Kurgu fotoğraf içeren tüm duygular seçilip çıkartıldıktan sonra bir sistem dahilinde görüntülenebiliyor.Το Μοντάζ εξάγει από όλα τα συναισθήματα που περιέχουν τις φωτογραφίες και τις παρουσιάζει σε ένα πλέγμα.
Kurgu fotoğraf içeren tüm duygular seçilip çıkartıldıktan sonra bir sistem dahilinde görüntülenebiliyor.Монтаж - следствие чувств, содержащих фотографии, которые извлечены и отображены в сетке.
Kurgu fotoğraf içeren tüm duygular seçilip çıkartıldıktan sonra bir sistem dahilinde görüntülenebiliyor.Монтажът причинява всички чувства, които съдържат снимки да се извлекат и да се покажат в мрежа.
Kurgu fotoğraf içeren tüm duygular seçilip çıkartıldıktan sonra bir sistem dahilinde görüntülenebiliyor."מונטאז'" גורם לכל הרגשות שכוללות תמונות להשלף ולהציג את עצמן ברשת.
Kurgu fotoğraf içeren tüm duygular seçilip çıkartıldıktan sonra bir sistem dahilinde görüntülenebiliyor.مونتاج تنتج من كل المشاعر التي تحوي صوراً ليتم إستخلاصها وعرضها في شبكة.
Kurgu fotoğraf içeren tüm duygular seçilip çıkartıldıktan sonra bir sistem dahilinde görüntülenebiliyor.抽出し、グリッド上に表示させます このグリッドは、ここ数時間内の世界の感情を
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Bukan berarti karya fiksi mempunyai daya sebesar gempa bumi.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Ich behaupte nicht, dass Fiktion vom Ausmaß einens Erdbebens ist.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Ik zeg niet dat fictie de omvang van een aardbeving heeft.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Je ne dis pas que la fiction a la magnitude d'un tremblement de terre.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.소설이 지진만큼 강도가 세다고 말하는게 아닙니다.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Não digo que a ficção tem a magnitude de um terramoto.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Nem állítom, hogy a fikció ereje megfelel a földrengés erejének.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Neříkám, že beletrie má sílu zemětřesení.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Nie mówię, że fikcja ma wielkość trzęsienia ziemi.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.No estoy diciendo que la ficción tiene la magnitud de un terremoto.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Non sto dicendo che la narrativa abbia la stessa magnitudine di un terremoto.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Nu vreau să zic că ficţiunea are magnitudinea unui cutremur.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Δεν ισχυρίζομαι πως η λογοτεχνία έχει το μέγεθος ενός σεισμού.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Не казвам, че белетристиката има магнитутът на земетресение.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.Я не утверждаю, что сила литературы сопоставима с силой землетрясения.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.אינני טוענת כי לסיפור יש את מידת העוצמה של רעידת אדמה.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.وأنا لا أقول أن الأدب الروائي له نفس أهمية الزلزال.
Kurgunun bir deprem kadar gücü olduğunu söylemiyorum.心地よい住居を後にして
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Am început să scriu ficţiune pe când aveam opt ani.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Empecé a escribir ficción a la edad de ocho años.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Eu comecei a escrever ficção com a idade de oito anos.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Ho cominciato a scrivere narrativa ad otto anni.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Ich begann mit acht Jahren damit, Geschichten zu erfinden und aufzuschreiben.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Ik was acht toen ik fictie begon te schrijven.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Jag började skriva påhittade historier när jag var åtta.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.J'ai commencé à écrire de la fiction à l'âge de huit ans.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.전 여덟 살때부터 소설을 쓰기 시작했습니다.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Nyolcéves koromban kezdtem fikciót írni.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Psát beletrii jsem začala v osmi letech.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Saya mulai menulis karangan fiksi pada umur delapan.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Tôi bắt đầu viết tiểu thuyết từ năm lên tám.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Zaczęłam pisać fikcję w wieku ośmiu lat.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Ξεκίνησα να γράφω ιστορίες από την ηλικία των οχτώ.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Започнах да пиша белетристика на осем години.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Я начала писать, когда мне было восемь.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.Я почала писати, коли мені було вісім.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.התחלתי לכתוב סיפורת בגיל שמונה.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.لقد بدأت كتابة الأدب في الثامنة من عمري.
Kurgusal öyküler yazmaya sekiz yaşında başladım.ある日 母が私に
Kurguya bir misyon atfedilir.Atribui-se uma função à ficção.
Kurguya bir misyon atfedilir.Fictie krijgt een functie.
Kurguya bir misyon atfedilir.Ficţiunii i se atribuie o anumită funcţie.
Kurguya bir misyon atfedilir.Fikcji przypisuje się funkcję.
Kurguya bir misyon atfedilir.하나의 기능만이 소설에 주어지는 것이죠.
Kurguya bir misyon atfedilir.La fiction se voit attribuer une fonction.
Kurguya bir misyon atfedilir.Một chức năng được thêm vào truyện hư cấu
Kurguya bir misyon atfedilir.Skönlitteratur ges en uppgift.
Kurguya bir misyon atfedilir.Viene attribuita una funzione alla narrativa.
Kurguya bir misyon atfedilir.Μια λειτουργία αποδίδεται στη λογοτεχνία.
Kurguya bir misyon atfedilir.Виходить, література мусить виконувати певну функцію.
Kurguya bir misyon atfedilir.Функция е преписана на белетристиката.
Kurguya bir misyon atfedilir.Функция, приписываемая литературе.
Kurguya bir misyon atfedilir.העובדה מיוחסת כהמצאה.
Kurguya bir misyon atfedilir.ينسب عمل الْقَاص إلى الأدب القصصي.