Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.Protož spuntovali se všickni společně, aby táhli k boji proti Jeruzalému a aby jemu překážku učinili.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.S'au unit toţi împreună ca să vină împotriva Ierusalimului, şi să -i facă stricăciuni.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.και συνωμοσαν παντες ομου να ελθωσι να πολεμησωσιν εναντιον της Ιερουσαλημ, και να καμωσιν εις αυτην βλαβην.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.и всичките заедно се сговориха да дойдат и да воюват против Ерусалим и да му напакостят.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.И сговорились все вместе пойти войною на Иерусалим и разрушить его.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.ויקשרו כלם יחדו לבוא להלחם בירושלם ולעשות לו תועה׃
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.وتآمروا جميعهم معا ان ياتوا ويحاربوا اورشليم ويعملوا بها ضررا.
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.大 家 同 謀 要 來 攻 擊 耶 路 撒 冷 、 使 城 內 擾 亂
Hepsi bir araya gelerek Yeruşalime karşı savaşmak ve kentte karışıklık çıkarmak için düzen kurdular.大家 同謀 要 來攻擊 耶路撒冷 、 使 城內擾亂
Hükümet protestocuları ek destekçiler haline geldi. Hatta meyve suyu durakları bile kurdular.Protestujący przeciwko rządowi kibicowali na trasie i podawali napoje.
İlk kaldırma bir hafta sürecek, dedik. Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Chúng tôi nói lần dựng lên đầu tiên sẽ mất một tuần. và họ thật sự thấu hiểu điều đó.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.A radili se, jak by Ježíše lstivě jali a zamordovali.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.a uradili sa, aby lapili Ježiša ľsťou a zabili,
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.e deliberaram como prender Jesus a traição, e o matar.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.És tanácsot tartának, hogy Jézust álnoksággal megfogják és megöljék.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.e tennero consiglio per arrestare con un inganno Gesù e farlo morire
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.et ils délibérèrent sur les moyens d`arrêter Jésus par ruse, et de le faire mourir.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.I naradzali się, jakoby Jezusa zdradą pojmali i zabili;
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.in se posvetujejo, da bi Jezusa z zvijačo ujeli in umorili.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.ja neuvottelivat, kuinka ottaisivat Jeesuksen kiinni kavaluudella ja tappaisivat hänet.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.예수를 궤계로 잡아 죽이려고 의논하되
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.Mereka berunding untuk menangkap Yesus dengan diam-diam, dan membunuh Dia
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.och rådslogo om att låta gripa Jesus med list och döda honom.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.Og de rådsloge om at gribe Jesus med List og ihjelslå ham.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.og de rådslo om å gripe Jesus med list og slå ham ihjel.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.şi s'au sfătuit împreună, cum să prindă pe Isus cu vicleşug, şi să -L omoare.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.und hielten Rat, wie sie Jesus mit List griffen und töteten.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.và bàn với nhau dùng mưu chước gì đặng bắt Ðức Chúa Jêsus mà giết.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.và bàn với nhau dùng mưu_chước gì đặng bắt Ðức_Chúa_Jêsus mà giết .
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.y consultaron entre sí para prender a Jesús por engaño y matarle
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.Zij probeerden een listige manier te vinden om Jezus gevangen te nemen en te doden.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.και συνεβουλευθησαν να συλλαβωσι τον Ιησουν με δολον και να θανατωσωσιν.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.и наговаряха се да уловят Исуса с хитрост и да Го умъртвят;
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.и положили в совете взять Иисуса хитростью и убить;
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.і радились, щоб узяти Ісуса підступом і вбити.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.ויועצו יחדו לתפש את ישוע בערמה ולהמיתו׃
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.وتشاوروا لكي يمسكوا يسوع بمكر ويقتلوه.
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.大 家 商 議 、 要 用 詭 計 拿 住 耶 穌 殺 他
İsayı hileyle tutuklayıp öldürmek için düzen kurdular.大家 商議 、 要 用 詭計 拿住 耶穌 殺他
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Also machten sich die Kinder Israel des Morgens auf und lagerten sich vor Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.A tak ráno vstavše synové Izraelští, položili se proti Gabaa.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.A tak wstawszy synowie Izraelscy rano, położyli się obozem przeciw Gabaa.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Besok paginya berangkatlah mereka dan berkemah di dekat kota Gibea
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Copiii lui Israel au pornit disdedimineaţă, şi au tăbărît la Ghibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Då bröto Israels barn upp följande morgon och lägrade sig framför Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Dès le matin, les enfants d`Israël se mirent en marche, et ils campèrent près de Guibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Felkeltek azért az Izráel fiai reggel, és táborba szállottak Gibea elõtt.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Il mattino dopo, gli Israeliti si mossero e si accamparono presso Gàbaa
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Ja israelilaiset lähtivät liikkeelle seuraavana aamuna ja asettuivat leiriin Gibean edustalle.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.이스라엘 자손이 아침에 일어나 기브아를 대하여 진을 치니라
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Levantaram-se, pois, os filhos de Israel pela manhã, e acamparam contra Gibeá.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Los hijos de Israel se levantaron por la mañana y acamparon frente a Gabaa
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Så brød Israelitterne op om Morgenen og slog Lejr uden for Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Så brøt Israels barn op om morgenen og leiret sig midt imot Gibea.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Vtedy vstali synovia Izraelovi ráno a položili sa táborom proti Gibei.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Vừa sáng ngày , dân Y-sơ-ra-ên kéo đi và đóng trại gần Ghi-bê - a .
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Vừa sáng ngày, dân Y-sơ-ra-ên kéo đi và đóng trại gần Ghi-bê-a.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Zjutraj torej vstanejo sinovi Izraelovi in se utabore proti Gibei.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.Και εσηκωθησαν οι υιοι Ισραηλ το πρωι και εστρατοπεδευσαν εναντιον της Γαβαα.
İsrailliler sabah kalkıp Givanın karşısında ordugah kurdular.И встали сыны Израилевы поутру и расположились станом подле Гивы;