Ana içeriğe geç
Sözlük

kurmam ile cümle

kurmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birbirimizle bağlantı kurmamızı sağlıyorlar.И это помогло нам объединиться.
Birbirimizle bağlantı kurmamızı sağlıyorlar.Те помагат на всички нас да се свързваме.
Birbirimizle bağlantı kurmamızı sağlıyorlar.הם מקשרים בין כולנו.
Birbirimizle bağlantı kurmamızı sağlıyorlar.كانت تساعدنا على التواصل
Blackberry, SMS çıktı ortaya. Birbirimizle bağlantı kurmamızı sağlıyorlar.la tecnología, el BlackBerry y el SMS que nos ayudan a conectarnos.
Bu bize etik ve hasta merkezli bir kurum kurmamizi sagladi bunu destekleyecek sistemler kurmamizi da이런 철학 덕택에 아주 도덕적이고 환자 중심적인 조직과 이를 보조할 시스템을 만들 수 있었습니다.
Bu bize etik ve hasta merkezli bir kurum kurmamizi sagladi bunu destekleyecek sistemler kurmamizi daהדבר עזר לנו לבנות ארגון שהוא מאד אתי ומאד ממוקד-מטופל ומערכות התומכות בכך.
Bu bize etik ve hasta merkezli bir kurum kurmamizi sagladi bunu destekleyecek sistemler kurmamizi daوقد ساعدنا ذلك على بناء منظمة أخلاقية جدّا يكون المريض فيها نقطة اهتمامنا المركزية والنُّظُمَ التي تدعمها.
Bu bize etik ve hasta merkezli bir kurum kurmamizi sagladi bunu destekleyecek sistemler kurmamizi daこの彼の言葉によって支えられています しかし現実においては サービスは効率化されなければなりません
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.E questo si rifletté anche nella nostra architettura.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.Et cela se reflètait dans notre architecture.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.Het is terug te vinden in onze architectuur.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.I to znalazło swoje odbicie w architekturze.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.그것이 현재 우리의 시스템에 반영돼 있죠.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi. Öğrencilere tıp eğitimini nasıl verdiğimizi de etkiledi.Это отразилось в архитектуре и в обучении студентов.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.Y se vio reflejado en nuestra arquitectura.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.Και αυτό αντικατοπτριζόταν στην αρχιτεκτονική μας.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.И това било отразено в нашата архитектура.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.ארכיטקטורה שממש חילקה את הגוף,
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.و إنعكس ذلك على هيكليتنا نحن.
Bu bizim sistemi kurmamızı etkiledi.医学教育もその影響を受け
Bu nehir, kara deliğe yaklaştıkça uzay zamanda neler olduğuna dair analoji kurmamıza yardımcı olacak.블랙홀이 가장 폭력적인 것이기때문이죠. 이 강은 블랙혹에 근접 할 때 시간과 공간에 일어나는 일과 유사점을 보여줍니다. 아름다운 비유죠.
Bu nehir, kara deliğe yaklaştıkça uzay zamanda neler olduğuna dair analoji kurmamıza yardımcı olacak.Ta reka ponuja čudovito analogijo tega, kar se dogaja s prostorom in časom, ko se približujemo črni luknji.
Bunu doğru kurmam çok önemli. - Hepsi odanın dışında.Este ca sunt toti in afara incaperii.
Bunu doğru kurmam çok önemli. - Hepsi odanın dışında.Všichni jsou venku z místnosti.
Bunu doğru kurmam çok önemli. -To bardzo ważne, żebym odpowiednio to przedstawił.
Bunu doğru kurmam çok önemli. -И ето какво сте се случи - много е важно да го обясня правилно
Bunu doğru kurmam çok önemli. -正しく、条件を設定しますね。 まず、皆外にいて、
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.Das ist, nochmals, was wir tun sowohl auf molekularer Ebene aber auch nach außen hin.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.다시 한 번 말하지만 물론 우리 인간도 분자적으로나 그 외 방식으로도 이런 일을 합니다.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.Men det är klart, det är vad vi gör, både på ett molekylärt sätt och på ett yttre.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.І, звісно, це те, що ми робимо, як на молекулярному рівні, так і в загальному плані.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.וכמובן שגם אנו עושים זאת, גם בדרך מולקולרית, וגם בסביבתנו החיצונית.
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.ومرة أخرى بالطبع هذا ما نقوم به سواء في طريقة جزيئية او كما في طريقة الخارج
Bu, tıpkı bizlerin hem moleküler olarak hem de dışarıdan iletişim kurmamıza benziyor.分子的なレベルや より広い視野から行っており 私は分子の方について考えています
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Aceasta mi-a creat o relație foarte aparte cu oceanul.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Ceci m'a permis de développer une relation très spéciale avec l'océan.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Dalo mi to velmi zvláštní vztah k oceánu.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Das hat mir eine ganz besondere Beziehung zum Ozean verschafft.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Điều này đã cho tôi một mối liên hệ đặc biệt với đại dương.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Esto me ha dado una relación muy especial con el océano.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Ez egy nagyon különleges kapcsolatot adott nekem az óceánnal.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Hal ini telah memberi saya hubungan yang sangat spesial dengan lautan.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Hierdoor heb ik een zeer speciale band met de oceaan gekregen.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.이 경험을 통해 대양과 특별한 관계가 되었습니다
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Per questo ho sviluppato una relazione molto speciale con l'oceano.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.To dało mi bardzo specjalny związek z oceanem.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Λόγω αυτού έχω αποκτήσει μια πολύ ξεχωριστή σχέση με τον ωκεανό.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Мои отношения с океаном можно назвать особыми.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.Така си създадох много специална връзка с океана.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.זה העניק לי מערכת יחסים מאד מיוחדת עם הים.
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.ولقد تسبب ذلك فى تحقيق رابط خاص بينى وبين المحيط
Bu yolculuk, benim okyanusla çok özel bir bağ kurmamı sağladı.特別なものとなりました 愛憎が少し入り混じっています
Çünkü denklemin bu hali y ile x kare arasında ilişki kurmamızı sağlayabilir. .لأن هذه معادلة تنسب y الى x^2
Çünkü denklemin bu hali y ile x kare arasında ilişki kurmamızı sağlayabilir. .式になります。 もう少し、簡素化し
Düşünmeme ve büyük hayaller kurmama yardımcı oluyordu.Het hielp me ook te mediteren en groots te dromen.
Düşünmeme ve büyük hayaller kurmama yardımcı oluyordu.제가 더 깊게 생각하고, 큰 꿈을 꾸도록 도와주었습니다.
Düşünmeme ve büyük hayaller kurmama yardımcı oluyordu.אלא הריצות עזרו לי להרגע ולחלום בגדול.
Düşünmeme ve büyük hayaller kurmama yardımcı oluyordu.بل أيضاً ساعدني على التأمل و الحلم بأشياء كبيرة.
Düşünmeme ve büyük hayaller kurmama yardımcı oluyordu.走る距離が長ければ長いほど
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod