kurmuş ile cümle
kurmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1933-34 arasında Sorge Japonya’da NKVD için bir casus şebekesi kurmuştur.W latach 1933–1934 Sorge zbudował siatkę szpiegowską w Japonii pracującą dla Razwiedupru.
Arjantin'e yerleşmiş ve kültürel bir dergi olan, Crisis'i kurmuştur.Osiedla się w Argentynie, gdzie zakłada magazyn kulturalny Crisis.
Paolozzi, Almanya ile uzun zaman süren bağlantılar kurmuştur.Monighetti od lat bardzo związany jest z Polską.
Bunu başarırken ortalama 23 yaşında genç bir takım kurmuştu.Polska wystawia bardzo młody zespół, średnia wieku 23 lata.
Sonra da kendi oba adlarını taşıyan mahallesi kurmuşlar.Później obie wyrzekły się swojego przybranego ojca.
Bunun üzerine NYSE gelecekte bu tür protestoları önlemek için bariyerler kurmuştur.Po tych wydarzeniach wprowadzono surowe prawa, które miały zapobiec w przyszłości takim wystąpieniom.
Romus ve Romulus iki (veya ikiz) kardeştirler ve Roma şehrini kurmuşlardır.Romulus i Remus – bracia bliźniacy, legendarni założyciele miasta Rzym.
İnsanlar iktisada dayalı olarak yaşadıklarından, tamamı, kendi evlerini yapmış ve işlerini kurmuşlardır.Wbrew obietnicom większość z nich musiała wybudować sobie domy.
Köyünde halkı örgütleyip komünler kurmuş ve kendisi de halkla birlikte çalışmıştır.Była to komuna, której członkowie pracowali i mieszkali wspólnie.
Artçı kuvvetler Storkow'daydı ve öncü unsurlar 12. Ordu ile Beelitz'te temas kurmuştu.Straż tylna była przy Storkow, a oddziały rozpoznawcze połączyły się z 12.
1995 yılında Azerbaycan Kültür vakfını kurmuştur ve bugünde vakfın başkanlığını yürütmektedir.W 1995 ustanowiła Fundację Przyjaciół Azerbejdżańskiej Kultury, której szefuje.
2007’de, MIT, geliştirme sürecini teşvik etmek amacıyla Kerberos Konsorsiyumunu kurmuştur.W 2007, MIT powołał konsorcjum Kerberosa w celu wsparcia dalszej implementacji protokołu.
Oğuzlar bu nehir boyunca birçok şehir kurmuşlardır.Wiele rzek występowało ze swoich brzegów zalewając wiele miast.
Şili donanması, 1951 yılında Gonzalo adası üzerinde bir hava gözlem istasyonu kurmuştur.W 1957 roku marynarka wojenna Chile założyła stację meteorologiczną na Isla Gonzalo.
1122’de I. Alfonso hudutu koruma amaçlı Belchite Kardeşlik Derneği’ni kurmuştur.W 1122 roku Alfons I Waleczny założył Bractwo Belchite w celu obrony granicy.
Eshba 1918 yazında Sohum'da askeri-devrimci Bolşevik komitesini kurmuştur.Latem 1918 r. kierował tajną organizacją antybolszewicką Komitet Obrony Ojczyzny w Symbirsku.
Kimsesiz çocuklar adına bir vakıf kurmuştur.Fundacja Dzieci Niczyje.
Samuel Johnson'la Literary Club'u kurmuştur.W pościg za nimi wyrusza szeryf July Johnson.
Müritleri birçok takipçi çekerek Avrupa'nın her yerinde sayısız Hasidik tarikatlar kurmuşlardır.Europejskie koncerty zgromadziły rekordowe ilości widzów w każdym z obiektów.
Los Angeles'ta bir stüdyo kurmuş ve orada 4. stüdyo albümleri üzerinde çalışmaya başlamışlardır.Obecnie mieszka w Los Angeles, gdzie pracuje nad nowym albumem.
Savaş sonucu buraya yerleşerek köy kurmuşlardır.Po zakończeniu wojny we wsi założono kołchoz.
Fransa'da konu hakkında birçok araştırma örgütleri kurmuştur.Odbył szereg wypraw badawczych po Afryce.
Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.Jest to jedna z najbogatszych rodzin na świecie.
İngiliz hükûmeti bir çevre fonu kurmuştur.Brytyjska prasa rozpisuje się na temat dziwnego zakładu.
Orta Çağ Sırp devletinin kurucusu olan Stefan Nemanja, manastırı 1190 yılında kurmuştur.Stefan Nemanja, medeltida Serbiens grundare, grundade klostret år 1190.
Oysa uşak bir tuzak kurmuştur.Munkorg sätts på hunden som sedan angriper (en vadderad) figurant.
1980’de kendi Londra merkezli bürosunu kurmuştur.År 1980 grundade hon ett eget arkitektkontor i London.
Cİvarda yaşayanlar bu adamla sıkı bağlar kurmuş, fikrine önem vermişler ve itaat etmişler.Folket lyssande noga och trodde honom.
1985'te kurmuş olduğu Yenilikçi Demokrat Parti (Partido Renovador Democrático, PRD), 1991'de dağıldı.Partido Renovador Democrático (PRD) var ett vänsterparti i Portugal, grundat 1985.
İlerleyen zamanda Cypress Hill rap grubunu kurmuşlardır.Då bildades Cypress Hill.
Fransız Akademisi'ni kurmuştur.Förebilden var Franska akademien.
Fransa zaten önceden Rusya ile ittifak kurmuştur.Frankrike och Ryssland hade redan en allians.
Kate Spade ilk eşi Andy Spade ile 1993'te giyim markası Kate Spade New York'u kurmuşlardır.Tillsammans med sin make Andy Spade grundade hon 1993 modehuset Kate Spade New York.
Osmanlı, tekrar filosunu kurmuştu.Eger började blomstra igen.
Benzer bir kurumu Kahire’de de kurmuştur.Ett liknande kastell uppfördes även på Lidingö.
İsviçre de benzer iki-taraflı antlaşmalar aracılığıyla Avrupa Birliği ile ilişkiler kurmuştur.Även Schweiz har ett nära samarbete med unionen genom bilaterala avtal.
1984'te Kiss'ten kovulan St. John, kısa bir süre müzik yapan glam metal grubu White Tiger'ı kurmuştu.Efter att ha tvingats lämna Kiss 1984, bildade St. John det kortlivade metalbandet White Tiger.
Eshba 1918 yazında Sohum'da askeri-devrimci Bolşevik komitesini kurmuştur.Under sommaren 1918 hade Esjba startat en bolsjevistisk militär-revolutionär kommitté i Suchumi.
Eşi ile beraber 2002 yılında GAVRAN tiyatrosunu kurmuştur.År 2002 grundade han Teater GAVRAN tillsammans med sin fru.
1792 yılında ise Halıcıoğlu'nda bir Humbaracı ocağı kurmuştur.Från 1792 fanns även en lots stationerad på Rödlöga.
1192 yılında Minamoto no Yoritomo Kamakura şogunluğunu kurmuştur.Kamakuraperioden inleds i och med att Minamoto no Yoritomo år 1192 utnämnts till Shogun.
Onlar hem geçmişe hem de geleceğe yönelik bir takvim sistemi kurmuşlardı.Denna handel spelade såväl tidigare som längre fram en viktig roll.
Ancak eski adı Hala olarak bilinmektedir ve Halalılar kurmuştur ve hâla Hala olarak söylerler.Andra namn får ges - men det sanna namnet är och förblir toaster.
Bazı krallıklar diğerlerine kimi zamanlarda hakimiyet kurmuşlardır.De blandar exempelvis ibland kungar från olika områden.
Celâliye ile Kâmiloba, 1969 yılında birleşerek bir belediye kurmuşlardır.Dessa båda och Ogna kommun slogs 1964 samman till den nuvarande kommunen.
Yüksek bir uygarlık kurmuşlardı.Högt utvecklad civilisation.
1982 yılında bu görevinden istifa etmiştir ve 1983 yılında Anavatan Partisi'ni kurmuştur.Han slutade vara aktiv 1982 och lämnade slutgiltigt Folkpartiet två år senare.
Zorba olarak bilinen bazı yeniçeri üyeleri çeteler kurmuşlardı.Ett visst antal av rikshovråden skulle vara protestanter.
Köyde kurulu kooporatif köyde peynir fabrikası kurmuş ve üretime geçirmiştir.I byn finns Skärvångens bymejeri som tillverkar ost.
Şehri Fenikeliler kurmuştur.Man erövrade stadens vallar.
O yıllarda Royal Entomological Society of Londonı kurmuştur.Det är det nuvarande Royal Entomological Society.
John Gielgud ile sıkı bir dostluk kurmuştur.I Téléphonte medarbetade Richelieu.
Böylece köy altı yerleşim yerini kurmuşlardır.Byn indelades då i sex hemman.
Jerry Moss ile birlikte adlarının başharflerini verdikleri A&M Records'u 1962 yılında kurmuştur.Tillsammans med Jerry Moss grundade han 1962 skivbolaget A&M Records (A:et står för Alpert).
Soundgarden'ın vokalistiyken, Soundgarden'ın dağılmasından sonra Audioslave grubunu kurmuştur.Det var hans enda album mellan upplösandet av Soundgarden och bildandet av Audioslave.
Kardeşi Jared Leto ile 30 Seconds to Mars grubunu kurmuşlardır.Han är bror till Shannon Leto, trummis i 30 Seconds to Mars.
Daha sonra 1 km. yukarıdaki bir yere mahallesi kurmuşlar.De ställde ner det på marken ungefär fyra meter från dörren.
Marmara kıyıları boyunca egemenlik kurmuştu.Endast Angelino hade spolats iland.
1943'te Venezuela Demokratik Partisi'ni kurmuştur.Заснував Венесуельську демократичну партію 1943 року.
MATLAB'ı C ile tekrar yazmışlar ve geliştirmeye devam etmek için 1984'te MathWorks'ü kurmuşlardır.Вони переписали MATLAB на С і заснували компанію The MathWorks у 1984-му році.