschüler Liszts.
Beylikli mahallesini muhtemelen bu Avşarlar kurmuştur.Gebaut haben diese Burg wahrscheinlich die Herren von Niederpöllnitz.
Benzer bir kurumu Kahire’de de kurmuştur.Das Beben war auch in Kairo zu spüren.
Nirvana dağıldıktan sonra Pat Smear ve Dave Grohl Foo Fighters'ı kurmuşlardır.Pat Smear spielte später bei Nirvana und den Foo Fighters.
Pınarbaşı mahallesini Kırcaali ve Harmanlı yöresinden göç eden aileler kurmuştur.Dessen Verwandte belagerten und zerstörten daraufhin die Burg Upladen.
Bir kardinal düzenlemek için tedbirler almış ve yakınına Alessandrine semtini kurmuştur.Beide bitten sie um Bestätigung ihrer von Alessandro erhaltenen neuen Ämter.
Burada komünist direnişçi Guy Ducoloné ile temas kurmuştur.Il s'y lie avec un résistant communiste, Guy Ducoloné.
Wrangel, Nisan ayında Sevastopol'da yeni bir Güney Rusya Hükümeti kurmuştur.Wrangel met en place un nouveau gouvernement russe du Sud à Sébastopol en avril.
Holmboe'nin iki küçük kardeşi de Abel'le birlikte eğitim aldı; bu üçlü de aralarında arkadaşlık kurmuştu.Deux des petits frères de Holmboe ont fait leurs études avec Abel, et les trois étaient également amis.
1980’de kendi Londra merkezli bürosunu kurmuştur.En 1980, elle crée sa propre agence à Londres.
2005 yılında Aniplex kendi animasyon stüdyosu A-1 Pictures'i kurmuştur.En 2005, la compagnie a créé le studio d'animation A-1 Pictures.
Helem, Kanada'ya ek olarak Avustralya, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri'nde destek grupları kurmuştur.Helem a également établi des comités de soutien en France, en Australie, et aux États-Unis.
Şubat 2009 yılında Aleksandr Ebralidze Gürcistan Halklar Dünya Kongresi kurmuştur.En février 2009, Alexandre Ebralidze fonde le Congrès mondial des peuples de la Géorgie.
1946 yılında kendi şirketi olan Dino de Laurentiis Cinematografica'yı kurmuştur.En 1946, sa compagnie Dino De Laurentiis Cinematografica se consacre à la production.
Bugün bile Bulgarlar Tuna'da kamp kurmuşlardır ve Konstantinopolis'e yakındır.Et depuis ce jour, les Bulgares campent le long du Danube et sont à proximité de Constantinople.
Yüksek bir uygarlık kurmuşlardı.Nous étions une grande civilisation.
1995'te Cumhuriyetçi Ulusal İttifak'ı (ANR) kurmuştur.En 1995, il fonde le parti de l'Alliance nationale républicaine (ANR).
Yine Urfa'yı (Edessa) işgal eden Baodouin de Urfa Kontluğu'nu kurmuştur.Ils sont rejoints par Egan Bernal (Sky) en bas de la descente.
1933-34 arasında Sorge Japonya’da NKVD için bir casus şebekesi kurmuştur.De 1933 à 1934, Sorge édifie au Japon un réseau pour collecter des informations au profit du NKVD.
Grup daha sonra yanlarına James Valentine'ı alıp Maroon 5 adlı grubu kurmuştur.James Valentine les rejoint et le groupe forme ensemble Maroon 5.
1980'de Bachpan Bachao Andolan'ı kurmuştur.Il a fondé en 1980 l'association Bachpan Bachao Andolan, « Mouvement pour sauver l'enfance ».
Bunlar önce Yeniköy (Ürgüç)`e yerleşmişler, sonra Güzelyurt (Karahöyük)`ü kurmuşlardır.Autrefois les seigneurs eux-mêmes n'échappaient pas à la gouaille qu'ils supportaient de bonne grâce.
Jerry Moss ile birlikte adlarının başharflerini verdikleri A&M Records'u 1962 yılında kurmuştur.En 1962, il fonde avec son partenaire Jerry Moss le label A&M Records.
Tarımda sulama yöntemini kullanmışlardı ve şehirler kurmuşlardı.En revanche, ils cultivaient le blé et vivaient dans des villes.