Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmay ile cümle

kurmay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu komite 1951'de Enternasyonal'i yeniden kurmaya karar verdi.Za týmto účelom bolo rozhodnuté v roku 1955 prebudovať tuniské komunitné centrum.
En modern ekipmanla donatılmış yeni fabrikalar kurmaya başladı.Hneď nato však musel ustúpiť modernejšie koncipovaným strojom.
1949 yılında Genelkurmay Başkanlığı'na stajyer kurmay subay olarak atandı.V roku 1940 bol menovaný do funkcie zástupcu náčelníka generálneho štábu.
Diğerleri Deep-Ando ile bağlantı kurmaya çalışır.Aj iTAN sú náchylné na útoky man-in-the-middle.
Heyerdahl teknesini kendisi inşa edip ekibini kendisi kurmaya karar verir.Luffy sa teda rozhodol, že si založí vlastnú pirátsku posádku.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Dospelí vedúci motivujú družiny k ich vlastnému družinovému životu.
Jodl, Danimarka ve Norveç'in hızlı işgali sırasında Kurmay Başkanlığı yaptı.Jodl je nato deloval kot načelnik štaba med hitro okupacijo Danske in Norveške.
Size Hayal Kurmayı Öğreteceğim, Ya nauçu vas meçtat...Idejo pregnetem, obdelam z imaginacijo, da se izlušči bistvo...
Birlik komutanı, 9. Ordu Kurmay Başkanı'nın Seni gördüğüme sevindim.Njegova zadnja dolžnost je bila pomočnik poveljnika 9. armade.
1891-1894 yıllarında Almanya'ya gönderilerek Alman ordusunda kurmay eğitimi aldı.Za božič 981 je iz Nemčije prišla naročena vojska.
Çeşitli birliklerde Birlik Komutanlığı, Tabur Komutanlığı ve Kurmaylık görevlerine bulundu.Služil je na različnih štabnih položajih na stopnji čete, bataljona in države.
Bu nedenle MÖ 750'lerden itibaren Yunanlar her yönde koloniler kurmaya başladılar.Nuo 750 m. pr. m. e. graikai pradėjo 250 metų trukusią ekspansiją, kurdami kolonijas visomis kryptimis.
Burada yeni bir ordu kurmaya başladı.Čia jie ėmė kurti naują parką.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.1839 m. Naujosios Zelandijos kompanija pareiškė, kad įkurs kolonijas.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde, Iraklı Kürtler bir yarı bağımsız devlet kurmaya teşebbüs ettiler.Tuo metu žlungant Osmanų imperijai, graikai bandė įkurti nepriklausomą Ponto Respubliką.
Şirketler 1935 yılında prototiplerini Alman Genel Kurmayı'na sundular.1915 m. šios trys kompanijos pagamino užsakytus prototipus.
Sabo Devrimci Ordusu Kurmay Başkanı.Revoliucinės armijos vadovybė.
Akabinde İstiklal Mahkemesi üyesi Kel Ali'yle bağlantı kurmaya çalışır.Ji ieško pagalbos pas jauną advokatą Liuką...
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Daugelis tikinčiųjų negalėjo sutramdyti ašarų.
Ayrıca, hiç kimse dernek kurmaya veya derneğe üyeliğe zorlanamaz.Niekas nesivargino kaupti ar saugoti jos kūrybos.
Çeşitli partizan gruplar İngilizler ile temas kurmayı başardı.Daliai savanorių pavyko pasitraukti su vokiečiais.
1848'te, liberal ve milliyetçi ihtilalciler birleşmiş bir Alman Devleti kurmaya çalıştılar.Aastal 1848 toimusid liberaalide ja rahvuslaste revolutsioonid püüdega luua ühtne Saksa riik.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.1933 – USA ja Nõukogude Liit seadsid sisse diplomaatilised suhted.
Sonra, 12. Ordu kurmay başkanı oldu ve Fransa'da savaştı.Hiljem tehti temast 12. armee staabiülem, millega ta võitles Prantsusmaa lahingus.
Sovyetler de bu girişime karşı Doğu Almanya'da yeni bir rejim kurmaya girişti.Fašistlik režiim rääkis ka liidu loomisest uue režiimiga Saksamaal.
Ülke 1884'ten itibaren Avrupa dışında sömürgeler kurmaya başladı.Alates 1884. aastast hakati asutama kolooniaid ka väljaspool Euroopat.
Boniface, Selanik Krallığı'nı kurmaya devam etti., yeni Latin İmpratorluğu'nun bir ardıl devleti olarak.Bonifazio rajas uue Ladina keisririigi vasallriigi Tessaloonika kuningriigi.
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Paljud rüüstajad ei vaevunud oma tegevust varjama.
Bireysel özgürlük ve sosyal adalet arasında denge kurmayı amaçlayan politik bir ideolojidir.Sotsiaalliberalismis püütakse leida tasakaalu indiviidi vabaduse ja ühiskondliku õigluse vahel.
Birlik komutanı, 9. Ordu Kurmay Başkanı'nın Seni gördüğüme sevindim.Kaitseliidu ülem on kindralmajor Meelis Kiili.
4 Şubat 1913 tarihinde Çatalca Ordusu Topçu Komutanlığı Kurmay Başkanı olarak atandı.14. jaanuaril 1936 valiti ta 3. suurtükiväegrupi ohvitseride kogu esimeheks.
1895 yılında kurmay yüzbaşı olarak orduya katıldı.Sõjaväes hakkas ta teenima 1859 kursandina.
Savaşın sonuna değin Filistin'de, Osmanlıların 4. Ordu'sunda kurmay başkanı olarak görev yaptı.Punaarmees teenides töötas Gaza lõpuks Petrogradi sõjaväeringkonna soomusjõudude ülema ja komissarina.
1. Ordu komutanlığına kurmay başkanı olarak atandı.1 ning määrati selle ülema kohusetäitjaks.
1872'de, Yellowstone Milli Parkı ile başlayarak ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı.1872 begannen die Vereinigten Staaten mit dem Yellowstone National Park, eine ganze Reihe an Parks zu gründen.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.1957-ben öt misszionárius próbálta meg felvenni velük a kapcsolatot, de egy komoly hibát követtek el.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.1957년에 선교사 다섯명이 접촉을 시도했는데 중대한 실수를 범하게 됩니다.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.Em 1957, cinco missionários tentaram um contacto e fizeram um erro crítico.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.En 1957, cinq missionnaires ont tenté de rentrer en contact et ont commis une erreur cruciale.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.Im Jahr 1957 versuchten fünf Missionare Kontakt aufzunehmen und machten einen schwerwiegenden Fehler.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.În 1957, cinci misionari au încercat să-i contacteze și au făcut o greșeală critică.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.In 1957 probeerden vijf missionarissen contact te leggen, maar ze maakten een kritieke fout.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.Năm 1957, 5 người truyền giáo đã cố gắng tiếp xúc nhưng đã có một sai lầm nghiêm trọng.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.Nel 1957 cinque missionari hanno tentato un contatto commettendo un errore fatale.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.Vuonna 1957 viisi lähetyssaarnaajaa yritti ottaa yhteyttä ja teki kriittisen virheen.™
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.W 1957 roku, pięciu misjonarzy próbowało nawiązać kontakt i popełnili duży błąd.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.В 1957 г. пятеро миссионеров попытались вступить в контакт с этим племенем и совершили роковую ошибку.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.През 1957, пет мисионера са се опитали да се свържат с тях и направили критична грешка.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.У 1957 році п'ять місіонерів спробували зв'язатися з ними і скоїли серйозну помилку.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.ב-1957, חמישה מיסיונרים ניסו ליצור איתם קשר, ועשו שגיאה גורלית.
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.في عام 1957، حاول خمسة مبشرين الاتصال بهم وارتكبوا خطأ فادحاً
1957 yılında beş misyoner irtibat kurmaya çalışmış ve tehlikeli bir hata yapmıştır.重大な過ちを犯しました 空から 大判の
1999 da Crimson Circle grubu, Tobiaz ve diğer ruhlar ile iletişim kurmaya karar verdi.W 1999, założono Karmazynowy Krąg - grupę ludzi pragnących rozmawiać z Tobiasem i innymi istotami.
7 milyarlık gezegende, bir kaç milyon insanla iletişim kurmaya yarayan yorumlamaya açık bir dil öğrendim.lo que no me ayuda, cuando dejo el país.
7 milyarlık gezegende, bir kaç milyon insanla iletişim kurmaya yarayan yorumlamaya açık bir dil öğrendim.虚構の国境のないインターネットという場所のある時代ならではだ。
ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı.미국은 국립 공원 체계를 세우기 시작했습니다.
ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı. Ve kimine göre, bu Amerika'nın gelmiş geçmiş en iyi fikriydi.Yhdysvallat alkoi perustaa luonnonsuojelujärjestelmää, mitä jotkut pitävät Amerikan historian parhaana ideana.
ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı. Ve kimine göre, bu Amerika'nın gelmiş geçmiş en iyi fikriydi.САЩ започнаха създаването на система от паркове, които, според някои, са най-добрата идея на Америка.
ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı.ארצות הברית התחילה להקים מערך של פארקים
ABD, bir parklar sistemi kurmaya başladı.بدأت الولايات المتحدة في إنشاء أنظمة الحدائق
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod