kurmuş ile cümle
kurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ülkeler IGY için toplamda 55 Antarktika araştırma istasyonu kurmuştur.Aceste țări înființaseră peste 50 de stații antarctic pentru AGI.
Bilindiği kadarıyla dokuz Selesya, on altı Antakya ve altı Laodicea kurmuştur.".Cine din noi știe să recite 11 rapsodii omerice și 9 cântări vergiliane?”
Denizcilik Müsteşarlığını kurmuştur.Se extrage sarea marină.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Letonia a stabilit relații diplomatice cu 158 de țări.
1968'de kendi adına bir de tiyatro topluluğu kurmuştur.În 1968 a fondat Teatrul unui Actor.
1995'te Cumhuriyetçi Ulusal İttifak'ı (ANR) kurmuştur.În anul 1994 a fost întemeiată în aceste teritorii Autoritatea Națională Palestiniană.
O yıllarda Royal Entomological Society of Londonı kurmuştur.Londra: Societatea Regală de Entomologie din Londra, 1937.
Dedesi de orada birkaç okul kurmuş biriydi.Acolo a ținut câțiva copii la învățătură.
Azerbaycan, bugüne kadar 158 ülke ile diplomatik ilişkiler kurmuştur ve 38 uluslararası örgüte üyedir.Azerbajdzsán 158 állammal tart fenn diplomáciai kapcsolatot, és 38 nemzetközi szervezetnek a tagja.
Gümrük tariflerini azaltıp 1913 yılına kadar uygulamada bulunmuş olan yeni bir mali sistemini kurmuştur.Csökkentette a vámtarifákat és olyan független kincstári rendszert hozott létre, amely 1913-ig fennállt.
Viyana Filarmoni Orkestrası'nı 1842 yılında kurmuştur.A Bécsi Filharmonikusok együttes 1842-ben alakult meg.
Westerholt sonradan Delain adlı grubu kurmuştur.Westerholt később megalapította a Delain nevű együttest.
Rolling Stones'u Keith Richards ile birlikte kurmuşlardır.A The Rolling Stones-os Keith Richards játssza.
Ertuğrul ile iyi ilişkiler kurmuştur.Jó kapcsolatokat ápolt Jamhaddal.
Menajeri Chaka Zulu'yla beraber Disturbing tha Peace Şirketi'ni kurmuştur.A menedzserével, Chaka Zuluval együtt alakították a Disturbing Tha Peace nevű kiadót.
Evdi mağazalarını kurmuştur.Házát eladhatta.
Steve Jobs'la birlikte Apple Bilgisayar şirketini kurmuştur.1976 – Steve Jobs két társával megalapítja az Apple Computert.
Hodgson, White ve Wilson Ruston Parva isminde bir grup kurmuştur.Hodgson, White és Wilson megalapította a zenekart Runston Parva néven.
Bu bölgede çok geçmeden Macaristan Prensliği'ni kurmuşlardır.A területen korán megtelepedett a magyarság.
O yıllarda Royal Entomological Society of Londonı kurmuştur.Royal Entomological Society taggá nyilvánította.
1996 yılında kendi mimarlık ofisini kurmuştur.1996-ban alapítja meg saját táncműhelyét.
2005 yılında Aniplex kendi animasyon stüdyosu A-1 Pictures'i kurmuştur.Az Aniplex rendezte az A-1 Pictures stúdióban.
Otto Ernst Remer 1950 yılında Sosyalist Reich Partisi'ni kurmuştur.Papp Ferenc az ötvenes, hatvanas években a szocialista realizmus sémáira esküdött.
Harry'nin hayatını kurtarmış ve böylece iyi bir dostluk kurmuşlardır.Miután Clark megmenti az életét, hamar barátságot kötnek egymással.
Kimsesiz çocuklar adına bir vakıf kurmuştur.A mozgáskorlátozott gyermekekért létesült egyik alapítvány őrzi nevét.
Fransa zaten önceden Rusya ile ittifak kurmuştur.Franciaország ezáltal meglehetősen el volt szigetelve.
Alman mimar Walter Gropius (1883-1969) kurmuştur.Nevét Walter Gropius (1883 – 1969) német építész után kapta.
Bunlardan ilki 23 yaşında kurmuş olduğu Cacophony'dir.Másik hobbija a motorozás, amit huszonhárom évesen kezdett el.
Günümüzde bu Sarıoğlanlı Balkan göçmenleri kendi aralarında bir dernek kurmuşlardır.Ma ezeket a népeket a hatalmas kiterjedésű sivatag választja el egymástól.
Pınarbaşı mahallesini Kırcaali ve Harmanlı yöresinden göç eden aileler kurmuştur.Függelékül: A Sárosvármegyéből eredett, vagy itt megtelepedett családok czimerei.
1006 yılında İdil Bulgarları, ticari amaçlardan dolayı ilk kez Ruslarla diplomatik bağlantılar kurmuşlardır.Az 1903. évi kereskedelmi megállapodás óta vámkedvezményesek voltak az orosz áruk.
Hardwell, 2010 yılında kendi plak şirketini kurmuştur.Adams 2010-ben tudta megdönteni a rekordjukat.
Kardeşi Jared Leto ile 30 Seconds to Mars grubunu kurmuşlardır.A dalt Jared Leto írta, a producer Josh Abraham és a Thirty Seconds to Mars volt.
Kızılderililer ise kanyonun duvarlarında yerleşim birimleri kurmuşlardır.Intiaanit rakensivat asumuksiaan kanjonin seiniin.
Hannibal'ın kuvvetleri soğuk ve taşmış Trebia Irmağının karşısında kamp kurmuştu.Hannibalin joukot olivat majoittuneet kylmän ja tulvivan Trebbiajoen varrelle.
Evdi mağazalarını kurmuştur.Olemme avanneet myymälämme.
Analitik geometrinin babası olarak görülen Descartes cebir ile geometri arasında köprü kurmuştur.Descartesin analyyttinen geometria muodostaa sillan algebran ja geometrian välille.
1891 yılında Avusturyalı bir pasifist organizasyon kurmuştur.Hän perusti kotimaahansa pasifistiorganisaation vuonna 1891.
Kardeşi Jared Leto ile 30 Seconds to Mars grubunu kurmuşlardır.Perryn juontajaparina toimi 30 Seconds To Mars -yhtyeen laulaja Jared Leto.
Böylece matematik ve müzik arasında bağlantı kurmuştur.Musiikillisten ja matemaattisten taitojen välillä on todettu olevan yhteys.
1967’de Yip-Man ve birkaç öğrencisi Hong-Kong Wing-Chun Athletic Association’ı kurmuştur.Myöhemmin vuonna 1967 Ip ja muutamat hänen oppilaansa perustivat Hongkong Wing Tsung -urheiluyhdistyksen.
Kurmuş olduğu devletin adını "Yeni Devlet" (Neon Kratos) olarak belirledi.Hallitusjärjestelmää kutsuttiin nimellä Estado Novo ("uusi valtio").
1959 yılında Oslo'da Uluslararası Barış Enstitüsü'nü kurmuş ve 1970 yılına dek yöneticiliğini yapmıştır .Hän perusti Oslon Rauhantutkimusinstituutin vuonna 1959 toimien sen johtajana vuoteen 1970.
Paolozzi, Almanya ile uzun zaman süren bağlantılar kurmuştur.Stoessnerillä oli pitkään hyvät suhteet Länsi-Saksaan.
Jerry Moss ile birlikte adlarının başharflerini verdikleri A&M Records'u 1962 yılında kurmuştur.Alpert perusti vuonna 1962 Jerry Mossin kanssa A&M Records -levy-yhtiön.
Pre-Empresyonizm ile klasik akım arasında kendine özgü bir bağıntı kurmuştu.Perinteinen pubivierailu jäi hänen omasta tahdostaan väliin.
Örneğin Descartes, felsefesini "düşünüyorum, öyleyse varım" belitinden çıkarak kurmuştur.René Descartes rakensi filosofiansa ajatuksen ”ajattelen, siis olen” ympärille.
Şehri Fenikeliler kurmuştur.Ja kaupunkilaiset tottelivat.
Dean onun üstünde özel bir bağ kurmuştur.Tina omisti loppukiertueen hänelle.
Yapım şirketleri Formosa Prodüksiyon, The Samuel Goldwyn Company ve Samuel Goldwyn Film firmalarını kurmuştur.Elokuvan levittäjänä oli The Samuel Goldwyn Company.
Mormon Kitabı'na inanan Mormonlar da Amerika'nın doğusundan batısına göç ederek Utah eyaletini kurmuşlardır.Mormonien muutto kauas länteen on osa USA:n "villin lännen" asutushistoriaa.
Strauss burada Levi's şirketini kurmuştur.Into Auer laati yhdistyksen säännöt.
Golf Channel ile yayın ortaklığı kurmuştur.C More Golf HD -kanava lähettää golfia.
Generali Obi-Wan Kenobi ile büyük bir dostluk kurmuşlardır.Taisteluiden aikana hän ystävystyy Obi-Wan Kenobin kanssa.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Hän on yksi maailman rikkaimmista ihmisistä.
Kaymak ve mirza mudanya yakınlarına yerleşmiş onlarda kendi adlarıyla koy kurmuş.Minin ja Martinin lomaillessa heidän naapurinsa on myös siellä ja kuvaa heitä salaa.
Wrangel, Nisan ayında Sevastopol'da yeni bir Güney Rusya Hükümeti kurmuştur.Ο Βράγγελ εγκατέστησε την νέα Κυβέρνηση της Νότιας Ρωσίας στην Σεβαστούπολη τον Απρίλιο.
1980’de kendi Londra merkezli bürosunu kurmuştur.Το 1980 άνοιξε στο Λονδίνο το δικό της αρχιτεκτονικό γραφείο.
Ayrıca dünyadaki ilk posta teşkilatını kurmuşlardır.Οργάνωσε το πρώτο ταχυδρομείο στη χώρα.
İlk olarak 1982 yılında Bill Stealey ile MicroProse şirketini kurmuştur.Το 1982, μαζί με τον Bill Stealey ίδρυσε την εταιρεία MicroProse.