Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmay ile cümle

kurmay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı.アメリカがした一番良かった事と言う人もいます
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.A k žene, keď je v odlúčenosti svojej nečistoty, sa nepriblížiš, aby si odkryl jej nahotu.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Älä ryhdy vaimoon paljastaaksesi hänen häpyänsä, kun hän on saastainen kuukautisaikanansa.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Asszonyhoz ne közelgess, az õ havi tisztátalansága alatt, hogy felfedjed az õ szemérmét.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du må ikke komme en Kvinde nær under hendes månedlige Urenhed, så du blotter hendes Blusel.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du skall icke komma vid en kvinna och blotta hennes blygd, när hon är oren under sin månadsrening.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Du sollst nicht zum Weibe gehen, solange sie ihre Krankheit hat, in ihrer Unreinigkeit ihre Blöße aufzudecken.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.En kvinne som er uren i sin månedlige svakhet, skal du ikke gå inn til og ha omgang med.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.In ne približaj se ženi, da odgrneš sramoto njeno, dokler je ločena zaradi nesnage svoje.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Jangan bersetubuh dengan seorang wanita selama masa haidnya, karena ia dalam keadaan najis
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.너는 여인이 경도로 불결할 동안에 그에게 가까이하여 그 하체를 범치 말지니라
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Non ti accosterai a donna per scoprire la sua nudità durante l'immondezza mestruale
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın."No te acercarás a una mujer durante su impureza menstrual, para descubrir su desnudez
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Să nu te apropii de o femeie în timpul necurăţiei ei, cînd este la soroc, ca să -i descoperi goliciunea.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Také k ženě, když jest v své nemoci nečisté, nepřistoupíš, odkrývaje hanbu její.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Também não te chegarás a mulher enquanto for impura em virtude da sua imundícia, para lhe descobrir a nudez.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Trong lúc người nữ có kinh nguyệt, chớ đến gần mà cấu hiệp.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Trong lúc người nữ có kinh_nguyệt , chớ đến gần mà cấu hiệp .
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.Tu ne t`approcheras point d`une femme pendant son impureté menstruelle, pour découvrir sa nudité.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.U mag geen geslachtsgemeenschap hebben met een vrouw die ongesteld is.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.И к жене во время очищения нечистот ее не приближайся, чтоб открыть наготу ее.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.При жена, когато е разлъчена, поради нечистотата си, да не приближиш да откриеш голотата й.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.ואל אשה בנדת טמאתה לא תקרב לגלות ערותה׃
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.ولا تقترب الى امرأة في نجاسة طمثها لتكشف عورتها.
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.女 人 行 經 不 潔 淨 的 時 候 、 不 可 露 他 的 下 體 、 與 他 親 近
‹‹ ‹Âdet gördüğü için kirli sayılan bir kadınla cinsel ilişki kurmayacaksın.女人 行經不潔淨 的 時候 、 不 可 露 他 的 下體 、 與 他 親近
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.C'est ce vers quoi je tends à chaque fois que j'ouvre la bouche -- cette impossible connexion.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Daarnaar streef ik telkens wanneer ik mijn mond open: die onmogelijke connectie.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Das ist es, was ich jedes Mal anstrebe, wenn ich meinen Mund öffne - diese unmögliche Verbindung.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Det är det jag strävar efter varje gång jag öppnar min mun - den där omöjliga kopplingen.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Det er hvad jeg stiler efter, hver gang jeg åbner min mund -- den umulig forbindelse.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Đó là điều mà tôi luôn cố gằng vươn tới mỗi lần tôi mở miệng nói sự kết nối không tưởng đó.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.É o que desejo sempre que abro a minha boca, essa ligação impossível.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.È quello che cerco di fare ogni volta che apro bocca - quella connessione impossibile.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Es lo que me esfuerzo por lograr cada vez que abro mi boca - esa conexión imposible.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Ez az, amire törekszem minden alkalommal, ha kinyitom a szám -- erre a lehetetlen kapcsolatra.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Itulah yang ku usahakan setiap kubuka mulutku-- hubungan tidak mungkin itu.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.이게 제가 항상 입을 열 때마다 애쓰는 거에요 불가능의 연결이죠
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.K temu stremim vsakič, ko odprem usta-- k tej nemogoči povezavi.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.O tohle se pokouším pokaždé, když otevřu pusu: zachytit to nemožné spojení.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.O to sa snažím vždy, keď otvorím ústa -- o to nemožné spojenie.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Strădania cu fiecare dată când deschid gura -- pentru conexiunea imposibilă.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.To jest właśnie to, czego pragnę za każdym razem, kiedy zaczynam mówić - tego niemożliwego połączenia.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Αυτό παλεύω κάθε φορά που ανοίγω το στόμα μου -- αυτή την απίθανη σύνδεση.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Към това се стремя всеки път, когато отворя устата си -- тази невъзможна връзка.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Це те, чого я прагну щораз, коли відкриваю рота - цього неможливого зв'язку.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.Это то к чему я стремлюсь, каждый раз открывая рот — этот невозможный контакт.
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.הם לא רק מחכים לתורם לדבר -- הם שומעים אתכם. הם מרגישים בדיוק מה שאתם מרגישים
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.انه ما احاول ان احاربه في كل كلمة اتحدث بها ان اتغلب عن هذا التواصل المستحيل
Ağzımı her açışımda kurmaya uğraştığım o imkansız bağlantı işte bu.それがこの不可能な繋がり ヒロシマにある壁があって
Alman Herrenvolk üstün ırkına ait olan Koch, Ukrayna'da bir korku ve baskı yönetimi kurmaya başladı.Koch, como miembro de la raza superior alemana (Herrenvolk), inició un reino de terror y opresión en Ucrania.
Alman Herrenvolk üstün ırkına ait olan Koch, Ukrayna'da bir korku ve baskı yönetimi kurmaya başladı.Ο Koch, ως μέλος της ανώτερης Αρείας Φυλής, ξεκίνησε μια "βασιλεία τρόμου και καταπίεσης" στην Ουκρανία.
Alman Herrenvolk üstün ırkına ait olan Koch, Ukrayna'da bir korku ve baskı yönetimi kurmaya başladı.Кох, как член высшей германской "расы господ", начл на Украине правление террора и угнетения.
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --Aber diese Leute wollen ihnen erzählen, dass sie nicht nur mit den Toten reden --
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --Ale tito lidé vám budou tvrdit, že jsou nejen schopni dorozumět se s nebožtíky:
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --De ezek az emberek azt mondják, hogy nemcsak kommunikálni tudnak a holtakkal -
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --Însă aceşti oameni tind să vă spună că nu numai că pot comunica cu morţii --
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --그런데, 심령술사들은 여러분들에게 이렇게 말하곤 합니다. 자신들은 죽은 사람과 서로 의사소통할 수 있을 뿐만 아니라, --
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --Maar deze mensen vertellen je dat ze niet alleen kunnen communiceren met de doden --
Ama bu insanlar, size sadece ölülerle karşılıklı iletişim kurmayı bırakın --Mais ces gens, ils tendent à vous dire que non seulement ils peuvent communiquer avec les morts
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod