Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmay ile cümle

kurmay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınModo de galeria - sem ligação ao 'scanner'
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınModo galería - no conectar con el escáner
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınNačin galerije - ne priklopite skenerja
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınRežim galerie - nepřipojovat se ke skeneru
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınTryb galerii - bez połączenia ze skanerem
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınΛειτουργία συλλογής - χωρίς σύνδεση με το σαρωτή
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınРежим галереи без подключения к сканеру
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınРежим галереї - не з' єднуватись із сканером
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınמצב גלריה - אל תתחבר אל הסורק
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınنمط المعرض - لا تتصل بجهاز المسح الضوئي
Galeri kipi - tarayıcı ile bağlantı kurmayınギャラリーモード - スキャナに接続しない
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Älä paljasta miniäsi häpyä; hän on sinun poikasi vaimo, älä paljasta hänen häpyänsä.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.A te menyednek szemérmét fel ne fedd; a te fiadnak felesége õ: ne fedd fel az õ szemérmét.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Chớ cấu hiệp cùng dâu ngươi ; vì là vợ của con_trai mình .
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Chớ cấu hiệp cùng dâu ngươi; vì là vợ của con trai mình.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Din Sønnekones Blusel må du ikke blotte, hun er din Søns Hustru, du må ikke blotte hendes Blusel.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Din sønnekone skal du ikke ha omgang med; hun er din sønns hustru, du skal ikke ha omgang med henne.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Du skall icke blotta din svärdotters blygd; hon är din sons hustru, hennes blygd skall du icke blotta.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Hanby nevěsty své neodkryješ; manželka jest syna tvého, neodkryješ hanby její.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Jangan bersetubuh dengan anak menantum
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.너는 자부의 하체를 범치 말라 그는 네 아들의 아내니 그 하체를 범치 말지니라
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Não descobrirás a nudez de tua nora; ,ela é mulher de teu filho; não descobrirás a sua nudez.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Neodkryješ nahoty svojej nevesty; je žena tvojho syna, neodkryješ jej nahoty.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın."No descubrirás la desnudez de tu nuera. Ella es la mujer de tu hijo. No descubrirás su desnudez
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Non scoprirai la nudità di tua nuora: è la moglie di tuo figlio; non scoprirai la sua nudità
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Să nu descoperi goliciunea nurorei tale. Este nevasta fiului tău: să nu -i descoperi goliciunea.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Sramote snahe svoje ne odgrni: žena je sinu tvojega, njene sramote ne odkrij.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.U mag geen geslachtsgemeenschap hebben met uw schoondochter;
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Голотата на снаха си да не откриеш; жена е на сина ти; нейната голота да не откриеш.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.Наготы невестки твоей не открывай: она жена сына твоего, не открывай наготы ее.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.ערות כלתך לא תגלה אשת בנך הוא לא תגלה ערותה׃
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.عورة كنّتك لا تكشف. انها امرأة ابنك. لا تكشف عورتها.
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.不 可 露 你 兒 婦 的 下 體 、 他 是 你 兒 子 的 妻 、 不 可 露 他 的 下 體
Gelininle cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü oğlunun karısıdır. Onunla ilişki kurmayacaksın.不可露 你 兒婦 的 下體 、 他 是 你兒子 的 妻 、 不 可 露 他 的 下體
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.1 つ大きな制限と 1 つ大きな自由がありました 制限は 彼らにはお金が全然なかったということです
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Avevano un grande ostacolo ed una grande fonte di libertà nel loro sviluppo di una rete globale.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Ei aveau o mare limitare şi o mare libertate în încercarea lor de a concepe o reţea globală.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Họ có một hạn chế rất lớn và sự tự do cũng rộng không kém khi cố gắng hình dung ra một mạng lưới toàn cầu.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Ils avaient une grande limitation et une grande liberté quand ils essayaient de concevoir un réseau global.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.이들이 전지구 네트워크를 구상하려고 할 때 커다란 제한조건이 하나, 그리고 커다란 자유가 하나 있었죠.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Mieli oni jedno wielkie ograniczenie i jedną wielką wolność, kiedy próbowali zapoczątkować sieć globalną.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Sie hatten eine große Einschränkung und eine große Freiheit, als sie sich ihr globales Netzwerk erdachten.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Tinham uma grande limitação e uma grande liberdade, quando tentavam conceber uma rede global.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Ze hadden één grote beperking en één grote vrijheid terwijl ze zaten te zinnen op een wereldwijd netwerk.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Στην προσπάθειά τους να υλοποιήσουν ένα παγκόσμιο δίκτυο είχαν ένα μεγάλο περιορισμό και μια μεγάλη ελευθερία.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.Имали едно огромно ограничение и една огромна свобода, докато се опитвали да планират една глобална мрежа.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.У них було одне обмеження, і одна велика свобода при розробці глобальної мережі.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.У них было одно большое ограничение и одна большая свобода, когда они пытались представить глобальную сеть.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.היתה להם מגבלה אחת גדולה וחירות אחת גדולה בניסיון ליצור רשת תקשורת גלובאלית.
Global bir ağ kurmaya çalışırlarken bir büyük sınırlayıcı unsurları vardı bir de büyük özgürlükleri.كان لديهم مانع واحد كبير و حرية واحدة عظيمة بينما كانوا يحاولون بناء الشبكة العالمية.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Älä paljasta isäsi sisaren häpyä; hän on sinun isäsi veriheimolainen.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.A te atyád leánytestvérének szemérmét fel ne fedd, a te atyádnak vér szerint való rokona õ.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Chớ cấu hiệp cùng chị em của cha ngươi; vì là cốt nhục của cha ngươi.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Chớ cấu hiệp cùng chị_em của cha ngươi ; vì là cốt_nhục của cha ngươi .
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Din fars søster skal du ikke ha omgang med; hun er din fars nære slekt.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Din Fasters Blusel må du ikke blotte, hun er din Faders kødelige Slægtning.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Du skall icke blotta din faders systers blygd; hon är din faders nära blodsförvant.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Hanby sestry otce svého neodkryješ; nebo krevní přítelkyně otce tvého jest.
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.Jangan bersetubuh dengan bibimu, baik ia saudara ayahmu atau saudara ibumu
Halanla cinsel ilişki kurmayacaksın. Çünkü o babanın yakın akrabasıdır.너는 고모의 하체를 범치 말라 그는 네 아비의 골육지친이니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod