Ana içeriğe geç
Sözlük

kurma ile cümle

kurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Burada yeni bir ordu kurmaya başladı.Budujeme novou armádu.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Tento výjav bol naplnením proroctva, ktoré hovorilo, že nájdu svoj nový domov na takomto mieste.
Eylül ayı sonunda İtalyan ve Fransız Komünist Partileri bir birlik kurmaya karar verdiler.V septembri 1936 sa Komunistická strana Francúzska a Talianska komunistická strana rozhodli konať.
Bu operasyonların amacı Hamid Karzai liderliğinde bir Afganistan yönetimi kurmaktı.Nasledovali snahy vytvoriť s pomocou OSN v Afganistane novú vládu pod vedením Hamida Karzaia.
Bazı Protestanlar çareyi Kuzey Amerika'ya göç ederek orada koloniler kurmakta buldular.Keďže boli protestanti prenasledovaní, rozhodli sa nájsť útočisko v Severnej Amerike a založiť nové kolónie.
Keşişler dünya işleri ile uğraşmazlar, dış dünya ile bağlantı kurmazlar.Lokálne tu však stále žijú kmene, ktoré neudržiavajú trvalé styky s vonkajším svetom.
Bu komite 1951'de Enternasyonal'i yeniden kurmaya karar verdi.Za týmto účelom bolo rozhodnuté v roku 1955 prebudovať tuniské komunitné centrum.
Kabineyi kurmakla Celal Bayar görevlendirildi.Za príplatok sa montovalo aj vytápanie kabíny.
Fiil ehliyetine sahip her gerçek kişinin dernek kurma hakkı vardır.Lietať môže prakticky každý, kto je schopný získať vodičský preukaz.
En modern ekipmanla donatılmış yeni fabrikalar kurmaya başladı.Hneď nato však musel ustúpiť modernejšie koncipovaným strojom.
1949 yılında Genelkurmay Başkanlığı'na stajyer kurmay subay olarak atandı.V roku 1940 bol menovaný do funkcie zástupcu náčelníka generálneho štábu.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Tie postupujú priamo do tretej fázy.
Hükümeti kurma görevi tekrar kendisine verildi.Jeho demisiu musí ešte potvrdiť vláda.
Diğerleri Deep-Ando ile bağlantı kurmaya çalışır.Aj iTAN sú náchylné na útoky man-in-the-middle.
Heyerdahl teknesini kendisi inşa edip ekibini kendisi kurmaya karar verir.Luffy sa teda rozhodol, že si založí vlastnú pirátsku posádku.
İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin istifası sonrasında yeni bir hükümet kurması istenmiştir.SME Nová vláda staronového talianskeho premiéra Silvia Berlusconiho zložila dnes prísahu.
Bir nükleer santral kurmak için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç vardır.Na prípravu rádiologickej zbrane postačuje dostatočne veľký a funkčný jadrový reaktor.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Dospelí vedúci motivujú družiny k ich vlastnému družinovému životu.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Rimljani so iz Egipta začeli uvažati tudi gradiva za postavljanje egipčanskim podobnih zgradb.
Kontrol ünitesi hem aritmetik/logic ünitesi hem de hafıza ile iletişim kurmalıdır.Krmilna enota mora znati komunicirati z aritmetično-logično enoto in spominom.
Jodl, Danimarka ve Norveç'in hızlı işgali sırasında Kurmay Başkanlığı yaptı.Jodl je nato deloval kot načelnik štaba med hitro okupacijo Danske in Norveške.
Size Hayal Kurmayı Öğreteceğim, Ya nauçu vas meçtat...Idejo pregnetem, obdelam z imaginacijo, da se izlušči bistvo...
Kurmacanın gücünü tamamen kişiliğinde barındırıyor.On prepriča edino s silo svoje osebnosti.
İşçi ve memurlara sendika kurma hakkı ile grev hakkı tanınmıştır.Sindikat in pravica stavke v javnem sektorju.
Alman kilit ustası Peter Henlien, tarihte bilinen ilk kurmalı saati üretti.Zelo znan je bil Peter Henlein, saj je izumil prve prenosne ure.
Böylece birlik kurma yolunda üçüncü aşamaya gelinmiştir.Priključen ji je prehod v tretji stavek.
Bu yüzden bir arkadaşından kürtaj yapabilecek bir doktorla temas kurmasını ister.Potreben je posvet z zdravnikom, ki predpiše kakšno pomirilo.
Çünkü, kendi kariyerini babasının desteği olmadan, kendi kurmak istiyordu.Tudi on je bil neuspešen, ker je vrt stražil le zaradi očetove volje.
Birlik komutanı, 9. Ordu Kurmay Başkanı'nın Seni gördüğüme sevindim.Njegova zadnja dolžnost je bila pomočnik poveljnika 9. armade.
Devletin kendi yurttaşları aleyhinde çalışacak servisler kurmamasını istiyoruz.Svojim delavcem je prepovedal vsako javno nasprotovanje proti svoji stranki.
Firefox Sync, ayrıca şirket veya kuruluşlar için kendi sunucularını kurma imkanı tanımıştır.Firefox je postal tudi dobro poznan večjim spletnim mestom in podjetjem.
1891-1894 yıllarında Almanya'ya gönderilerek Alman ordusunda kurmay eğitimi aldı.Za božič 981 je iz Nemčije prišla naročena vojska.
Bir siyasi partinin üstünlük kurması için 172 sandalyeye ulaşması gereklidir.Za oblikovanje večine zmagovalci potrebujejo 326 sedežev.
Çeşitli birliklerde Birlik Komutanlığı, Tabur Komutanlığı ve Kurmaylık görevlerine bulundu.Služil je na različnih štabnih položajih na stopnji čete, bataljona in države.
Süperiletkenler Josephson bağlantıları kurmak için kullanılmaktadır.Superlaidininkai yra panaudojami gaminant Džozefsono jungtis.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Ši vizija jiems reiškė, kad toje vietoje turėtų būti jų naujieji namai.
İlk olarak çareyi ateş yakmakta ve barınak kurmakta görürler.Kalinys apsižvalgytų ir pamatytų ugnį.
Tanrı'nın ona yeni bir kilise kurması gerektiğini söylediğini vaaz etmiştir.Venuoliai paprašė jo sukurti naująją bažnyčią.
Her şey kişinin hayal kurmasına bağlıdır.Jis priklauso nuo individualios fantazijos.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Tarp jų – leidimas įkurti nepriklausomas profesines sąjungas.
Bu nedenle MÖ 750'lerden itibaren Yunanlar her yönde koloniler kurmaya başladılar.Nuo 750 m. pr. m. e. graikai pradėjo 250 metų trukusią ekspansiją, kurdami kolonijas visomis kryptimis.
Burada yeni bir ordu kurmaya başladı.Čia jie ėmė kurti naują parką.
Kurmanci ismi Tiyaks'tır.Jų saulės dievas vadinosi Tijazas.
Bir ölünün yaşayanlarla iletişim kurması mümkün müdür?Ar gali būti, kad mirusieji veržiasi į gyvųjų tarpą?
Oyunun amacı yüzyıllarca ayakta kalabilecek bir medeniyet kurmaktır.Tokiu būdu žaidėjai gali žaisti 900 metų trunkanti istorinį žaidimą.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.Kartais minima kaip Ardėjos miesto Latiume įkūrėja.
1839 yılında New Zealand Company, araziler alıp koloniler kurmaya ilişkin planlarını açıkladı.1839 m. Naujosios Zelandijos kompanija pareiškė, kad įkurs kolonijas.
Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış döneminde, Iraklı Kürtler bir yarı bağımsız devlet kurmaya teşebbüs ettiler.Tuo metu žlungant Osmanų imperijai, graikai bandė įkurti nepriklausomą Ponto Respubliką.
Fakat onların kurma kolu yoktu.Neturėjo gimininės sąrangos.
Doğu ve Batı da bulunan yollar komşu köylerle bağlantı kurmaktadır.Pietrytinis ir rytinis kaimo pakraštys prijungti prie Vilniaus.
Daha sonra bir grup kurmak için planlara başladılar.Po to jie nesėkmingai bandė sukurti dar kelias grupes.
Sınıfa hakimiyet kurmada öğretmene yardımcı olur.Baigusiajam suteikiamas teisės magistro kvalifikacinis laipsnis.
Şirketler 1935 yılında prototiplerini Alman Genel Kurmayı'na sundular.1915 m. šios trys kompanijos pagamino užsakytus prototipus.
Hayatınızı burada kurmalısınız çünkü madenler vb. sadece burada çıkmaktadır.Dabar jų atvyksta mažai, kadangi liūčių išplautais keliais gali pravažiuoti tik visureigiai.
Sabo Devrimci Ordusu Kurmay Başkanı.Revoliucinės armijos vadovybė.
Portekizliler'in bu bölgede hakimiyet kurması sonucu 1520 yılında bölgeden ticaret yapılmaya başlanmıştır.Šios kovos truko iki 1588 m., kol portugalai galutinai užvaldė prekybą šiame regione.
Akabinde İstiklal Mahkemesi üyesi Kel Ali'yle bağlantı kurmaya çalışır.Ji ieško pagalbos pas jauną advokatą Liuką...
Pek çok locanın kendi tesislerini kurmaya gücü yetmezdi.Daugelis tikinčiųjų negalėjo sutramdyti ašarų.
Ayrıca, hiç kimse dernek kurmaya veya derneğe üyeliğe zorlanamaz.Niekas nesivargino kaupti ar saugoti jos kūrybos.
Çeşitli partizan gruplar İngilizler ile temas kurmayı başardı.Daliai savanorių pavyko pasitraukti su vokiečiais.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurma ile cümle - Sayfa 38 - kurma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App