kurmuş ile cümle

kurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Το Αζερμπαϊτζάν έχει διπλωματικές σχέσεις με 158 χώρες και είναι μέλος 38 διεθνών οργανισμών.
Grubu 1998 yılında Los Angeles'ta abisi Shannon Leto ile birlikte kurmuştur.Σχημάτισε το συγκρότημα το 1998 στο Λος Άντζελες μαζί με το μεγαλύτερό του αδερφό Σάνον Λέτο.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurmuştur.Τα ίδια δικαιώματα ισχύουν για την Ελβετία μέσω σειράς διμερών συμφωνιών.
Litvanya, altı kıtada 149 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve konsolosluklar açmıştır.Η Λιθουανία έχει εγκαθιδρύσει διπλωματικές σχέσεις με 149 χώρες.
Böylece köy altı yerleşim yerini kurmuşlardır.Σε αυτή απογράφονται τα ονόματα έξι οικισμών.
1948'te araba markası Honda şirketini kurmuştur.1948 - Ίδρυση της αυτοκινητοβιομηχανίας Honda, στην Ιαπωνία.
1998 yılında, Ilić Balkanika müzik grubunu kurmuş, ve ilk konserlerini 2000 yılında vermiştir.Το 1998 ίδρυσε το μουσικό σύνολο Balkanika και πραγματοποίησαν την πρώτη τους συναυλία το 2000.
Bir kardinal düzenlemek için tedbirler almış ve yakınına Alessandrine semtini kurmuştur.Ένας καρδινάλιος έλαβε μέτρα για να την αποστραγγίσει πάλι και έχτισε πάνω από αυτή τη γειτονιά Αλεσαντρίνε.
Prof. Farnsworth çılgın bilim adamı deneylerini ve icatlarına kaynak sağlamak için Planet Express'i kurmuştur.Ο Φάρνσγουορθ ίδρυσε την εταιρία Πλάνετ Εξπρές για να χρηματοδοτεί τη δουλειά του ως τρελός επιστήμονας.
Böylece deneysel psikoloji ve kısmen psikofizik alanınlarını kurmuşlardır.Με τον τρόπο αυτό καθόρισαν τα πεδία της Πειραματικής Ψυχολογίας γενικά, και ειδικότερα της ψυχοσύνθεσης.
Atropat, Atropatena bölgesinde (günümüzde İran Azerbaycan'ı) egemenlik kurmuştur.Ο Ατροπάτης κυβέρνησε την περιοχή της Ατροπατηνής (το σημερινό ιρανικό Αζερμπαϊτζάν).
Day of the Daleks hikâyesinde Üçüncü Doktor, kendisiyle karşılaşmış ve etkileşim kurmuştu.Ο τρίτος Doctor αντιμετώπισε αλληλεπίδρασε με τον εαυτό του στην ιστορία η Ημέρα των Daleks.
Arjantin'e yerleşmiş ve kültürel bir dergi olan, Crisis'i kurmuştur.Έζησε στην Αργεντινή όπου ίδρυσε το πολιτιστικό περιοδικό «Κρίσις».
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Σε αυτές τις δύο κύριες χερσονήσους υπάρχουν δευτερεύουσες χερσόνησοι.
Flickr pek çok üçüncü tarafla ortaklıklar kurmuştur.Αυτή η πράξη κατακρίθηκε από ορισμένους χρήστες του Flickr.
Avrupa Parlamentosu'nda Avrupa Doğrudan Demokrasi ve Özgürlük grubunu kurmuştur.Partiets medlemmer i Europa-Parlamentet sidder i Gruppen for et Europa med Frihed og Direkte Demokrati.
Kurmuş olduğu devletin adını "Yeni Devlet" (Neon Kratos) olarak belirledi.Som ny diktator indførte han et regime, der fik navnet Estado Novo (den nye stat).
Ayrıca yine Utsler'la birlikte profesyonel güreş girişimi Juggalo Championship Wrestling 'i de kurmuştur.De har også deres egen vanvittige wrestling promotion, Juggalo Championshit Wrestling.
Aynı zamanda Ruslar Alaska'yı da fethetmiş ve Kaliforniya'da Fort Ross gibi yerleşim yerleri kurmuşlardır.Ekspeditionen gjorde ligeledes ophold på Hawaii og i den russiske handelspost Fort Ross i Californien.
Denizcilik Müsteşarlığını kurmuştur.Hun lærte dem sejdkunsten.
Litvanya, altı kıtada 149 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuş ve konsolosluklar açmıştır.Litauen har diplomatiske forbindelser med 149 lande.
Leningrad Polis Servisi de yamyamlıkla mücadele için ayrı bir departman kurmuştur.Leningrads politi dannede derfor en særlig enhed til at bekæmpe kannibalisme.
Şti.'lerini kurmuştur.I: Svøbt i mår.
Pek çok vali ve belediye başkanıyla yakın dostluk kurmuştu, bir kısmı emrinden çıkmıyordu.Et stort antal talere havde ordet, herunder selvfølgelig borgmesteren, men der var ingen uenighed.
Doğan isminde biri kurmuştur.Hun kaldes Den Skumfødte.
Rivayete göre köyü beş kardeş kurmuştur.I Samtgemeinde Ahlden hører fem kommuner.
Jackson'ın takipçileri modern Demokrat Parti'yi kurmuşlardır.Han var med sine politiske ambitioner med til at forme det moderne demokratiske parti.
II. Basileios (976-1025) şehirde bir garnizon kurmuştur.Vitale Candiano (ca. 966–1017) var den 24. doge i Venedig.
Türlü oyunlar kurmuştur.Et eller andet spil i hvert fald.
Holmboe'nin iki küçük kardeşi de Abel'le birlikte eğitim aldı; bu üçlü de aralarında arkadaşlık kurmuştu.To av Holmboes yngre brødre studerte sammen med Abel, og de tre stod også på vennskapelig fot.
Livia Drusilla üvey kızının ailesine karşı bir komplo kurmuş ve onları perişan etmişti.Livia Drusilla selv konspirerte mot hennes stedatters familie og fikk dem ruinert.
MÖ 48 yılında Sezar'a karşı Pompey'le ittifak kurmuş ve Pompey'in donanmasına Adriyatikte komuta etmiştir.I 48 f.Kr. allierte han seg med Pompeius mot Cæsar og fikk kommandoen over Pompeius' styrker i Adriaterhavet.
Sir Walter Raleigh ise Kuzey Carolina'da Roanoke Adalarında 1587'de ilk koloniyi kurmuştu.Sir Walter Raleigh etablerte den første kolonien i Virginia i 1587 på Roanoke-øya.
Fenikeliler Akdeniz civarında birçok koloni kurmuşlardır.Polisene grunnla flere kolonier rundt Middelhavet.
Üstelik birçok Kızılderili kabilesiyle iyi ilişkiler kurmuş, yeni ticaret yolları açmışlardı.De knyttet kontakter til indianerstammer og åpnet opp handelsveier.
Daha sonra Slavlar bölgede hâkimiyet kurmuştur.Senere bosatte slavere seg i området.
Bunlar önce Yeniköy (Ürgüç)`e yerleşmişler, sonra Güzelyurt (Karahöyük)`ü kurmuşlardır.I tidlige kilder beskrives de som onde, i senere er de velvillig innstilte.
Onlar hem geçmişe hem de geleceğe yönelik bir takvim sistemi kurmuşlardı.I et slikt system kodes fortid og framtid på samme måte.
Otokratik bir hükümet kurmuştur.Der en føydalsk regjering styrer.
Evsizler geçici olarak Golden Gate Parkı'na, sahile ve birçok yere geçici çadırlar kurmuşlardır.Flyktninger satte opp midlertidige teltleirer i Golden Gate Park, Presidio, strender og andre steder.
Punk Grubu “Bikini Kill”in solistliğini yapmıştır ve Elektro-punk grubu “Le Tigre”yi kurmuştur.Hun var vokalist i det nå oppløste Bikini Kill, og senere feminist-elektrogruppen Le Tigre.
İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır.Dyrnes er utdannet siviløkonom.
Prodüktör Timbaland ile Timbaland & Magoo grubunu kurmuştur.Sammen med Magoo utgjør han hiphop-gruppen Timbaland & Magoo.
Kurmuş olduğu devletin adını "Yeni Devlet" (Neon Kratos) olarak belirledi.Som ny diktator innførte han et regime som fikk navnet Estado Novo (den nye staten).
Bu iki büyük devlette bölgede ittifaklar kurmuştu.Det var opprinnelig egne politistyrker i de to grevskapene.
Fransız Akademisi'ni kurmuştur.Forbildet var Det franske akademi.
Burcu Bey bir zaviye kurmuş.Bjarte må si opp noen.
Grup daha sonra yanlarına James Valentine'ı alıp Maroon 5 adlı grubu kurmuştur.Gitaristen James Valentine ble med og de endret navn til Maroon 5.
Sozin bayağı güçlü bir krallık kurmuştu.Sofia hadde den egentlige makten.
Daha sonra Dr. Dre kendi şirketini kurmuştur.Drev senere det egne forlaget Art House.
Güvenlik ve adalet için devletler kurmuşlardır.Befeste demokrati og rettssikkerhet.
2003'te Pantera'nın dağılmasıyla kardeşi Dimebag Darrell ile Damageplan'ı kurmuşlardır.Han var også med på å grunnlegge heavy metal-bandet Damageplan i 2003 sammen med sin bror, Dimebag Darrell.
Şehri Fenikeliler kurmuştur.Byens skjulte årer.
Ayrıca Konstantinopolis'te bir üniversite kurmuştur.Samtidig fikk han et ledende professorat ved universitetet i Konstantinopel.
Harry'nin hayatını kurtarmış ve böylece iyi bir dostluk kurmuşlardır.Matt hadde gjort det for å redde livet på en venn.
Ertuğrul ile iyi ilişkiler kurmuştur.Han hadde et godt forhold til kongemakten.
Tarihte "İyon Kolonileri" adını alan 12 şehir kurmuşlardır.Det var tolv byer som ble kalt joniske i historisk tid.
2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsünde Hematopoietik Kök Hücre Nakli Ünitesi’ni kurmuştur.I 2002 ble han leder ved onkologiavdelingen ved Haukeland universitetssykehus.
Ayrıca bir açık kütüphane, bir kadın kültür merkezi ve bir poliklinik kurmuştur.Man finner også et offentlig bibliotek, en politistasjon og et handleområde.
İnsanoğluna sunduğu yararlı buluşları nedeni ile çağ çağ, kuşakların gönlünde yüzyıllardır taht kurmuştur.Yayasan ini mendanai perawatan medis bagi Righteous among the Nations setiap tahunnya.

İlgili Sayfalar