Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmay ile cümle

kurmay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
1925-1928 yılları arasında Kızıl Ordu Kurmay Başkanı olarak görev yaptı.В 1925-1928 годах служил в рядах Красной Армии.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.Кажется, я устоял, пытался идти, но что-то неудержимо влекло к земле, я проваливался куда-то.
Sonny aradan zaman geçmesine rağmen parasını hala alamamıştır ve sürekli telefon açarak baskı kurmaya çalışır.Пол просит её не возвращаться до тех пор, пока он всё не сделает, и время от времени звонить.
Bu arada da kargalarla iletişim kurmaya başlamıştır.Тем временем полиция уже начала искать подруг.
Daha sonra da 6. Ordu Kurmay Başkanı olarak Irak Cephesine gönderildi.Для объединения с 6-й армией был послан в Ирак.
Orada yeni bir iş ve hayat kurmaya çalışırlar.قادمين بحثا عن عمل وحياة جديدة.
Ayrıca Pazar günleri evinde ölülerle iletişim kurmaya çalıştığı seanslar yapmış da olabilir.وبالأضافة إلى ذلك فقد قامت بالعديد من المحاولات للتواصل مع الموتى في بيتها أيام الآحاد.
Herkesin menfaatlerinin korunmasi için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.لكلِّ شخص حقُّ إنشاء النقابات مع آخرين والانضمام إليها من أجل حماية مصالحه.
Burada yeni bir ordu kurmaya başladı.وبدأ بتشكيل جيش آخر.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.واعلنت شركة نيوزيلندا سنة 1839 عن خططها لشراء مساحات كبيرة من الأراضي وإنشاء مستعمرات في نيوزيلندا.
Bu nedenle MÖ 750'lerden itibaren Yunanlar her yönde koloniler kurmaya başladılar.ومنذ حوالي 750 ق.م بدأ اليونانيون 250 سنة من التوسع، وأقاموا مستعمرات في كل الاتجاهات.
Büyük çoğunluğu ile 2009 yılında yeniden başbakan seçildi ve FDP ile bir hükümet koalisyonu kurmayı başardı.أعيد انتخاب حزبها عام 2009 مع زيادة عدد المقاعد، وتمكن من تشكيل حكومة ائتلافية مع الحزب الديمقراطي الحر.
Memorandumuna aldığı yanıtı yetersiz bulan de Gaulle, ülkesi için bağımsız bir savunma gücü kurmaya başladı.وبالنظر إلى الرد غير المرض، بدأ ديغول في بناء قوة دفاع مستقلة لبلده.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.وتعهدت الأطراف بإنشاء منظمة دائمة للأغذية والزراعة.
19. yüzyılın ikinci yarısında cemaat, okullar kurmaya başladı.في النصف الثاني من القرن التاسع عشر أفتتحت مدرسة في الدير.
Birkaç sefer iş kurmaya yeltenmiştir.حاول عدة مرات تبرير تصرفاته.
Ama sonradan iyi anlaşan ikili birbirlerinin eksiklerini tamamlayarak bir grup kurmaya karar verdi.لكنهم يدعمون أحد الفريقين ومن ثم يدعمون الآخر، ليمنعوا دمار أي الفريقين نهائيًا.
Başkan, Kellerman’a Kurmay Başkanlığını teklif eder.كان كيلغور يخطط للترشح إلى منصب الحاكم.
Jenny, Shane üstünde fazla baskı kurmaya başlar.تامر يبدأ في إظهار الاهتمام بنجوى.
Hava soğuk olmasına rağmen yetkililer anteni kurmayı başarırlar.بالإضافة إلى الجو البارد، فهذه الموجات لا تأتي فرُادى.
Yazılım paketlerini listelemeye, onları seçip kurmaya ve kaldırmaya yarar.تفريغ اللقطات المصورة، وفهرستها وتصنيفها والاختيار من بينها.
Size Hayal Kurmayı Öğreteceğim, Ya nauçu vas meçtat...ودي دمعة بداريها وده خيال بيين الأجفان..
Jesuit'ler daha önce 1589'da üniversite kurmayı denemişse de başarılı olamamışlardı.Os jesuitas haviam tentado criar a universidade anteriormente, em 1589, mas não conseguiram.
Diğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar.Os sassânidas, por outro lado, lutaram para estabelecer um governo estável.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Em 1981, Fripp e Bruford começaram a considerar formar um novo grupo, que se chamaria Discipline.
Oyun dünyasını tasarlarken ekip, gerçekçilik ve hayal gücü arasında bir denge kurmayı umuyordu.Quando estava a desenhar o mundo, a equipa queria balancear a discrepância entre realismo e imaginação.
Virginia'da hükümet temsilcileri gıda ve tarım için daimi bir örgüt kurmaya söz vermişlerdir.Tais representantes se pactuaram em criar uma organização permanente para a alimentação e a agricultura.
Zaheer'in yardımıyla Ruhlar Dünyası'na girer ve Raava ile tekrar bağlantı kurmayı başarır.Ele a ajuda a entrar no Mundo Espiritual e se reconectar com Raava.
Orada yeni bir iş ve hayat kurmaya çalışırlar.Lá ela pretende conseguir um emprego e iniciar vida nova.
Gece vakti takılmayı ve düşünceler kurmayı çok severim.Eu gosto enormemente de pintar no local à noite.
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Muitas famílias não podiam se dar ao luxo de o mesmo.
Bu nedenle, şehirde Yunan olanın yerine Latin İmparatorluğu kurmaya karar verdiler.Eles decidiram então criar um Império Latino no lugar do grego que havia tombado.
Sasha, Bob'u kamp kurmaya ikna etmeye çalışır ancak Bob buna razı olmaz.Sasha sugere que Bob descanse, mas ele é incapaz de fazê-lo.
Hayal kurmayı çok sever ve genellikle farkında olmadan hayal dünyasına dalar.Ela gosta de escrever histórias e por isso ela tem uma imaginação sobre-ativo.
Ayrıca, hiç kimse dernek kurmaya veya derneğe üyeliğe zorlanamaz.Ninguém pode ser obrigado a associar-se ou a permanecer numa associação.
Weimar Cumhuriyeti sırasında, Reichswehrministerium'da kurmay subay olarak görev yaptı.No período entre-guerras, na República de Weimar, tornou-se um oficial profissional no exército alemão.
2 Nisan 1936 da Genel Kurmay Akademisi tekrar açıldı.O 30 de setembro de 2002, a Real Academia decidiu reabrir o debate.
İsrail kurulunca İsrail Hava Kuvvetleri'nde kurmay olarak görev aldı.O programa terá a responsabilidade principal da Força Aérea Israelense.
Ancak eşrefler, şehir içindeki prestijini yeniden kurmayı başaracaklardı.É mediante essa transferência que as prefeituras conseguem alavancar seus investimentos na cidade.
Birlik komutanı, 9. Ordu Kurmay Başkanı'nın Seni gördüğüme sevindim.Não há nenhuma confirmação da nomeação por parte do Commander-in-Chief do 9.
4 Eylül 1914 tarihinde 1. Ordu Kurmay heyetine atandı.Em 1 de dezembro de 1914, ele foi chamado para o serviço militar.
İmparator planlarını yeniden kurmaya başladıktan sonra, otoritesinin sarsılmış olduğunu gördü.Ao vê-la pessoalmente o imperador aparentou estar claramente decepcionado.
Takvimü's-sinin, 1915, Yeni Baskısı: Genel Kurmay Başkanlığı, Ankara, 1993.IDEM, Geisel - do tenente ao Presidente, Nova Fronteira, 1985.
Osmanlı kurmayı bu bölgede sadece gözetleme postaları tutmaktadır.Hoje só é preciso o passaporte para passar pelos postos de controlo de segurança.
Günümüzde depresyon konusunda psikolojik ve biyolojik modeller arasında bağlantı kurmaya çalışılmaktadır.Hoje em dia fala-se no elemento bio-psico-social.
Zoya'nın partizan birimi olan 9903'e (Batı Cephesi Kurmayı) atandı.Ze werd gedetacheerd in de Partizanen Eenheid 9903 aan het Westelijke Front.
Orada Şikago'daki gibi başka bir kale kurmayı planlar.Zijn plan was om hier een nieuw Kasteel te creëren, zoals hij eerder in Chicago had gedaan.
Aslında iletişim kurmaya çalışıyoruz, ama yolda bir yerde galiba birilerini kızdırmışız.In praktijk gebeurt dit niet en probeert men toch een plaats in de rij op de snelweg te krijgen.
Daha sonraları: "Albümü dinledikten sonra bir grup kurmaya karar verdim." dedi.Later zei hij: "Ik besliste toen dat ik een band zou opstarten."
Hindistan için büyük bir ordu kurmayı başardı.Hij bouwde in Indië een fabelachtig vermogen op.
Bu arada da kargalarla iletişim kurmaya başlamıştır.Op die manier communiceert ze ook met de bandleden.
1915 yılında kurmay oldu.In 1915 is het zover.
Diğer tarafta, Sasaniler de istikrarlı bir hükümet kurmaya çabaladılar.Samen zorgden zij voor een stabiele regering.
Muhtemelen hükümdarlığını burada kurmayı amaçlamaktadır.Hij zou hiermee zijn machtspositie willen verstevigen.
İki kardeş bir şehir kurmaya karar verirler.De andere duo's mochten om beurten een stad kiezen.
Helenizme geçmesinden sonra ömrünü bu geleneği korumaya ve yeniden kurmaya adamıştı.Zijn broer, die hem dus opvolgde, zette deze traditie van bouwen en reconstrueren voort.
1939'da Tümgeneralliğe terfi ettirilerek Wilhelm Keitel'in kurmay başkanlığına atandı.In 1939 werd hij door Wilhelmina benoemd tot haar adjudant.
Orada yeni bir iş ve hayat kurmaya çalışırlar.Met hem tracht ze een nieuw leven op te bouwen.
General Friessner-Pico, kurmay başkanının öne sürdüğü görüşleri kabul etti.Generaal Friessner kwam tot dezelfde conclusie als zijn voorganger.
Önceleri siyasi parti kurmayı düşündüm.Hij begon vroeg aan een politieke loopbaan.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod