Ana içeriğe geç
Sözlük

kurma ile cümle

kurma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Rumenler ilk defa 14. yüzyılda kendilerine ait devletler kurmayı başardılar.Venäläiset tunkeutuivat alueelle ensimmäistä kertaa 1400-luvulla.
Onunla iletişim kurmaya çalıştığımda Pamela evde olmalıydı fakat telefona cevap vermedi.Pamelan täytyi olla kotona silloin, kun yritin ottaa yhteyttä häneen, mutta hän ei vastannut puhelimeen.
Bu nedenle MÖ 750'lerden itibaren Yunanlar her yönde koloniler kurmaya başladılar.Από το 750 π.Χ. έως το 550 π.Χ. οι Έλληνες δημιούργησαν αποικίες προς όλες τις κατευθύνσεις.
1997 yılında Magna Carta Records, Mike Portnoy'dan bir "süper grup" kurmasını istedi.Το 1997, η "Magna Carta Records" πρότεινε στον Μάικ Πορτνόι να σχηματίσει ένα progressive supergroup.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Επινόησε μια νέα ζωή.
1724 - Franken gelen ilk Alman yerleşimciler nehrin güneyinde gelip Neu Arad kurmak.1724 – Οι πρώτοι Γερμανοί έποικοι από τη Φραγκονία έρρχονται στα νότια του ποταμού και ιδρύουν το Νέο Αράντ.
1914'e geri dönüldüğünde, Kol French Quarter'daki cadılarla ittifak kurmak istemekte.Με αναδρομές στο 1914, ο Κολ είναι σε αναζήτηση ενός είδους συμμαχίας με τις μάγισσες τής Γαλλικής Συνοικίας.
Camideki boya düzenini kurmak için 30.000’den fazla yumurta kullanılmıştır.Περισσότερα από 30.000 αυγά χρησιμοποιήθηκαν για να φτιαχτεί το χρώμα-στίλβωση της διακόσμησης .
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.Οι Αυστριακοί είχαν αναπτύξει υποδομές ώστε να εκμεταλεύονται τους φυσικούς πόρους.
2006 yılında, otomatik kurmalı yeni nesil mekanik düzenekler piyasaya sürülmüştür.Το 2006 κυκλοφόρησε μια νέα γενιά αυτόματων μηχανισμών.
Gerekli durumlarda özel komisyonlar kurma hakkına sahiptir.Τέλος σε εξαιρετικές περιπτώσεις μπορεί να ασκεί έκτακτες αρμοδιότητες.
Yarışmanın sloganı olan Dare to Dream (Türkçe:"Hayal kurmaya cesaret et"), 28 Ekim 2018'de açıklandı.Το σλόγκαν του διαγωνισμού, Dare to Dream, αποκαλύφθηκε στις 28 Οκτωβρίου 2018.
Tüm ülkelerle dostça ilişkiler kurmayı hedefleyerek tamamlayıcılık politikasını sürdürür.Ελπίζουμε πως οι καλές σχέσεις μας με όλες τις χώρες θα συνεχιστούν.
Michael, Ukrayna'ya kumar makineleri kurmaya gittiği bir işe onu da yanında götürür.Ο Μίχαελ, τελικά, τον παίρνει μαζί του στην Ουκρανία, ώστε να εργαστεί φρουτάκια.
İki kardeş bir şehir kurmaya karar verirler.Τα δύο αδέλφια διαφώνησαν για το πού ακριβώς έπρεπε να χτιστεί η πόλη.
Kar amaçlı şirket kurmak veya devretmek.Ρήξη ή αποκόλληση του επιχείλιου χόνδρου.
Toplantı ve dernek kurma özgürlükleri sınırlıydı.Οι ελευθερίες συγκέντρωσης και οργάνωσης είναι εξαιρετικά περιορισμένες.
Sonra erkek kunduzlar kendi ailelerini kurmaya giderler.Μετά εγκαταστάθηκαν οι Βλογγαίοι με τις οικογένειες τους.
17 Şubat 2014 tarihinda Renzi, Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano tarafından hükümeti kurması istendi.Στις 17 Φεβρουαρίου 2014 ο Ματέο Ρέντσι έλαβε εντολή σχηματισμού κυβέρνησης από τον Τζόρτζιο Ναπολιτάνο.
1907'den sonra birçok ülke kendi ulusal pavyonlarını kurmaya başlamıştır.Πολλά χρονιά αργότερα το 1941 άρχιζαν να χτίζονται τα σπίτια από πλίθες.
Sayı arttıkça Alliance yeni kamplar kurmak zorunda kaldı..Το κάστρο επεκτάθηκε πολλές φορές για να στεγάσει τους αυξανόμενους αριθμούς των Ιπποτών.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.1947 - Οι Ηνωμένες Πολιτείες Αμερικής και το Πακιστάν συνάπτουν για πρώτη φορά διπλωματικές σχέσεις.
Yabancı medya Bratušek'in yeni bir hükümet kurmasının zor olacağını belirtti.Η Αλένκα Μπράτουζεκ λαμβάνει εντολή για σχηματισμό νέας κυβέρνησης.
1949'da NBL ve BAA, basket ligleri NBA'yi kurmak üzere birleştiler.To 1949, NBL και BAA συγχωνεύθηκαν δημιουργώντας το ΝΒΑ, στο οποίο προσχώρησαν και οι Πίστονς.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Οι συντελεστές ταξίδεψαν μέχρι την Αίγυπτο για να συλλέξουν υλικό.
Bulgarlar Peçeneklerle ittifaklık kurmaya çalıştılar, ama bunda başarı kazanamadılar.Οι Γάλλοι προσπάθησαν να σταματήσουν τους Ρώσους, αλλά δεν τα κατάφεραν.
Bu hadise, PRIDE'ın kendisine ait "The Advocate" isimli gazetenin kurmasına yol verdi.Τότε ο Συναδινός εξέδωσε δική του εφημερίδα με το όνομα «Πρόοδος».
1917'de Jack yeni bir film satış şirketi kurmak için Los Angeles'a gönderildi.I 1917 blev Jack sendt til Los Angeles for at starte endnu et distributionsselskab.
1981’in başlarında Fripp ve Bruford adı “Discipline” olan yeni bir grup kurmayı planlamaya başladılar.Tidligt i 1981 begyndte Fripp og Bruford at overveje at danne en ny gruppe, som skulle hedde Discipline.
Antagonist Sue Sylvester (Jane Lynch), kulübe karşı komplo kurmaya başlar.Desuden viser episoden, at Sue Sylvester (Jane Lynch) begynder at konspirere mod klubben.
Burada yetişmişler ve Romulus Roma'yı kurmaya karar vermiştir.Da de blev ældre, var det her, Romulus valgte at bygge Rom.
Hitler ve kurmayları, Napolyon'un Rusya Seferi'nde uğradığı hezimeti incelemişlerdi.Hitler og hans generaler undersøgte også Napoleons fejlslagne invasion af Rusland.
Meir'in istifasının ardından, Altı Gün Savaşı'nda kurmay başkanı olan Yitzhak Rabin başbakanlığa geçti.Efter Meirs tilbagetræden blev Yitzhak Rabin (stabschefen under Seksdageskrigen) statsminister.
Ücretsiz ve kaliteli sağlık sistemi kurmak.Et gratis sundhedssystem.
Orada Şikago'daki gibi başka bir kale kurmayı planlar.Her ville han rejse en treetages bygning som den i Chicago.
Öte yandan Hitler, kuzeyde Finlerle temas kurmaya da önem veriyordu.Han ønskede også at skabe forbindelse med finnerne mod nord.
Amerika’ya gidip orada zengin olmayı kurmaktadır.Han løber hjemmefra for at blive rig.
Manstein, Batı Almanya'daki Rundstedt'in komutasındaki Ordu Grubu A'nın Kurmay Başkanlığına getirildi.Von Manstein blev stabschef for von Rundstedts Heeresgruppe A i det vestlige Tyskland.
5 Temmuz 1856 yılında Alfred Escher'in Schweizerische Kreditanstalt'ı kurmasıyla meydana gelmiştir.Credit Suisse blev grundlagt af Alfred Escher i 1856 som Schweizerische Kreditanstalt.
Savaşın geri kalanını kurmay subay olarak geçirdi.Resten af krigen fungerede han som stabsofficer.
Yeni hükümeti kurma görevi yine kendisine verilmiştir.Under den nye regering fik han igen sit embede.
Bu hususta mezunlar derneği kurma çalışmaları devam etmektedir.Stillesiddende skolearbejde hæmmer denne udvikling.
Amaçları Orta Doğu'da bağımsız bir ülke kurmaktır.Han agtede at oprette en reelt uafhængig stat i fjernøsten.
Kocası Eckhard Christian, Hitler'in Reques de Luftwaffe Komutanlığı Kurmaylığına atandı.Eckhard Christian blev på Hitlers befaling forfremmet i Luftwaffe.
Otto kiliseyi egemenliği altına almak ve Alman topraklarında dinsel imparatorluk gücü kurmak niyetindeydi.Otto havde til hensigt at dominere kirken og forene de tyske landområder.
İsa, dünyada Tanrı’nın krallığını kurmak için bizzat dönecektir.Kristus vil komme igen og etablere Guds Rige på jord.
Orada yeni bir iş ve hayat kurmaya çalışırlar.Her byggede de en gård og etablerede et nyt liv.
Bu statüyü bırakıp, işleyen bir toplum kurma sorumluluğunu almaya hazır değildi.Partiet var derfor ikke interesseret i at overtage styret af den borgerlige stat.
Amacı kendisine ait ticari bir imparatorluk kurmaktır.Deres mål var en genoprettelse af et autoritært kejserrige.
Bazen Latium'un Ardea şehrini kurmakla itibarlandırılır.Hun krediteres nogen gange for grundlæggelsen af Ardea i Lazio.
Heyete geçici hükümet kurma görevi verildi.Det blev nu almindeligt at omtale udvalget som en provisorisk regering.
Köstebekleri kurması ve taşıması pahalıdır.Det er dog meget dyrt at opstille og drive omformerstationerne.
Yeni bir yaşamın düşü kurmaktadır.Vakili Ét Liv Feat.
Mevlana bir tarikat kurmamış olsa da bunun temellerini attı.Var kortene ikke gode nok, fik hun en lussing.
Ağustos 2016'da Gionee, Hindistan'da bir üretim tesisi kurma planlarını başlattı.I august 2016 lanserte Ginoee planer om å bygge en fabrikk i India.
Zoya'nın partizan birimi olan 9903'e (Batı Cephesi Kurmayı) atandı.Kosmodemjanskaja ble tildelt partisanenheten 9903.
08:46 — Brüksel kontrolörleri, trenin makinisti ile temas kurmaya çalışıyordu.08:46 Kontrolløren i Brussel prøvde å få kontakt med togføreren uten å klare det.
Romalılar da Mısır'dan Mısır tarzı yapılar kurmak için inşaat malzemesi ithal ettiler.Romerne importerte også byggematerialer fra Egypt for å reise bygningsverker i egyptisk stil.
Savaşın geri kalanını kurmay subay olarak geçirdi.Han tilbrakte resten av krigen som krigsfange.
1933 - Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği ile ticari ve diplomatik ilişkiler kurmaya başladı.1933 – USA og Sovjetunionen oppretter formelle diplomatiske forbindelser.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod