Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Mi zależy na skoordynowanych działaniach w całym kraju. Jak wiadomo, polityka to coś bardzo osobistego.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Snažím sa vytvoriť celonárodný politický program a ako viete, politici sú ľudia.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Snažím se zde vytvořit celonárodní politický program a jak víte, politici jsou lidé.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Yritän rakentaa on koko maan kattavaa menettelytapa-agendaa ja kuten tiedätte, politiikka on henkilökohtaista.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Това е национална политика, която се опитвам да построя и както всички знаете, политиката е лична.
Burada ülke çapında bir politika gündemi kurmaya çalışıyorum ve hepinizin bildiği gibi politika kişiseldir.Я пытаюсь превратить это в план национальной политики, а, как вы знаете, политика - дело субъективное.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.C'est pourquoi nous essayons actuellement de construire un système judiciaire en Afghanistan.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Daarom proberen we nu in Afghanistan een rechtssysteem op te bouwen.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Đây là lý do vì sao chúng ta hiện đang cố gắng xây dựng hệ thống tòa án tại Afghanistan.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.De aceea încercăm să construim un sistem juridic acum în Afganistan.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Deswegen versuchen wir in Afghanistan gerade ein Justizwesen aufzubauen.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Det er grunden til at vi forsøger at opbygge et retssytem i Afghanistan i øjeblikket.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Ecco perché stiamo cercando di realizzare un sistema giudiziario proprio ora in Afghanistan.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.É por isso que estamos a tentar construir um sistema judicial agora mesmo no Afeganistão.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Ezért próbálunk jogrendet kialakítani Afganisztánban.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.이것이 우리가 현재 아프가니스탄에 사법 제도를 심어주려고 하는 이유입니다.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Por eso estamos tratando de construir un sistema judicial en Afganistán.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.To dlatego próbujemy zbudować system sądowniczy w Afganistanie.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.To je důvod, proč se právě teď v Afghánistánu snažíme vytvořit soudní systém.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Γι' αυτό προσπαθούμε να οικοδομήσουμε ένα δικαστικό σύστημα αυτή τη στιγμή στο Αφγανιστάν.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Именно поэтому мы сейчас помогаем наладить юридическую систему в Афганистане.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Ось чому ми намагаємося будувати судову систему зараз у Афганістані.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.Поради тази причина ние се опитваме да изградим една правосъдна система точно сега в Афганистан.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.זו הסיבה מדוע אנו מנסים לבנות ממש עכשיו מערכת משפט באפגניסטן.
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.ولهذا نحاول ان نبني نظاماً قضائي في أفغانستان اليوم
Bu sebepten ötürü şu an Afganistan'da adli bir sistem kurmaya çalışıyoruz.アフガニスタンで司法制度を構築して いるのです 我々は 世界中で警察官の訓練を行い
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Anda tidak perlu membuat rumah sakit baru untuk melakukannya.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Bạn không cần phải thiết kế cả một hệ thống bệnh viện hoàn toàn mới để tiến hành thử nghiệm này
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Het wiel hoeft dus niet opnieuw uitgevonden te worden.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.이런걸 하기 위해서 병원을 통째로 새로 지어야하는 것은 아니죠.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Man behöver inte designa en hel uppsättning av nya sjukhus för att utföra dem.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Man muss keine neuen Kliniken dafür bauen.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Não é preciso projectar uma série de novos hospitais para os fazermos.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Nemusíte kvůli němu stavět nové nemocnice.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Nepotrebujete na to nový systém nemocníc.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Nie wymagają budowania nowych szpitali.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Nincs szükség egy teljesen új kórház kialakítására.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.No es necesario diseñar toda una serie de hospitales para hacerlos.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Non si devono creare nuovi generi di ospedali.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Nu trebuie să înființezi noi spitale ca să le facă.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Vous n'avez pas à concevoir de nouveaux hôpitaux pour les faire.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Δεν χρειάζεται να σχεδιαστούν καινούργια νοσοκομεία για να μπορούν να το κάνουν.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Для их проведения не нужно строить новые клиники.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.Не трябва да проектираме нов набор от болници, за да бъдат направени.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.לא צריך לתכנן בתי חולים חדשים על מנת לבצע אותם.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.لسنا مضطرين لتصميم مجموعة جديدة من المستشفيات للقيام بها.
Bu testi yapmak için tam teşekküllü hastaneler kurmaya gerek yok.そしてどちらも正確な診断が可能ですが
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.Astianpesukonetta ei saa asentaa itse, vaan sen tekee ammattilainen.
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.Du får inte installera en diskmaskin själv, utan arbetet måste utföras av en fackman.
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.Il ne faut pas installer soi-même le lave-vaisselle, c’est un travail de professionnel.
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.No debe instalar el lavavajillas uno mismo, sino que debe hacerlo un profesional.
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.Посудомоечную машину нельзя устанавливать самостоятельно, это должен делать специалист.
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.لا يجوز للشخص أن يقوم بتركيب آلة غسل الأواني بنفسه، وإنما يتوجب أن يقوم المهني بتركيبها.
Çamaşır makinesini kendiniz kurmayın, bunu profesyonel biri yapmalıdır.电冰箱和洗碗机下面应放置塑料保护垫,应在安装电器时一同安装。
Daha direkt bir etkileşim kurmayı öğrenmek istiyordum.Así que, me fui a trabajar con Ev y Biz.
Daha direkt bir etkileşim kurmayı öğrenmek istiyordum.Chciałem nauczyć się tej bezpośredniości w interakcji.
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.르홉의 아들 소바 왕 하닷에셀이 자기 권세를 회복하려고 유브라데강으로 갈 때에 다윗이 저를 쳐서
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.ויך דוד את הדדעזר בן רחב מלך צובה בלכתו להשיב ידו בנהר׃
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.وضرب داود هدد عزر بن رحوب ملك صوبة حين ذهب ليرد سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını yeniden kurmaya giden Sova Kralı Rehov oğlu Hadadezeri de yendi.瑣 巴 王 利 合 的 兒 子 哈 大 底 謝 、 往 大 河 去 、 要 奪 回 他 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他