Ana içeriğe geç
Sözlük

kurdular ile cümle

kurdular kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Avşalomla İsrailliler Gilat bölgesinde ordugah kurdular. Masoretik metin ‹‹İsrailli››.ויחן ישראל ואבשלם ארץ הגלעד׃
Avşalomla İsrailliler Gilat bölgesinde ordugah kurdular. Masoretik metin ‹‹İsrailli››.ونزل اسرائيل وابشالوم في ارض جلعاد
Avşalomla İsrailliler Gilat bölgesinde ordugah kurdular. Masoretik metin ‹‹İsrailli››.押 沙 龍 和 以 色 列 人 都 安 營 在 基 列 地
Avşalomla İsrailliler Gilat bölgesinde ordugah kurdular. Masoretik metin ‹‹İsrailli››.押 沙龍 和 以色列人 都安營 在 基列地
Bir ortaklık kurdular, farklı oyunculardan oluşan karışık bir ortaklık이들은 실제로 이스트 빌록시 계획에 참여할 이들로 구성된
Bir ortaklık kurdular, farklı oyunculardan oluşan karışık bir ortaklıkПартнерство сформировалось из разнообразных людей.
Bir ortaklık kurdular, farklı oyunculardan oluşan karışık bir ortaklıkהם הקימו שותפות מגוונת
Bir ortaklık kurdular, farklı oyunculardan oluşan karışık bir ortaklıkلقد شكلوا شراكة -- شراكة متنوعة من اللاعبين
Bir ortaklık kurdular, farklı oyunculardan oluşan karışık bir ortaklık誰が関わっていくかなど
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Hitrejši so bili naši preganjalci nego orli pod nebom: po gorah so nas podili, v puščavi so nas zalezovali.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.우리를 쫓는 자가 공중의 독수리보다 빠름이여 산꼭대기에서도 쫓고 광야에도 매복하였도다
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Mer snare end Himlens Ørne var de, som jog os, på Bjergene satte de efter os, lured i Ørkenen,
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prędsi są ci, którzy nas gonią, niż orły niebieskie; po górach nas gonią, na pustyniach czyhają na nas.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Prigonitorii noştri erau mai iuţi de cît vulturii cerului. Ne-au fugărit pe munţi, şi ne-au pîndit în pustie.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våra förföljare voro snabbare än himmelens örnar; på bergen jagade de oss, i öknen lade de försåt för oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Våre forfølgere var raskere enn himmelens ørner; på fjellene forfulgte de oss, i ørkenen lurte de på oss.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Ония, които ни гонеха, станаха по-леки от небесните орли; Гониха ни по планините, причакваха ни в пустинята.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.Преследовавшие нас были быстрее орлов небесных; гонялись за нами по горам, ставили засаду для нас в пустыне.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.קלים היו רדפינו מנשרי שמים על ההרים דלקנו במדבר ארבו לנו׃
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.صار طاردونا اخف من نسور السماء. على الجبال جدوا في اثرنا. في البرية كمنوا لنا.
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追 趕 我 們 的 、 比 空 中 的 鷹 更 快 . 他 們 在 山 上 追 逼 我 們 、 在 曠 野 埋 伏 、 等 候 我 們
Bizi kovalayanlar gökteki kartallardan çevikti, Dağların üstünde kovaladılar bizi, Çölde bize pusu kurdular.追趕 我 們 的 、 比 空中 的 鷹 更 快 . 他 們在 山上 追逼 我 們 、 在 曠野 埋伏 、 等候 我 們
Bu cinayetten sonra Kaiowá liderleri ve Guarani yerlileri bir araya gelerek Aty Guasu meclisini kurdular.Dopo la strage, i capi del Kaiowà e il popolo Guarani si sono riuniti per un'assemblea - l' Aty Guasu.
Bu cinayetten sonra Kaiowá liderleri ve Guarani yerlileri bir araya gelerek Aty Guasu meclisini kurdular.Luego del crimen, los líderes de los Kaiowá y los guaraníes se reunieron para una asamblea - el Aty Guasu.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.C'est quand les organisations armées ont pu se joindre, financièrement aussi, les unes aux autres.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Det er, når de væbnede organisationerne er i stand til at knytte, også finansielt, sig med hinanden.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.이것은 무장 조직들의 연계를 가능케 했으며, 재정적으로도 서로 연결시켰습니다.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Le organizzazioni amate cominciarono a interagire, anche finanziariamente, tra di loro.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Tehdy byly ozbrojené organizace schopny se navzájem propojit také finančně.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Toen konden gewapende organisaties met elkaar in contact komen, ook financieel.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.To sprawiło, że ugrupowania zbrojne mogły zacząć się ze sobą wiązać, także finansowo.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Umožnilo to organizáciám navzájom sa finančne pospájať.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Τότε είναι που οι ένοπλες οργανώσεις μπόρεσαν να συνδεθούν, και οικονομικά, μεταξύ τους.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Това е, когато милитаристичните организации бяха в състояние да се свържат също финансово, една с друга.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Це відбувається тоді, коли збройні угруповання зєднуються, у тому числі фінансово, між собою.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.Это тогда, когда вооруженные группировки могли связываться, в том числе финансово, между собой.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.כאשר ארגונים חמושים יכלו ליצור קשר, גם כלכלי, אחד עם השני.
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.هذا عندما كانت الجماعة المسلحة قادرة أن ترتبط أكثر , أيضاً تمويلياً , كل مع الآخر .
Bu dönemde, silahlı örgütler birbirleriyle finansal olarak da bağlantı kurdular.相互連携ができるようになりました 何よりも 彼らは犯罪世界で
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Dat idee vonden ze wel wat.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.E allora hanno afferrato il concetto.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Eles aderiram a esta ideia.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Et ils ont vraiment adopté cette idée.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.그들은 저희의 의견에 수긍했습니다.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Le-a plăcut ideea.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Realmente conectaron con esa idea.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.To zdecydowanie chwyciło.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Und mit dieser Aussage konnten sie etwas anfangen.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Их действительно заинтересовала эта идея.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.Те наистина се съгласиха с това.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.והם ממש התחברו לרעיון הזה.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.وقد ارتبطوا حقا بتلك الفكرة.
Bu fikirle gerçekten bağlantı kurdular.そのあとは 簡単でした
Bu insanların bazıları daha çok insana ulaşabilmek için bazı yapılar kurdular.그들중 일부는 심지어 더많은 사람들을 모으기 위해 세상에 나아갈 수 있는 장치를 만들었습니다.
Bu insanların bazıları daha çok insana ulaşabilmek için bazı yapılar kurdular.Y algunas de esas personas crearon estructuras para hacer llegar su palabra incluso a más gente.
Bu insanların bazıları daha çok insana ulaşabilmek için bazı yapılar kurdular.І деякі з них створили організації для того, щоб донести його слова до ще більшої кількості людей.
Bu insanların bazıları daha çok insana ulaşabilmek için bazı yapılar kurdular.組織を作った人もいました そして なんと25万人もの 人が集まったのです
Bu kızlar bir grup kurdular ve bir kampanya başlattılar.그래서 이 소녀들은 함께 뭉쳐서 그룹을 만들어 투표자들을 등록시키는
Bu kızlar bir grup kurdular ve bir kampanya başlattılar. Seçmen kayıtları için.Ces filles se sont regroupées et ont formé un groupe et lancé une campagne pour l'inscription des électeurs.
Bu kızlar bir grup kurdular ve bir kampanya başlattılar. Seçmen kayıtları için.Deze meisjes vormden een groep en lanceerden een campagne voor kiezersregistratie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod