Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.Và rồi chúng tôi mời mọi người trên khắp thế giới xây dựng và thử nghiệm với chúng tôi.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.We nodigden mensen over de hele wereld uit om ze samen met ons te bouwen en te experimenteren.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.Zaprosiliśmy ludzi z całego świata, aby budowali i eksperymentowali z nami.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.Έπειτα προσκαλέσαμε ανθρώπους απ' όλο τον κόσμο να τα φτιάξουν και να πειραματιστούν μαζί μας.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.А потом мы пригласили людей со всего мира строить и экспериментировать вместе с нами.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.И после поканихме хора по целия свят да ги изградят и да експериментират с нас.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.Й тоді ми запросили людей з усього світу побудувати їх та експериментувати з нами.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.ואז הזמנו אנשים מסביב לעולם לבנות אותן ולהתנסות איתנו.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.ومن ثم دعونا الناس من مختلف أنحاء العالم لتدريبهم وإجراء التجارب معنا.
Sonra dünyanın heryerinden insanları sistemleri kurmak ve bizimle deney yapmak için davet ettik.一緒に試してみてほしいと呼びかけました 今ではこのウェブサイトに
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.A Dávid riekol Šalamúnovi: Môj synu, ja som si bol umienil vystaviť dom menu Hospodina, svojho Boha.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.A řekl David Šalomounovi: Synu můj, uložil jsem byl v srdci svém vystavěti dům jménu Hospodina Boha svého.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.David a zis lui Solomon: ,,Fiul meu, aveam de gînd să zidesc o casă Numelui Domnului, Dumnezeului meu.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.David dit à Salomon: Mon fils, j`avais l`intention de bâtir une maison au nom de l`Éternel, mon Dieu.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Davide disse a Salomone: «Figlio mio, io avevo deciso di costruire un tempio al nome del Signore mio Dio
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Ða-vít nói với Sa-lô-môn rằng: Hỡi con, ta có ý muốn xây cất một cái đền cho danh Giê-hô-va Ðức Chúa Trời ta;
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim."Ik had het graag zelf willen doen", vertelde David hem,
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.I rzekł Dawid do Salomona: Synu mój! Umyśliłem był w sercu mojem, zbudować dom imieniowi Pana Boga mego.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Ja Daavid sanoi Salomolle: "Poikani, minä aioin itse rakentaa temppelin Herran, Jumalani, nimelle.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.이르되 내 아들아 나는 내 하나님 여호와의 이름을 위하여 전을 건축할 마음이 있었으나
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Och David sade till sin son Salomo: »Jag hade själv i sinnet att bygga ett hus åt HERRENS, min Guds, namn.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Og David sagde til Salomo: "Min Søn! Jeg havde selv i Sinde at bygge HERREN min Guds Navn et Hus;
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.Og David sa til sin sønn Salomo: Jeg hadde i sinne å bygge et hus for Herrens, min Guds navn.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.und sprach zu ihm: Mein Sohn, ich hatte es im Sinn, dem Namen des HERRN, meines Gottes, ein Haus zu bauen.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.И Давид каза на Соломона: Сине мой, аз пожелах в сърцето си да построя дом за името на Господа моя Бог;
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.И сказал Давид Соломону: сын мой! у меня было на сердце построитьдом во имя Господа, Бога моего,
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.ויאמר דויד לשלמה בנו אני היה עם לבבי לבנות בית לשם יהוה אלהי׃
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.وقال داود لسليمان يا ابني قد كان في قلبي ان ابني بيتا لاسم الرب الهي.
Sonra Süleymana şöyle dedi: ‹‹Oğlum, Tanrım RABbin adına bir tapınak kurmak istedim.只是 耶和華 的 話臨 到 我 、 說 、 你 流了 多 人 的 血 、 打了 多 次 大仗 . 你 不可為 我 的 名 建造 殿宇 、 因為 你 在 我眼 前 使 多 人 的 血流 在 地上
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Also musste ich auf eigene Faust anfangen.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Așa că a trebuit să pornesc pe cont propriu.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Chính vì vậy tôi phải bắt đầu theo cách của tôi.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Dus moest ik voor mezelf beginnen.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.FuseProjectという小さな会社を始めました
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Je devais lancer ma boite.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.제 사업을 시작해야겠다 싶어 샌프란시스코로 와서
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Musel jsem začít sám.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Quindi mi dovevo mettere in proprio.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Tehát el kellett indítanom a saját cégemet.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Tuve que empezar por mi cuenta.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Więc musiałem zacząć samodzielnie.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Έτσι, έπρεπε να ξεκινήσω μόνος μου.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Отже, треба було починати все самостійно.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Поэтому мне нужно было начать самостоятельно.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.Трябваше да започна сам.
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.כך שהיה עלי להתחיל לבדי. אז עברתי לסן-פרנצסיקו,
Sonuçta, kendi işimi kurmak zorundaydım.فكان يتوجب علي البدء بمفردي . فانتقلت الي " سان فرانسيسكو "
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Chúng tôi dự định tạo nên một hành tinh mới mà chúng tôi đặt tên là Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Egy új bolygót fogunk teremteni, amit Szputnyiknak hívunk.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Estamos a punto de crear un nuevo planeta al que llamaremos Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Estamos prestes a criar um novo planeta "a que chamaremos Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Kami akan menciptakan sebuah planet baru yang akan kami namai Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Nous sommes sur le point de créer une nouvelle planète que nous appellerons Spoutnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Sme pred vytvorením novej planéty, ktorú nazveme Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."우리는 새로운 행성을 만들게 되었습니다. Sputnik이라고 부를 것입니다.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Stworzymy nową planetę, którą nazwiemy Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Suntem pe cale să creem o nouă planetă pe care o vom numi Sputink.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Ustvarili bomo nov planet z imenom Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Vi håller på att skapa en ny planet som vi kommer kalla Sputnik.
"Sputnik adını vereceğimiz bir gezegen kurmak üzereyiz."Vytváříme novou planetu a nazveme ji Sputnik.