Ana içeriğe geç
Sözlük

kurdular ile cümle

kurdular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Filisterne drog nu op og slog Lejr i Juda og spredte sig ved Lehi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.A Filiszteusok pedig felmentek, és megszállották Júdát, és Lehiben telepedtek le.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Allora i Filistei vennero, si accamparono in Giuda e fecero una scorreria fino a Lechi
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Alors les Philistins se mirent en marche, campèrent en Juda, et s`étendirent jusqu`à Léchi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Atunci Filistenii au pornit, au tăbărît în Iuda, şi s'au întins pînă la Lehi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Bấy giờ, dân Phi-li-tin đi lên, đóng trại tại Giu-đa, và tràn ra đến Lê-chi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Bấy_giờ , dân Phi-li-tin đi lên , đóng trại tại Giu-đa , và tràn ra đến Lê-chi .
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Da drog filistrene op og leiret sig i Juda, og de spredte sig utover i Leki.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Då drogo filistéerna upp och lägrade sig i Juda; och de spridde sig i Lehi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Da zogen die Philister hinauf und lagerten sich in Juda und ließen sich nieder zu Lehi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.De Filistijnen stuurden daarop een grote legermacht naar Juda, die doordrong tot bij Lechi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Então os filisteus subiram, acamparam-se em Judá, e estenderam-se por Leí.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.이에 블레셋 사람이 올라와서 유다에 진을 치고 레히에 편만한지라
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Maka orang Filistin datang ke daerah Yehuda lalu berkemah di situ, kemudian menyerbu kota Lehi
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Pročež vytáhli Filistinští, a rozbivše stany proti Judovi, rozložili se až do Lechi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Przyciągnęli tedy Filistynowie, a położywszy się obozem w Juda, rozciągnęli się aż do Lechy.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Silloin filistealaiset lähtivät liikkeelle, leiriytyivät Juudaan ja levittäytyivät Lehin tienoille.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Tedaj pridero Filistejci gori in se ušatore na Judovem in se razprostro v Lehi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Vtedy vyšli Filištíni hore a položili sa táborom v Júdovi a rozprestreli sa v Lechi.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Ανεβησαν δε οι Φιλισταιοι και εστρατοπεδευσαν εν γη Ιουδα και διεχυθησαν εις Λεχι.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.И пошли Филистимляне, и расположились станом в Иудее, и протянулись до Лехи.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.Тогава филистимците възлязоха та разположиха стан в Юда и се разпростряха в Лехий.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.ויעלו פלשתים ויחנו ביהודה וינטשו בלחי׃
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.وصعد الفلسطينيون ونزلوا في يهوذا وتفرّقوا في لحي.
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.非 利 士 人 上 去 安 營 在 猶 大 、 布 散 在 利 希
Filistliler de gidip Yahudada ordugah kurdular, Lehi yöresine yayıldılar.非利士人 上去 安營 在 猶大 、 布散 在 利希
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.De beværtede endda energistande.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Aveau chiar şi chioşcuri de suc.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Avevano anche bancarelle di succhi di frutta.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.De ställde till och med upp dryckesstationer.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Dokonce připravili i občerstvovací místa s džusem.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Eles até distribuíram sumos.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Họ thậm chí còn phụ trách các quầy nước ép trái cây.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Ils ont même tenu des stands de jus de fruits.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Incluso organizaron estaciones de jugo.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.그들은 주스 부스를 열어주기도 했습니다.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Még gyümölcslé-standokat is felállítottak.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Mereka bahkan menyediakan gerai jus buah.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Sie haben sogar Saftstationen eingerichtet.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Ze bemanden zelfs de waterposten. (Gelach)
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Βοήθησαν με την παρουσία τους ακόμη και στα κιόσκια με τους χυμούς.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Вони навіть облаштували зупинки із соком.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Дори раздаваха сокове.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Они даже организовали ларьки с соком.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.הם אפילו איישו את תחנות המיץ.
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.بل أيضاً وقفو عند أكشاك العصير. (ضحك)
Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.マラソンは本当に かけがえのないものになりました
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.A spikli sa všetci dovedna, že prijdú bojovať proti Jeruzalemu a že v ňom spôsobia zmätok.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.bèn tập lập nhau hết thảy đặng đến hãm đánh Giê-ru-sa-lem và làm cho nó bị rối loạn.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.bèn tập lập nhau hết_thảy đặng đến hãm đánh Giê-ru-sa-lem và làm cho nó bị rối_loạn .
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.Conspiraron todos juntos para venir a combatir contra Jerusalén y causarle daño
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.e coligaram-se todos, para virem guerrear contra Jerusalém e fazer confusão
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.Ils se liguèrent tous ensemble pour venir attaquer Jérusalem et lui causer du dommage.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.In vsi se vkup zarote, da pojdejo bojevat se zoper Jeruzalem in delat zmešnjavo v njem.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.다 함께 꾀하기를 예루살렘으로 가서 쳐서 요란하게 하자 하기로
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.Mereka bersepakat hendak menyerang Yerusalem untuk menimbulkan kekacauan
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.Och de sammansvuro sig allasammans att gå åstad och angripa Jerusalem och störa folket i deras arbete.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.Og de sammensvor sig alle om å komme og stride mot Jerusalem og hindre folket i dets arbeid.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.og de sammensvor sig alle om at drage hen og angribe Jerusalem og fremkalde Forvirring der.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.összeesküvének mindnyájan egyenlõ akarattal, hogy eljõnek Jeruzsálemet megostromolni és [népét] megrémíteni.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kurdular ile cümle - Sayfa 13 - kurdular kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App