Drupal çeşitli türde web siteleri kurmakta kullanılabilir.אפשר להשתמש בדרופל ליצור מגוון רחב וסוגים שונים של אתרי אינטרנט
Drupal çeşitli türde web siteleri kurmakta kullanılabilir.دروبل يمكن أستخدامه لأبداع أنواع كثيره من المواقع
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Am petrecut multă vreme cu pregătirile.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Gatei muito tempo a prepará-la.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Ho passato tutto il tempo a prepararla.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Ich habe sehr viel Zeit damit verbracht, das hier aufzustellen.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Ik ben de hele tijd bezig geweest om dit klaar te zetten.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.J'ai passé pas mal de temps à mettre ça en place.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Pase mucho tiempo preparando esto.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.뭐, 제가 이걸 설치하느라 그 시간을 보냈는데, 보여드려야죠.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.Pěkně dlouho jsem to připravoval, takže doufám že ano.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.Po tolikšnem času priprave mislim, da se jo splača ogledati.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.Przygotowałem, to pokażę...
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.Я дуже довго налаштовував цей пристрій, тож мушу це показати.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.העברתי הרבה זמן בהכנה של זה. כך שרצוי שכן
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.لقد قضيت كل الأوقات أجهز لهذا. لذا أعتقد أن علي فعل ذلك.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım. Sanırım göstermeliyim.我々はオックスフォードの街にいます
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Saya menghabiskan banyak waktu untuk menyiapkannya.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Sok időt töltöttem az összeszerelésével.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Strávil som dosť času, kým som to pripravil.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Tôi dành tất cả thời gian để chuẩn bị.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Μου πήρε αρκετό χρόνο για να το ετοιμάσω.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.Прекарах цялото време в работа по това.
Düzeneği kurmak için çok uğraştım.У меня на эту штуку ушло столько времени.
Düzeni kurmak altý ayýmýzý aldý.Seis meses de preparação.
Egemenlik kurmakla uđraţmýyorduk.우리 삶의 방식이었습니다.
Egemenlik kurmakla uđraţmýyorduk.levande saker, sĂĽ... ...Jag misstänker det var precis sĂĽ innan kontakten.
Egemenlik kurmakla uđraţmýyorduk.lucruri vii, deci... ...bănuiesc că așa erau lucrurile înainte de contact.
Eğer bir Kızılderili kabilesinin felsefesi diğer kabileninkinden farklıysa iletişim kurmak istemeyebilirler.彼らは互いに意志疎通しようとはしないだろう。 族内の人々の統治が乱れるからだ。 ここで共通の敵が現れると、
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Als je een gesprek wilt voeren... in deze wereld, doe je dat met één andere persoon.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Daca vrei sa ai o conversatie in lumea asta, trebuie sa o ai cu doar o alta persoana.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Hogyha párbeszédet szeretnél folytatni ebben a világban, akkor azt egy másik emberrel teszed.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Jeżeli chcemy porozmawiać, rozmawiamy z jedną osobą.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Jika anda menginginkan sebuah percakapan di dunia ini, anda melakukannya dengan orang lain.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.한 명의 상대와 합니다. 집단에게 말을 걸고자 하면,
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Neste mundo, se queremos ter uma conversa temo-la com uma outra pessoa.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Nếu bạn muộn có một cuộc trò chuyện trong thế giới này, bạn phải tạo ra cuộc trò chuyện đó với một người khác.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Pokud v tomto světě chcete vést konverzaci, vedete ji s jednou osobou.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Pri medsebojni komunikaciji nagovarjate drugo osebo in ona vas.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Se vuoi conversare con qualcuno in questo pianeta, lo fai con una singola persona.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Si quieres tener una conversación en este mundo, la tienes con un persona a la vez.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Si vous voulez avoir une conversation dans ce monde, vous l'avez avec une seule autre personne.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Wenn man eine Konversation haben will, hat man sie in dieser Welt mit einer anderen Person.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Αν θέλετε να κάνετε μια συζήτηση σε αυτόν τον κόσμο, την κάνετε με ένα μόνο άτομο.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Ако искате да водите разговор в този свят, той е с едно друго лице.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.Если вы хотите поговорить, вы разговариваете с одним человеком.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.בעולם הזה - ניתן לנהל שיחה רק עם אדם אחד.
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.في هذا العالم ، يجب أن يكون مع شخص أخر إذا كنت تريد أن توجه كلامك لمجموعه ، أنت تصلك نفس الرسالة
Eğer böyle bir dünyada iletişim kurmak istiyorsan, bunu ancak tek bir insanla yapabilirsin.誰か1人を相手にすることになり グループを相手にしようと思うと
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Ak nie, mal by som radšej na komunikáciu s vami o samote. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Če ne, bi jaz veliko raje komunicirajo z vami sam. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Dacă nu, aş prefera mai mult să comunice cu tine singur. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Ha nem, én meg sokkal inkább, hogy kommunikáljon veled egyedül. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Hvis ikke, vil jeg meget hellere at kommunikere med dig alene. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Jeśli nie, I wiele chętniej komunikować się z was samych. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Jika tidak, saya banyak yang harus memilih untuk berkomunikasi dengan Anda sendiri. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Jos ei, minun olisi paljon mieluummin kommunikoida kanssasi yksin. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "그렇지 않다면, 내가 얼마나 당신과 단둘이 의사 소통하는 것을 선호한다. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Nếu không, tôi rất thích giao tiếp với bạn một mình. "
Eğer değilse, ben çok yalnız ile iletişim kurmak için tercih edilmelidir. "Om inte, bör jag föredrar mycket att kommunicera med dig ensam. "