Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Od tega dne torej se posvetujejo, kako naj ga umore.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Protož od toho dne spolu se o to radili, aby jej zabili.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Siitä päivästä lähtien oli heillä siis tehtynä päätös tappaa hänet.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Từ ngày đó , chúng lập_mưu giết Ngài .
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Từ ngày đó, chúng lập mưu giết Ngài.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Vanaf die dag zochten de Joodse leiders naar een gelegenheid om Hem te doden.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Von dem Tage an ratschlagten sie, wie sie ihn töteten.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.Απ' εκεινης λοιπον της ημερας συνεβουλευθησαν, δια να θανατωσωσιν αυτον.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.С этого дня положили убить Его.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.ויועצו יחדו להמיתו מהיום ההוא והלאה׃
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.فمن ذلك اليوم تشاوروا ليقتلوه.
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.從 那 日 起 他 們 就 商 議 要 殺 耶 穌
Böylece o günden itibaren İsayı öldürmek için düzen kurmaya başladılar.從那日 起 他 們就 商議 要 殺耶穌
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Această experienţă m-a învăţat să empatizez mai mult cu pacienţii, în special cu cei cu probleme de retină.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Deze ervaring heeft me geleerd om me meer in te leven in mijn patiënten, en vooral die met retinale ziekten.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Esta experiencia me enseñó a identificarme más con mis pacientes y, en especial, con enfermedades de retina.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.이런 경험은 제 환자들, 특히 망막 질환을 앓고 있는 환자들과 더 공감을 느끼게 되었습니다.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Táto skúsenosť ma naučila viac súcitiť s mojimi pacientami a hlavne s tými s ochoreniami sietnice.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Tato zkušenost mě naučila více soucítit s mými pacienty, obzvlášť s těmi, kteří trpí problémy sítnice.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.To doświadczenie nauczyło mnie rozumieć, co czują moi pacjenci, zwłaszcza ci z chorobami spojówki.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Цей випадок навчив мене більше співпереживати пацієнтам, особливо із захворюваннями сітківки ока.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Этот случай научил меня больше сопереживать пациентам, особенно с заболеваниями сетчатки глаза.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.החוויה הזו לימדה אותי להזדהות יותר עם המטופלים שלי, ובמיוחד עם אלו עם מחלות רשתית.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.هذه التجربة علمتني كيف أتعاطف أكثر مع مرضاي، و خصوصا هؤلاء المصابين بأمراض الشبكية.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.自分の患者 特に網膜の病気を患っている方たちの 大変さがよくわかりました 世界には3700万人も
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.A já věřím, že tyto obrázky mohou vytvářet informace, informační systém.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.E com estas fotografias, espero que possamos criar informação, um sistema de informação.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.E con queste immagini, spero che potremo creare informazione, un sistema di informazione.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Et avec ces photos, j'espère que nous pourrons créer l'information, un système d'informations.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Ezekkel a képekkel remélem képesek vagyunk rá, hogy informáljunk, információs rendszereket hozzunk létre.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Iar cu aceste fotografii sper că putem crea un sistem de informații.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.이 사진들을 가지고, 우리가 정보, 정보의 체계를 만들 수 있기를 바랍니다.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Mit diesen Bildern hoffe ich ein Informationssystem zu schaffen.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Và với những bức ảnh này, tôi hi vọng rằng chúng ta có thể tạo ra thông tin, một hệ thống thông tin.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Y con estas imágenes, espero que podamos crear información, un sistema de información.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Μ' αυτές τις φωτογραφίες, ελπίζω πως μπορούμε να δημιουργήσουμε πληροφορία, ένα σύστημα πληροφοριών.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.І я сподіваюсь, що за допомогою цих фотографій ми зможемо створити інформацію, систему інформації.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.Я надеюсь, что с помощью этих фотографий мы сможем накопить информацию, целую систему информации.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.בעזרת התצלומים אני מקווה שנוכל ליצור מערכת שתעביר אינפורמציה.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.و بهذه الصور، أتمنى أن نتمكن من إنشاء معلومات ، نظام من المعلومات.
Bu fotoğraflar ile bir sistem, bilgi sistemi kurmayı umuyorum.知識体系を作りたいのです 私達は地球を新しい視点から 見せようとしてきました
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Au lieu de ça, il a bâti un brillant empire de centres commerciaux.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Beliau malahan membangun kerajaannya sendiri, kerajaan yang berisikan toko-toko serba ada.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Ehelyett felépített egy ragyogó birodalmat áruházakból.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.En su lugar, siguió construyendo un imperio reluciente de grandes almacenes.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.In plaats daarvan bouwde hij een schitterend imperium van warenhuizen uit.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.În schimb, a construit un imperiu strălucitor de magazine.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Invece riuscì a costruire un impero scintillante di grandi magazzini.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.대신에, 할아버지는 번쩍이는 백화점 왕국을 건설하셨어요.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Namiesto toho vybudoval blýskavú sieť obchodných domov.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Namísto toho vybudoval skvostné impérium obchodních domů.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Stattdessen baute er ein glänzendes Kaufhausimperium auf.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Thay vào đó, ông bắt tay xây dựng một đế chế rực rỡ các cửa hàng bách hóa.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Zamiast tego stworzył królestwo domów towarowych.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Αντί γι΄ αυτό, έχτισε μια λαμπερή αυτοκρατορία πολυκαταστημάτων.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Вместо това, отишъл да строи блестящата империя на търговски центрове.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.Вместо этого он построил процветающую империю торговых центров.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.במקום זאת, הוא הקים אימפריה משגשגת של חנויות כלבו.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.بدلاً من ذلك، هو استمر في بناء أمبراطورية متألقة من المتاجر.
Bunun yerine çok katlı mağazalardan oluşan göz alıcı bir imparatorluk kurmaya devam etti.築き上げました 彼は完璧主義者で